KARARLAR

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2016/9834 E. ve 2013/6050 E. sayılı kararları

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29.09.2016 tarihli, 2016/9834 E., 2016/5528 K. sayılı kararı ile 16/05/2013 tarihli, 2013/6050 E., 2013/8697 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi

2016/9834 E., 2016/5528 K.

"İçtihat Metni"

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali, tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında ödenmeyen kira alacağının tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine, davacı alacaklı genel mahkemeye başvurarak itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece icra mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dosyanın görevli Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı alacaklı tahliye istekli olarak başlattığı 18.06.2015 tarihli icra takibi ile ödenmeyen kira alacağının tahsili için icra takibi başlatmış, borçlu yasal süresinde borcun tamamına itraz etmiştir. Yapılan itiraz üzerine İ.İ.K. 66 maddesi uyarınca icra takibi durmuştur. Bu durumda davacı alacaklının seçimlik hakkı bulunmaktadır. İsterse İ.İ.K.'nun 68. maddesi uyarınca İcra Mahkemesi'ne başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini, isterse İ.İ.K' nun 67. maddesi uyarınca genel hükümler çerçevesinde Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak itirazın iptali ve kiralananın tahliyesini isteyebilir. Olayımızda davacı alacaklı Sulh Hukuk Mahkemesi'nde genel hükümlere göre dava açtığına göre İ.İ.K.'nun 269. maddesinin göndermesi ile uygulanması gerekli BK 260 (TBK 315) ve İ.İ.K.nun 67. maddesi uyarınca işin esasını incelemesi gerekirken, yazılı şekilde davanın İİK 269 uyarınca itirazın kaldırılması davası olduğundan bahisle görev yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi

2013/6050 E., 2013/8697 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık ödenmeyen kira borcu nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulü ile itirazın kaldırılmasına, takibin devamına kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Davacı vekilinin temyizi yönünden; karar temyiz isteminde bulunan davacıya 22.01.2013 tarihinde tefhim olunmuş, temyiz dilekçesi on günlük yasal süre geçtikten sonra 22.02.2013 tarihinde verilmiş olduğundan temyiz isteminin REDDİNE,

2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; takipte dayanılan ve karara esas alınan 1.6.2004 başlangıç tarihli, 10 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kira parasının aylık olarak ve her ayın ilk günleri peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu koşul geçerli olup tarafları bağlar. Davacı tarafından 04.06.2012 tarihinde başlatılan icra takibinde 01.06.2012 dönemine ait 1 yıllık kira bedeli 96.876,06 TL nin tahsili istenilmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı kiracı yasal süresindeki itirazında ve yargılamadaki savunmasında, sözleşmeye göre kiranın aylık veya yıllık olarak ödenebileceğini, takip tarihi itibariyle söz konusu alacağın henüz muaccel hale gelmediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece her ne kadar, takibe konu yıldan önceki yılların kirasının peşin olarak ödenmiş olması nedeniyle takip tarihi itibariyle yıllık kira bedelinin talep edilebilir durumda olduğu, kira bedelinin en geç 03.06.2012 tarihine kadar ödenmesi gerektiğinden bahisle talebin kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere “kira parasının her ayın ilk günleri peşin ödeneceği” ibaresinin her ayın 3.günü akşamına kadar ödenebileceği şeklinde anlaşılması gerektiği ancak son ödeme gününün resmi tatile denk gelmesi halinde ödeme gününün tatili takip eden ilk iş gününe uzayacağının kabulü gerekir. Mahkemece 03.06.2012 günü Pazar gününe denk geldiği halde, ödeme gününün 04.06.2012 tarihine uzayacağı göz önünde tutulmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, sözleşmede kira parasının aylık ödeneceği kararlaştırıldığından önceki yıllarda kiranın yıllık olarak ödenmiş olması, sözleşmenin bu maddesinin değiştirildiği anlamına gelmeyeceğinden, takip tarihinde bir yıllık kiranın istenemeyeceği de göz önünde tutulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacının temyiz isteminin REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.