T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
2025/8637 E., 2025/14493 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/106 Esas - 2025/6 Karar
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait olan araç ile davalılardan ...'ya ait olup diğer davalı tarafından sevk ve idare edilen aracın 03.12.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, meydana gelen kazada davalı sürücünün kusurlu olduğunu, olay nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca tamir süresi boyunca aracı kullanamadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 50,00 TL değer kaybı, 50,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 100,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 19.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımının dolduğunu, davacının araç mahrumiyet zararı bulunmadığını, davacının araç kiraladığına ilişkin delil de bulunmadığını, kaza tarihinde davacının ehliyetine el konulmuş olduğunu, davacının aracın yaşı, kilometresi ve önceki kazaları dikkate alındığında araçta değer kaybı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz isteminde; mahkemece, davacının alacağını dava açmadan önce belirleyebilme imkânı bulunmadığından belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu, kaza anında aracı kullanan kişinin araç maliki olan davacının olmadığını, kaza sırasında aracın davacının eşi olan ... tarafından kullanıldığını, kaza sırasında araç davacı tarafından kullanılmadığından davacının sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasının araç maliki olarak uğradığı maddi zararın tazminini talep etmesine engel olmadığını, davacının aracında önceden hasar bulunmasının araçta meydana gelen değer kaybının hesaplanmasına engel olmadığını, aracın önceki hasarlarının dikkate alınarak davacının zararının hesaplanmasının gerektiğini, bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kanun yarına bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıya ait araç ile davalılardan ...'ya ait olup diğer davalı tarafından sevk ve idare edilen aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracında değer kaybı meydana gelmesi ve aracın tamir süresinde kullanılamaması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; davacıya ait olup dava dışı ... tarafından sevk ve idare edilen araç ile davalılardan ...'ya ait olup diğer davalı ... tarafından kullanılan aracın 03.11.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, davacı vekili tarafından eldeki davada 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının talep edildiği, mahkemece konusunda uzman bilirkişiden alınan kusur raporunda davacıya ait aracın sürücüsü ...'nın kural ihlali olmadığının ve davalı sürücü ...'nun birinci dereceden kusurlu olduğunun bildirildiği, dosyada mevcut belgelere göre araç maliki olan davacının sürücü belgesine 04.09.2023-04.09.2025 tarihleri arasında el konulduğu, mahkemece davacının taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olamayacağı ve davacının kaza tarihini kapsayacak şekilde sürücü belgesine el konulmuş olup davacının sürücü belgesinin kaza tarihinde geçerli olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine kesin olarak karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Kanun'un "Belirsiz alacak davası" başlıklı 107 nci maddesinin (1) numaralı fıkrası "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Davacının talebi değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararına ilişkindir. Araçta meydana gelen değer kaybı, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibarıyla önceki kazaları araştırılarak ve niteliği ve etkisi göz önüne alınarak aracın ikinci el rayiç değeri ile yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya göre hesaplanması gerekir. Araç mahrumiyet zararının ise aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra hesaplanması gerekir. Tüm bu hususlar özel ve teknik bilgiyi gerektiren konular olup davacının, alacağını dava açmadan önce belirleyebilme imkânı bulunmadığından belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı mevcuttur.
Dava konusu kazada davacıya ait olan araçta hasar meydana gelmiş olup mahkemece davacının kaza tarihinde sürücü belgesine el konulduğu ve geçerli bir sürücü belgesi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı aracın maliki olup kaza sırasında araç sürücüsü konumunda değildir. Kaza sırasında davacıya ait olan araç, dava dışı ... tarafından sevk ve idare edilmekte olup mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre de davacının aracının sürücü olan ...'nın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Bu haliyle kaza sırasında aracı kullanan kişinin araç maliki olan davacı olmaması nedeniyle davacının sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması, uğranılan maddi zararın tazmininin talep edilmesine engel değildir.
Şu durumda; İlk Derece Mahkemesince davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının mevcut olduğu ve kaza sırasında araç sürücüsü konumunda olmayıp araç maliki olan davacının sürücü belgesinin geçici süreyle geri alınmış olmasının araçta meydana gelen zararın tazminini talep etmeye engel olmadığı gözetilerek ve zarar miktarı hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle kararın sonucuna etkili olmamak üzere kanun yararına bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.