T.C.
Yargıtay
3. Hukuk Dairesi
2025/3401 E., 2026/204 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/758 E., 2025/691 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/20 E., 2021/300 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davalının vekili olarak kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açtıklarını, Mahkemece yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle taşınmazın değerinin 13.212.500,00 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafça 12.01.2016 tarihli azilname ile müvekkillerini "görülen lüzum üzerine" haksız olarak azledildiğini belirterek, azlin haksız olduğunun tespiti ile şimdilik 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; azlin haklı olduğunu, müvekkiline davacılar tarafından takip edilen dava ile ilgili bilgi verilmediğini, davacılar tarafından kazanılan bir davanın söz konusu olmadığını, görevsizlik kararı ile yargılamanın devam ettiği İdare Mahkemesinde ''uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına'' karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli kararıyla; davalının mesleki ve ticari amaçla hareket etmediği, 6502 sayılı Kanun anlamında tüketici olduğu, taraflar arasında tüketici ilişkisi bulunduğu, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi görev alanına girdiği gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.09.2018 tarihli kararıyla; davacıların tüketici sıfatında bulunmadıkları, davalının kamulaştırmasız el atma davası açmak üzere davacı avukatlara vekalet verdiğinden ticari amaçla hareket ettiği, bu nedenle tüketici vasfına haiz olmadığı, dava konusu işlemin tüketici işlemi niteliğinde olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemeleri görevli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli kararıyla; davacıların tüketici sıfatı bulunmasa da davalının kamulaştırmasız el atma davası açmak üzere davacılara vekalet verdiği dikkate alındığında davalının "tüketici" sıfatını taşıdığı, kamulaştırmasız el atma davası açmak için vekalet verilmesinde davalının ticari amaçla hareket ettiğinden söz edilemeyeceği, dava konusu işlemin tüketici işlemi olduğu, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle; görevsizlik kararı verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2019 tarihli kararıyla; istinaf kararı sonrası davayı gören mahkemenin kesinleşen görev kararı ile bağlı olduğu ve yeniden görevsizlik kararı verilemeyeceği ve uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde görülüp karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; azlin haklı bir nedene dayanmadığı, azli haklı gösterebilecek güven ilişkisini sarsacak bir durumun varlığına rastlanılmadığı, kazanılan bir dava ve meblağ olmadığına göre davacılara verilecek vekalet ücreti bulunmadığının haklı bir sebep teşkil etmeyeceği, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında düzenlenen vekalet sözleşmesinde ücret belirlenmediği, İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1 58... /152 sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, davanın değeri ve 2014 yılı AAÜT'si dikkate alındığında 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacı tarafından hak edildiği, İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 2015/1287 Esas sayılı dosyası yönünden ise Avukatlık Kanunun m.164/4 dikkate alındığında %10'unun belirlenmesinin hakkaniyete daha uygun olacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 4.500,00 TL vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yazılı vekalet ücret sözleşmesi bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bedel arttırım talebi de sözkonusu olmadığından harçlandırılmış değerin %10'u üzerinden yapılan hesaplamaların yerinde olduğu, Mahkeme kararında isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; azlin haksız olduğunu, belirlenen vekalet ücretinin vekalet ile takip edilen dava ıslah edilmemiş olsa da müvekkilleri tarafından harcanan emek ve mesai göz önünde bulundurularak taşınmaz değeri üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık; haksız azil iddiasına dayalı olarak açılan vekalet ücreti alacağı istemine ilişkindir.
1. Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesinde; "Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.
2. Belirtilen kanun hükümü doğrultusunda, temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle azlin haklı olduğunu ispat yükünün davalı tarafa ait olmasına, yargılama aşamasında davalı tarafça azlin haklı olduğunun ispat edilemediği, taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığından Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi gereğince harçlandırılmış değerin %10'u üzerinden vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





