T.C.

Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

2025/2136 E., 2026/237 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1468 E., 2025/336 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/1313 E., 2023/2829 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili; müvekkkiline ... tesisat nolu tarımsal elektrik kullanımından dolayı hukuka aykırı olarak borç tahakkuku yapıldığını, söz konusu fatura ve cezalar nedeniyle davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine icra takipleri başlatıldığını, müvekkiline tahakkuk ettirilen borçların dayanaksız, haksız ve bilimsel verilere aykırı olarak düzenlendiğini ileri sürerek ve ıslahla; müvekkilinin asıl davada Şanlıurfa 4. İcra Dairesinin 2023/17807 Esas, birleşen 2023/1314 Esas sayılı dosyasında; Şanlıurfa 2. İcra Dairesinin 2023/16580 Esas, birleşen 2023/1315 Esas sayılı dosyasında Şanlıurfa 1. İcra Dairesinin 2023/9976 Esas, birleşen 2023/1316 Esas sayılı dosyasında Şanlıurfa 2. İcra Dairesinin 2023/9569 Esas sayılı dosyalarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacı kaçak enerji tüketimi yaptığından ... numaralı kaçak elektrik tutanağı tutulduğunu, davacının şirketlerinin bünyesinde birçok icra dosyası mevcut olduğunu, tutulan tutanağın Yönetmeliğe uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu menfi tespit isteminin kaçak tespit tutanağı üzerine düzenlenen tahakkuka ilişkin olduğu, davalı tarafa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 1 39... /5 maddeleri uyarınca ihtarlar yapıldığı ve ayrıca özel hukuk tüzel kişisi olan davalı tarafın elinde bulunan ve cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu delillerini ön inceleme duruşmasına ilişkin davetiyenin tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde sunması gerektiği, bunun için ayrıca davalı şirkete müzekkere yazılmasının HMK'nın 195 maddesi uyarınca mümkün olmadığı, ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafın kanunun tanıdığı süreler içerisinde usulüne uygun olarak, dava konusu tahakkuk nedeniyle alacağının varlığını ispatlar kayıt ve belge sunmadığı, incelenen dosya ve takip dosyası kapsamında davanın konusunu oluşturan tahakkuk dayanağı fatura ve veya kaçak tespit tutanağının bulunmadığı, bu sebeple alacağın varlığının incelenemediği ve denetlenemediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak karar verilmiş olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; davacıya ait tarımsal sulama tesisinde ve meskende yapılan kontrolde kaçak/usulsüz enerji kullandığı hususunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından tespit edilen kaçak ve kaçak ek tahakkukunun, EPDK’nın tespit, süre, tüketim miktarı hesaplamasının Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara göre belirlendiğini, müvekkili şirketin, büyük bir coğrafyaya elektrik enerjisi hizmeti sunduğunu, dolayısıyla çok yoğun bir şekilde dava yükü altında olduğundan davalar için gerekli bilgi ve belgeleri bazen zamanında sunamadığını, 2 haftalık kesin süre ile müvekkili şirketin delil sunma hakkının kısıtlanmasının hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu, davacıya ait tarımsal sulama tesisinde kaçak elektrik enerjisi kullanımının kuşkuya yer vermeyecek derecede kesin ve sabit bulunduğunu, Yargıtay İçtihatları gereğince kaçak tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar resmi belge gibi geçerli olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacı aleyhine kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla başlatılan icra takiplerinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Menfi tespit davasında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, dava konusu icra takiplerinde talep edilen kaçak tahakkukunun belgelendirilmediği, ihtar edilmesine rağmen davalı tarafından kaçak kullanıma ilişkin delillerin sunulmaması nedeniyle bu hususun ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.