T.C.

Yargıtay

12. Ceza Dairesi

2020/12339 E., 2024/5736 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/140 E., 2016/161 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre ...'in idaresindeki motosikletle, direksiyon hakimiyetini kaybederek, karşı şeride geçtiği sırada devrilerek ilerlerken düz seyreden sanık idaresindeki otomobille çarpışmasıyla, motosiklet sürücüsünün ölmesi, motosiklette yolcu ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, katılanın bir süre yoğun bakımda tedavi gördükten sonra kollukta alınan beyanında olayı ve kazanın oluşunu hatırlamadığını, yolcu olarak bulunduğu aracın sürücülüğünü yapan ve kazada ölen iş arkadaşından şikayeti olmadığını bildirdiği bu ifadesinde olayın tamamı hakkında bilgi sahibi olmadığının anlaşıldığı, olaya ilişkin bilgi sahibi olduktan sonra alınan ilk ifadesi olan kovuşturma aşamasında 01.10.2015 tarihli 2 nolu celsedeki söyleminde ise yalnızca ...'den şikayetçi olmadığını, sanıktan şikayetçi olduğunu bildirdiği gözetildiğinde eylem neticesinde bir kişinin ölümü, bir kişinin yaralanması sebebiyle suçun 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85/2. maddesindeki "Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.", 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesindeki "Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır." ve aynı Kanunun 14. maddesindeki "Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur." şeklindeki düzenlemeler karşısında, atılı suçun cezasının üst sınırının 15 yıl hapis olduğu, 10 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakmanın Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanı içerisinde bulunduğu ve üst dereceli mahkemede yargılamanın sanık lehine olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Hukuka aykırı olup, başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul 19.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.