T.C.
Yargıtay
11. Ceza Dairesi
2021/10029 E., 2024/6251 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/11 E., 2016/796 K.
SUÇ : Çocuğun soybağını değiştirme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin,17.05.2016 tarihli ve 2016/11 Esas, 2016/796 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun soybağını değiştirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 231 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ertelemeye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın suç işleme kastının olmadığın, beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı sanığın, katılanla resmi olarak evli olduğu ancak 30.03.2018 tarihinde kesinleşen boşanma davası sürecinde ayrı yaşadıkları dönemde, dava dışı ... ile gayriresmi birlikteliğinden 25.04.2014 tarihinde doğan ... isimli müşterek çocuğu, resmi nikahlı eşi olan katılanın üzerine kaydettirerek çocuğun soybağını değiştirdiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında, katılanın resmi nikahlı eşi olduğunu ancak boşanma davalarının sürdüğünü, eşiyle 2013 yılından beri ayrı yaşadığını ve ... isimli şahıs ile resmi olarak boşanamadığım için imam nikahlı olarak evlendiğini, ... ile ... adında bir ortak çocuğu olduğunu, resmi olarak boşanamadığı için oğlunu nüfusa kayıt ettirirken resmi nikahlı eşi üzerine yazdırmak zorunda kaldığını, suç işleme kastı olmadığını beyan etmiştir.
3. Mahkemece, savunmalar, şikâyetçi beyanı, nüfus kayıtları, nüfus müdürlüğü yazıları, doğum bildirim tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 285 ve 295 inci maddelerindeki ''evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içerisinde doğan çocuğun babası kocadır ve başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.'' hükümleri karşısında; evlilik birliği devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan evlilik dışı çocukların, biyolojik babası üzerine derhal kayıt edilmesinin mümkün olmadığı ve resmi nikahlı eşin üzerine kaydedilmesinin yasadan kaynaklanan zorunluluk olduğu, bu nedenle yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2. Kabule göre de; "30.05.2014" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında hatalı olarak "03.02.2015" olarak yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2016/11 Esas, 2016/796 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.





