1. Ceza Dairesi'nin 28.11.2025 tarih 2024/7685 E., 2025/8371 K. Sayılı kararına göre; 0-6 yaş grubunda çocuğu bulunan terör örgütü üyeliği suçundan (TCK 314/2) hükümlü kadın, açığa ayrılma yönetmeliğinin 6/2ç maddesi gereğince koşulu salıverilme tarihine 1 yıl kala açık kuruma ayrılabileceği için 5275 sk.nun 105/A-3a maddesindeki 2 yıllık denetimli süresinden ve yine (aynı nedenle) işlediği suç 5275 sk.nun geçici 6/2 maddesindeki istisna suçlardan olduğu için (suç tarihi 30.03.2020 tarihi öncesi olsa bile) geçici 6/2a maddesindeki 4 yıllık denetimli süresinden yararlanamaz. Ayrıca geçici 6/3 maddenin sağladığı kapalı kurumdan doğrudan denetimli serbestliğe ayrılma imkanı da yoktur.

Oysa aynı dairenin 13.03.2025 tarih, 2024/2278 E., 2025/2053 K. sayılı kararında; 30.03.2020 tarihinden önce işlenen terör suçlarından hükümlü olanların infaz kanununun geçici 6/3 maddesi gereğince açığa ayrılma şartları aranmaksızın doğrudan kapalı kurumdan denetimli serbestliğe ayrılabilecekleri belirtilmişti. Anılan kararın 9 numaralı parağrafı şu şekildedir; " 15.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre, “30.03.2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından” denetimli serbestlik tedbirinin iyi hâlli olmak koşuluyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler hakkında da uygulanmasına imkan sağlandığından, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz usulünden yararlanabilmek için açık ceza infaz kurumunda bulunma ya da açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya hak kazanma şartı aranmaksızın, açık ceza infaz kurumuna ayrılması mümkün olmayan bu hükümlülerde denetimli serbestlikten yararlanabilir, eğer hükümlünün infaza konu cezaları geçici 6 ncı maddenin birinci fıkrasında sayılan istisna suçlardan değil ise 3 yıl süreyle eğer istisna suçlardan ise 1 yıl süreyle denetimli serbestlikten yararlanma hakları bulunmaktadır."
Görüldüğü üzere 13.03.2025 tarihli kararda, 30.03.2020 tarihinden önce işlenen terör suçlarından hükümlü olanların da doğrudan kapalıdan denetimli serbestliğe ayrılabileceği belirtilmiş iken 28.11.2025 tarihli kararda, 30.03.2020 tarihinden önce işlenen terör suçlarından hükümlü olanların doğrudan kapalıdan denetimli serbestliğe ayrılmalarının mümkün olmadığı belirtilerek duraksamaya sebebiyet verilmiştir.

Yine aynı dairenin 28.11.2025 tarih 2024/5583 esas, 2025/8365 karar sayılı kararında ise; 13.03.2025 tarihli kararın 9 numaralı parağrafına bu kez 8 nolu parağraf olarak aynen yer verilmiş ancak parağrafın sonundaki "eğer istisna suçlardan ise 1 yıl süreyle" ibareleri çıkartılarak durum düzeltilmeye çalışılmış, 11 numaralı parağrafta ise; "...Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılması mümkün olmayan kapalı ceza infaz kurumunda bulunan iyi halli hükümlülerin 7242 sayılı Kanun’un 52. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenleme gereğince denetimli serbestlik suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabilmelerinin yukarıda açıklandığı gibi mümkün olduğu ancak kapalı ceza infaz kurumunda bulunan bu hükümlülerin 5275 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesinde sayılan istisna suçlar dışında kalan suçlardan hükümlü olanlar olduğunun kabulü gerektiği, geçici 6. maddenin birinci fıkrasında ve ikinci fıkrasında Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçların istisna suç olarak kabul edilmesi, sadece maddede yazılı istisna suçlar dışında kalan suçlar nedeniyle kapalı ceza infaz kurumunda bulunan iyi halli hükümlülerin geçici 6. maddenin birinci ve ikinci fıkrasından yararlanmalarının mümkün olduğu anlaşılmakla" denilmek suretiyle 30.03.2020 tarihinden önce işlenen terör suçları nedeniyle doğrudan kapalıdan denetimli serbestliğe ayrılmanın mümkün olmadığı vurgulanmıştır.
Açığa ayrılma yönetmeliğinin 6/1c ve 2ç madde ve fıkraları gereğince cezalarını yüksek güvenlikli kurumlarda infaz etmesi gereken terör ve örgütlü suç hükümlülerinin açık kuruma ayrılabilmeleri için toplam cezalarının 1/3 ünü bu kurumlarda infaz etmeleri ve ayrıca koşullu salıverilme tarihine 1 yıldan az süre kalması gerekmektedir. Hangi cezaların yüksek güvenlikli kurumlarda infaz edileceği 5275 sk.nun 9. Maddesinde tek tek sayılmıştır. Uygulamada hatalı olarak 9. Madde kapsamına girmeyen cezaların yüksek güvenlikli kurumlarda infaz edilmeye çalışıldığı ve hükümlüye toplam cezanın 1/3 ünü kapalı kurumda infaz etmesi gerektiği söylenmektedir. Bu durum 30.03.2020 tarihinden önce işlenmiş örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlarda kapalıdan doğrudan denetimliye ayrılma imkanı olan hükümlünün fazladan cezaevinde kalmasına sebebiyet vermektedir.

Bir hükümlünün denetimli serbestliğe ayrılabilmesi için kural olarak açık kurumda bulunması gerekir ancak bunun istisnaları 5275 sk.un 105/A/2 ve geçici 6/3 maddelerindeki durumlardır. Hükümlülerin açık kuruma ayrılma işlemleri ise yönetmelik hükümlerine göre yapılmaktadır. Bilindiği üzere zaman zaman infaz yasalarında yapılan değişikliklerle denetimli serbestlik süreleri artırılarak hükümlülerin erken tahliye olmaları sağlanmaktadır. Ancak denetimli serbestlik süreleri artırılmasına rağmen açığa ayrılma sorunu nedeniyle hükümlülerin bu imkandan yeterince yararlanamadıkları görülmektedir. Zira yasal düzenlemelere paralel olarak açığa ayrılma yönetmeliğine erken denetimliye ayrılma imkanı sağlayacak geçici maddeler eklenmemektedir.

Uygulamada yaşanan sorunlardan birini örnekle somutlaştıralım; Hükümlünün 30.03.2020 tarihi öncesinde işlenmiş örgüt faaliyeti kapsamında yağma suçu ile (5 yıl) 30.03.2020 ila 31.07.2023 tarihleri arasında işlenmiş trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan (5 ay) içtimalı cezaları bulunsun. Yağma suçu tarih ve kapsam olarak geçici 6/1 maddeden istifade edeceği için denetimli süresi 3 yıldır. Ayrıca geçici 6/3 madde gereğince hükümlünün kalalı kurumdan doğrudan denetimliye ayrılma imkanı mevcuttur. Trafik güvenliği suçu ise 7571 sk.nun 27. Maddesi ile değişik 5275 sk.nun geçici 10/6 madde kapsamına girdiği için 1+3=4 yıl denetimli imkanı mevcuttur. Yargıtay uygulamasına göre içtimalı cezalarda hangi suçun denetimli süresi az ise bu suç esas alınacağından hükümlünün denetimli süresi 3 yıl olarak belirlenecektir.

Konuyu açığa ayrılma şartları yönünden incelediğimizde ise; Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen yağma suçu yönünden geçici 6/3 madde gereğince açığa ayrılmaya gerek yoktur. Hükümlü kapalı kurumdan doğrudan denetimliye ayrılabilecektir. Trafik güvenliği suçu yönünden ise yönetmeliğin 6/1a maddesi uygulanacak olup cezası 10 yıldan az olduğu için 1 ayını kapalı kurumda geçirecek ayrıca koşullu salıverilme tarihine 7 yıldan az (geçici 10/6 bu süreyi 3 yıl erkene çekmektedir) süre kalması şartı aranacaktır. Bu şekilde açığa ayrılan hükümlü geçici 10/6 madde gereğince 3 ay açıkta kalıp 3 yıla yakın bir süre denetimliden yararlanabilecektir. Ancak açığa ayrılma yönetmeliğinin 6/3 maddesinin "Birden fazla cezanın toplanarak infazı hâlinde, açık kuruma ayrılmada esas alınacak suç, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suçtur" hükmünü uygulayacak olursak bu kez yönetmeliğin 6/2ç maddesi gereğince terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olanların açığa ayrılabilmeleri için koşullu salıverilmesine 1 yıldan az süre kalma şartı aranacağından hükümlü koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kala açığa ayrılacak ve ancak 1 yıl denetimliden yararlanabilecektir. Görüldüğü üzere bir suçundan 3 diğer suçundan 4 yıl denetimli hakkı olan hükümlü yönetmeliğin aleyhe uygulandığı durumda ancak 1 yıl denetimliden yararlanabilecektir. Kanun koyucunun muradı bu olmasa gerekir. Değişiklik yapan 27. Maddenin gerekçesinde 31.07.2023 tarihinden önce işlenen (kapsam dışı olmayan) suçlar yönünden hükümlülerin daha erken denetimli serbestliğe ayrılmalarının amaçlandığı açıkça vurgulanmıştır. Ancak yasal düzenlemeye paralel olarak yönetmeliğe geçici maddeler eklenmediği için uygulamada bu tür sorunlar yaşanmaktadır. Ortaya çıkan bu sorunun bir diğer nedeni de örgütlü suçların geçici 6. Madde kapsamına alınmasına rağmen geçici 10/6 madde kapsamına alınmamasıdır.

Esat Faruk BENLİ
Hukukçu