KARARLAR

Sakarya BAM 13. Hukuk Dairesi'nin 2024/3713 E., 2026/69 K. sayılı kararı

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 15/01/2026 tarihli, 2024/3713 E., 2026/69 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/3713

KARAR NO : 2026/69

KARAR TARİHİ : 15/01/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/03/2024

NUMARASI : 2023/81 Esas - 2024/102 Karar

DAVANIN KONUSU : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))

Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26/03/2024 tarih, 2023/81 Esas ve 2024/102 Karar sayılı hükmünün, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kocaeli ili, ... cilt no da kayıtlı taşınmazı üzerindeki takyidatlarla birlikte eski maliki ...'dan 23.09.2020 tarihinde satın aldığını, müvekkilin taşınmazı satın alırken üzerinde bulunan takyidatlardan birisinin de davalı ... lehine tescil edildiğini, F.B.K. süreli, 3. derece, faizsiz, 16.12.2014 tarihli, 22082 yevmiye numaralı ve 1.000.000,00 TL bedelli ipotek olduğunu, davalı ... tarafından bu ipotekle ilgili İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin 2019/12815 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişildiğini, müvekkilinin, İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin 2019/12815 E. sayılı dosyası ile takibe konu edilen ipotek dayanağı borcu 21.04.2022 tarihli sulh protokolü ve 28.04.2022 tarihli tahsilat protokolü gereğince 28.04.2022 tarihinde davalı ...'a nakden ödediğini, bu ödeme ile İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin 2019/12815 E. sayılı dosyası ile takibe konu edilen dava konusu ipotek borcunun davalı tarafından tahsil edildiğini ve dava konusu ipotekle ilgili borç kalmadığını, davalı ... 28.04.2022 tarihli tahsilat prokotolü ile yapılan bu haricen ödemeyi İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin 2019/12815 E. sayılı dosyasına bildirmeyi, bakiye alacak kalırsa feragat etmeyi ve bu şekilde dosyayı infazen kapattırarak icra dosyasına konu ipoteği fek ettireceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, ancak davalı ...'ın eski malik... ile olan sorunların bahane ederek, taşınmazın değerlendiğini iddiası ile fazla para talep ederek ve hatta gayrimeşru yollara başvurarak 28.04.2022 tarihli protokol gereğini yerine getirmediğini, ipoteği kaldırmadığı gibi İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin 2019/12815 E. sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi işlemlerine de devam ettiğini ifade ve özetle; ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, müvekkiline ait Kocaeli ili, .... cilt no da kayıtlı taşınmaz üzerindeki davalı ... lehine tescil edilmiş F.B.K. süreli, 3. derece, faizsiz, 16.12.2014 tarihli, 22082 yevmiye numaralı ve 1.000.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılmasına, bu ipoteğin paraya çevrilmesi ile ilgili İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin 2019/12815 E. sayılı dosyası ile girişilen takibin iptaline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taraflar arasında akdolunan sulh protokolünün gereklerini yerine getirmediğini, müvekkili ...'ın sulh protokolü kapsamında davacı ...'den hiçbir ödeme almadığını, davacı tarafından dava dilekçesinin ekine sunulmuş olan tahsilat protokolünün müvekkili tarafından imzalanmadığını, ipotek bedeli oldukça yüklü bir meblağ olup bu kadar yüklü bir miktar da paranın nasıl ve nerden çekilip elden teslim edildiğinin ispata mahkum olduğunu, müvekkiline davacı tarafından hiçbir ödeme yapılmadığından tahsilat protokolünün imzalanmasının hiçbir şekilde mümkün olmadığını, müvekkilin ya imzasının taklit edildiğini ya da müvekkilinin iradesi yanıltılarak, hileyle ve el çabukluğuyla sulh protokolü imzalatılırkan söz konusu tahsilat protokolünün imzalatıldığını ifade ve özetle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yanda bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kabulü ile, Kocaeli ili, ... parsel (Eski 418 parsel) taşınmazda 16/12/2014 tarih 22082 yevmiye ile ... lehine konulan ipoteğin kaldırılmasına, dava konusu taşınmazdaki ipoteğe bağlı olarak İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinde 2019/12815 E. Sayılı ile başlatılan icra takibinin iptaline " dair hüküm kurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

İnceleme konusu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Gerekçeli karar taraf vekiline 16/06/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davalının istinaf başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline verilen 4.5 milyon TL'nin kaynağının ne olduğunun araştırılması gerektiğini, müvekkiline verilen tahsilat protokolünün imzalanmasının mümkün olmadığını, herhangi bir imza incelemesi dahi yapılmaksızın davanın kabulü yönünde kurulan hüküm tesisini kabul etmediklerini, davacının kendi edimini ifa etmediğinden müvekkilinden icra takibinden feragat edip ipoteğin kaldırılmasını talep hakkı bulunmadığını belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE :

Dava, tapu kaydındaki ipotek şerhinin kaldırılmasına ilişkindir.

H.M.K'nun 342-e maddesinde istinaf dilekçesinde başvuru sebepleri ve gerekçesinin bildirilmesinin zorunlu olduğu, yine HMK.nun 355. Maddesinde incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı ancak Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun resen gözetileceği belirtilmiştir. Kural olarak emredici hukuk kurallarına açık aykırılık kamu düzenine de aykırılık sayılır.

Bu doğrultuda ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda:

İpotek, kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir. Alacak sona erdiği halde alacaklı, terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.

Türk Medeni Kanunu'nun 875 inci maddesine göre kesin borç (karz) ipoteği, anapara yanında, gecikme faizini ve icra takibi yapılmışsa takip masraflarını da güvence altına alır. Alacaklı, ipoteğin fekki için anaparanın dışında takip masraflarını ve geçen günlerin faizlerini de isteyebileceğinden, ipoteğin kaldırılmasına ancak anaparanın, gecikme faizinin, icra takibi yapılmışsa takip giderlerinin ödenmesi hâlinde karar verilebilir. Taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur.

Somut olayda, davacı taraf davalı lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasını talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince dava dilekçesi ekinde sunulan sulh protokolü ve tahsilat protokolü uyarınca alacağın tahsil edilmiş olmasına karşın ipoteğin haklı bir neden olmaksızın kaldırılmadığından bahisle davanın kabulü ile dava konusu ipoteğin fekkine, takibin iptaline karar vermiş, ilk derece mahkemesince verilen karar davalı tarafça istinaf aşamasına taşınmıştır.

Her ne kadar ilk derece mahkemesince davalı tarafça dosyaya ibraz edilen cevap dilekçesinde davacı yanca dava dilekçesi ekinde sunulan tahsilat protokolündeki imzanın davalının iradesi sakatlanarak atıldığı iddiasında bulunduğu, ancak iddiasını ispata yarar herhangi bir delil ibraz etmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de; davalı yanın aşamalardaki beyanlarında 28/04/2022 tarihli tahsilat protokolü altındaki imzanın davalının elinden sadır olmadığı beyanında bulunduğu, ilk derece mahkemesince 28/04/2022 tarihli tahsilat protokolü aslının mahkeme kasasına alınmasına karşın bu iddia üzerinde durulmaksızın, herhangi bir imza incelemesi yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Nitekim davacı yanın dayandığı tahsilat protokolü altındaki imzanın davalıya ait olduğunun ya da olmadığının tespiti doğrudan doğruya borcun sona erip ermediğinin tespiti sonucunu doğuracağından yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında da değildir. (aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/(7)9-1866 esas 2020/920 karar sayılı ilamı) Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak nitelikte olan imza inkarına ilişkin deliller toplanmadan, usulünce imza incelemesi yapılmadan esas hakkında karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, davalının imza incelemesine esas olmak üzere tahsilat protokol tarihinden önce resmi kurumlar nezdinde attığı imza örneklerinin asıllarının dosyaya kazandırılması, davalının mahkeme huzurunda imza incelemesine esas olmak üzere usule uygun şekilde yeterli imza örneklerinin temini ile 28/04/2022 tarihli tahsilat protokolü altında davalı ...'a atfen atılı imzanın davalının elinden sadır olup olmadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iade edilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26/03/2024 tarih, 2023/81 Esas ve 2024/102 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a/6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE

3-Davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olduğundan, yatırdığı istinaf karar ve ilam harcının 492 sayılı Yasanın 31.maddesi gereğince talep halinde kendisine iadesine,

4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/2. maddesi gereğince ve Dairemizce dosya hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilmesi nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafların yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek yeni hükümde dikkate alınmasına,

6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a/6 ve 362/1-g maddeleri gereğince 15/01/2026 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026