Doğumda omuz distosisi, bebeğin başı doğduktan sonra omuzlarının pelviste takılması sonucu doğumun ilerleyememesi durumudur. Bu durum acil obstetrik müdahale gerektirir ve uygun manevraların zamanında ve doğru şekilde uygulanmaması halinde bebekte brakiyal pleksus yaralanmaları, klavikula kırığı ve kalıcı nörolojik hasarlar meydana gelebilir. Ancak omuz distosisi her zaman hekim hatası veya hukuki sorumluluk anlamına gelmez. Bu çerçevede omuz distosisi ve olası sonuçları hem tıbbi hem hukuki açıdan ele alınmalıdır.
Omuz Distosisinin Tıbbi ve Hukuki Yönleri
Omuz distosisi, doğum komplikasyonları arasında nadir görülmekle birlikte ciddi sonuçlar doğurabilir. Brakiyal pleksus yaralanmaları, klavikula kırıkları veya diğer kemik/eklem yaralanmaları, uygun tıbbi müdahaleye rağmen meydana gelebilir. Tıbbi literatürde bu durum, çoğunlukla kaçınılmaz komplikasyon olarak sınıflandırılmaktadır. Hukuki değerlendirmeler açısından belirleyici olan unsur sadece sonucun varlığı değil, doğum sürecinin yönetim şekli ve mesleki standartlara uygunluktur. Bu bağlamda risk faktörlerinin değerlendirilmesi, aydınlatılmış onam sürecinin eksiksiz yürütülmesi ve uygulanan tıbbi müdahalelerin doğru ve belgelenmiş olması sorumluluk incelemesinde temel kriterlerdir.
Mevzuat ve içtihatlar çerçevesinde, hukuki sorumluluk değerlendirilirken şu hususlar dikkate alınır:
1. Gebelik süresince mevcut risk faktörlerinin doğru şekilde değerlendirilmiş ve kayda geçirilmiş olması.
2. Anne adayının olası riskler ve komplikasyonlar hakkında yeterince bilgilendirilmiş olması.
3. Doğum sırasında uygulanan manevraların tıbbi standartlara uygun şekilde yapılmış olması.
4. Gereksiz veya hatalı uygulamaların bulunup bulunmadığı.
Bu kriterler, omuz distosisi vakalarının büyük çoğunluğunda komplikasyon ile tıbbi hata arasındaki ayrımın netleştirilmesini sağlar. Dolayısıyla hukuki sorumluluk değerlendirmesi sürecin tümü üzerinden yapılabilir.
Öngörülebilirlik ve Risk Faktörleri
Doktor takibi olmayan, düzenli izlem yapılmayan ya da gebelik süresince aynı hekim tarafından takip edilmeyen gebeler riskli grupta değerlendirilebilir. Aynı zamanda gebelik sürecinin aynı hekim tarafından yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Çünkü hekim, düzenli muayeneler sonucunda anne ve bebek için en uygun doğum yöntemine (vajinal doğum veya sezaryen) karar vermektedir. Gebelik süresince yeterli takip yapılmaması veya doğum öncesi çatı muayenesinin gerçekleştirilmemesi halinde hekimin anneye ve bebeye dair yeterli bilgiye sahip olması zorlaşır. Bu durum, vajinal doğum sürecinin öngörülebilirliğini azaltabilir.
Hukuki değerlendirmede kritik nokta, omuz distosisinin öngörülebilir olup olmadığıdır. Literatürde kabul edilen başlıca risk faktörleri:
Fetal Makrozomi: Bebeğin anne karnında normalden daha büyük olması durumudur.
Anne Adayında Gestasyonel Diyabet: Gebelik sırasında ortaya çıkan ve daha önce diyabet tanısı olmayan kadınlarda görülen kan şekeri yüksekliğidir.
Uzamış Doğum Eylemi: Doğumun normal süresinden daha uzun sürmesi durumudur.
Daha Önce Omuz Distosisi Öyküsü: Önceki doğumda bebeğin başı çıktıktan sonra omuzlarının doğum kanalından takılması durumunun yaşanmış olmasıdır.
Vakum/Forseps Kullanımı: Bebeğin vajinal yolla doğumunu kolaylaştırmak amacıyla uygulanan operatif vajinal doğum yöntemleridir.
Bu risklerin mevcut olmasına rağmen gerekli önlemlerin alınmaması veya sezaryen seçeneğinin değerlendirilmemesi, hekim açısından kusur iddiasına dayanak oluşturabilir.
Hekimin Özen Yükümlülüğü ve Tıbbi Standart
Hekimler, doğum sürecinde sonuç garantisi değil mesleki standartlara uygun özenli bir tıbbi müdahale sunmakla yükümlüdür. Omuz distosisi gibi acil durumlarda risklerin önceden değerlendirilmesini, hastanın aydınlatılmasını, omuz distosisi geliştiğinde kabul görmüş manevraların doğru sırayla uygulanmasını kapsar. Bu standartlardan sapma, tıbbi malpraktis kapsamında değerlendirilebilir
Her Omuz Yaralanması Hukuki Sorumluluk Doğurur mu?
Omuz distosisi sonrası ortaya çıkan her omuz yaralanmasının otomatik olarak hekim hatası ya da tıbbi malpraktis olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Omuz distosisi, bazı vakalarda tüm risk faktörleri değerlendirilmiş, doğum uygun şekilde yönetilmiş ve kabul gören tıbbi manevralar zamanında uygulanmış olsa dahi ortaya çıkabilen bir komplikasyon olarak kabul edilmektedir. Bu tür durumlarda meydana gelen yaralanmalar tek başına hukuki sorumluluk doğurmaz. Buna karşılık, hukuki sorumluluğun gündeme gelebilmesi için somut olayda şu hususlar birlikte değerlendirilir:
- Gebelik sürecinde omuz distosisi açısından bilinen risk faktörleri mevcut muydu?
- Bu riskler doğum öncesinde yeterince değerlendirilmiş ve kayda geçirilmiş miydi?
- Anne adayı, olası riskler ve sonuçlar konusunda aydınlatılmış mıydı?
- Doğum sırasında omuz distosisi geliştiğinde, tıbbi standartlara uygun manevralar doğru sıra ve yöntemle uygulanmış mıydı?
- Gereksiz, aşırı veya hatalı bir traksiyon uygulanmış mıydı?
Bu sorulara verilecek yanıtlar, olayın kaçınılmaz bir komplikasyon mu yoksa önlenebilir bir tıbbi hata mı olduğu konusunda belirleyici olur. Omuz distosisi vakalarında hukuki sorumluluğun değerlendirilmesi gebelik ve doğum sürecinin tüm ayrıntılarının titizlikle incelenmesini gerektirir. Hekimin risk faktörlerini önceden tanıması anne adayını yeterince bilgilendirmesi ve doğum sırasında kabul gören tıbbi standartlara uygun müdahalelerde bulunması esastır. Omuz distosisi, uygun özen ve doğru tıbbi uygulamalara rağmen ortaya çıkabilen kaçınılmaz bir komplikasyon olabileceği gibi, eksik takip veya hatalı müdahaleler sonucu da gelişebilir. Bu nedenle hukuki değerlendirme, yalnızca sonucun varlığına değil; sürecin yönetimine, uygulanan tıbbi prosedürlere ve aydınlatılmış onam süreçlerine dayandırılmalıdır. Böylece somut vaka özelinde adil ve hakkaniyetli bir karar verilmesi mümkün olur.
Av. Ceren TÜRKİŞ