T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
23. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/3814
KARAR NO : 2022/3147

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I


İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. İCRA HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2021
NUMARASI : 2021/1150 Esas - 2021/1098 Karar
DAVACI/BORÇLU :
VEKİLİ :
DAVALI/ALACAKLI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Şikayet

KARAR TARİHİ : 26/12/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/02/2023

Yukarıda ayrıntıları belirtilen mahkeme kararının süresi içinde istinafen incelenmesi davalı tarafından talep edilmekle, görevlendirilen Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra heyetçe yapılan müzakere sonucunda duruşma açılmaksızın gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklı tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emri tebligatının usulsüz tebliğ edildiğini, TK'nın 35. maddesi uyarınca tebligat çıkarılan adresin tebliğin yapıldığı 17.08.2021 tarihi itibarıyla müvekkilinin sicile kayıtlı adresi olmadığını, adres değişikliğinin 12.08.2021 tarihinde tescil edilerek 17.08.2021 tarihinde ilan edildiğini, tebliğ yapılan adresin eski adres olduğunu, ödeme emrinden 02.09.2021 tarihinde haberdar olunduğunu ileri sürerek ödeme emrinin usulsüz olduğunun tespitine, takip dayanağı belgeler ödeme emrine eklenmediğinden ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tebliğin usulüne uygun olduğunu, sicilde yapılan adres değişikliğinin TTK'nın 36/1. maddesi uyarınca ilanın yayımlandığı günü takip eden iş gününde bağlayıcı hale geleceğini, tebliğ işleminin yapıldığı tarihte ilan yapıldığını, dolayısıyla daha ticaret sicilinde kayıtlı adres değişikliği yürürlüğe girmeden borçlunun adresine TK'nın 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, takip talebinde borcun sebebinin açıkça belirtilmiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesi; takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebi “...22.01.2018 Tarihli yüklenici sözleşmesi ve 19.02.2018 tarihli yüklenici sözleşmesi ve 26.03.2018 tarihli yüklenici sözleşmesi ve 10.06.2020 tarihli yüklenici sözleşmesine ilişkin yapılan geçici kabul ile kesin hesap işlemleri akabinde düzenlenen 05.07.2021 tarihli yüklenici kesim hesap kapağında belirtili -nefaset kesintisi ve diğer kesintiler- altında işverene ödenmesi gereken tutar 133.705,56 TL” olarak gösterilmiş olup, alacağın belgeye dayanmadığı, icra dosyasına da takibe konu alacağa ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği, dolayısıyla borçluya tebliğ edilen ödeme emri ekinde gönderilecek bir belgenin bulunmadığı, bu sebeple davacının takibin dayanağı belgelerin ödeme emri tebligatı ekinde gönderilmediğinden bahisle ödeme emrinin iptali talebinin yerinde görülmediği, TK'nın 35. maddesine göre borçlu şirketin ticaret sicili adresine tebligat yapılabilmesi için, bu adrese daha önce bir tebligatın çıkarılması, borçlu şirketin adresten taşınması veya adresin kapalı olması nedeni ile tebligatın yapılamamış olması gerektiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/4. maddesi uyarınca; daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı, bu durumda, anılan maddeye göre tebligat yapılabilmesi için, tebligat yapılan adresin, tebliğ tarihi itibariyle muhatabın ticaret sicilinde kayıtlı adresi olmasının zorunlu olduğu, somut olayda, icra müdürlüğünce davacı borçlu şirketin ''... mah.... yolu sokak No:9/A .../İstanbul adresine çıkartılan tebligatın 03/08/2021 tarihinde muhatabın adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, bunun üzerine aynı adrese çıkartılan ödeme emri ihtiva eden tebligatın TK 35/4 maddesi uyarınca 17/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, dosyaya taraflarca sunulan ticaret sicil gazete suretleri incelendiğinde; 17/08/2021 tarihli ticaret sicil gazete suretinde, davacı borçlu şirketin ticaret sicil adresinin ''...mah. ... yolu sokak No:9/A .../İstanbul adresinden, ... Mah. ...sokak No:8 .../İstanbul adresine taşındığının ilan edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/4. maddesi uyarınca tebligat yapılabilmesi için, tebligat yapılan adresin, tebliğ tarihi itibariyle muhatabın ticaret sicilinde kayıtlı adresi olmasının zorunlu olduğu, fakat ödeme emri tebliğ tarihi olan 17/08/2021 tarihinde borçlu şirketin ticaret sicil adresinin tebligatın yapıldığı adres olmadığı bu sebeple tebligatın usulsüz olduğu, ancak Tebligat Kanununun 32. maddesine göre tebligat usulüne aykırı yapılmış olsa dahi mutlaka geçersiz olmayıp, muhatabı muttali ise geçerli sayılacağı ve beyan edilen tarihin tebliğ tarihi addolunacağı gerekçesiyle davacının ödeme emrinin iptali talebinin reddine, davacının usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile, İstanbul 31.İcra Müdürlüğünün 2021/18687 Esas sayılı icra takip dosyasında davacıya çıkartılan ödeme emrinin tebliğ tarihinin 02/09/2021 tarihi olarak düzeltilmesine karar vermiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kararının TTK'nın 36/1. maddesine açıkça aykırı olduğunu, zira tescil ve ilanın üçüncü kişilere etkisinin ancak tescil edilen hususa ilişkin ilanın yayımlanmasından sonraki iş günü hukuki sonuçlarını doğuracağını, ilanın yayımlandığı tarihte tebliğ yapıldığından borçlu şirketin tebliğ anında geçerliliğini sürdüren adrese TK'nın 35/4. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usul ve yasaya uygun olup, ilk derece mahkemesince şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Tüzel kişilere ne şekilde tebliğ yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Borçlu şirketin tebligat adresinin, ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir.

Tüzel kişi şirketin ticaret sicil adresine TK'nın 35. maddesi gereğince tebliğ yapılabilmesi için, bu adrese gönderilen tebligatın "adresin kapalı olması" ya da "muhatabın adresten taşınmış olması" şerhi ile tebliğ edilemeden iade edilmesi zorunludur. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin, 09/06/2021 tarih, 2021/4679 esas ve 2021/6216 karar sayılı ilamı, 27/05/2021 tarih, 2021/1190 esas ve 2021/5618 karar sayılı ilamı, 17/02/2016 tarih, 2015/26045 esas ve 2016/4278 karar sayılı ilamı ve 23/11/2015 tarih, 2015/19103 esas ve 2015/29079 karar sayılı ilamı)

Somut olayda; borçlunun ticaret sicilindeki adresine çıkartılan tebligatın "gösterilen adresten sürekli olarak ayrıldığı tanınmadığı" şeklinde kaşe ile basılı şerhin "tanınmadığı" ibaresinin altı çizilerek 03.08.2021 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, PTT barkod sorgulama kaydında da "tanınmıyor-iade" açıklaması ile kaydedildiği, bu iade üzerine 17/08/2021 tarihinde ödeme emrinin TK'nın 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklandığı üzere; davacı/borçlu şirketin ticaret sicil adresine TK'nun 35. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, bu adrese gönderilen tebligatın, adresin kapalı olması ya da muhatabın adresten taşınmış olması şerhi ile tebliğ edilemeden iade edilmesi zorunlu olduğu halde, şikayete konu ödeme emri tebliğ tarihinden önce, borçlu şirketin ticaret sicil adresine çıkarılıp tebliğ edilmeden iade edilen tebligatın tanınmadığından bahisle iadesi usulsüz olduğundan, bu tebligat esas alınarak TK'nın 35/4. maddesine göre yapılan ödeme emri tebligatı da usulüne uygun değildir.

İlk derece mahkemesince TK'nın 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için gerekli koşullar kararda gösterilmiş, borçlu şirketin adresten taşınması veya adresin kapalı olması nedeni ile tebligatın yapılamamış olması gerektiği gerekçede belirtilmiştir. Her ne kadar ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde tebliğ tarihi itibarıyla borçlu şirketin sicilde kayıtlı adresinin değiştiği, dolayısıyla eski adrese yapılan tebliğin bu yönden de usulsüz olduğu sonucuna varmış ise de sözkonusu gerekçenin TTK'nın 36/1. maddesine aykırı olması tebliğin usulüne uygun olması sonucunu doğurmamaktadır. Zira az yukarıda belirtildiği üzere, borçlu şirketin ticaret sicil adresine çıkarılan tebligatın tanınmadığından bahisle iadesi usulsüz olduğundan, bu tebligat esas alınarak TK'nun 35/4. maddesine göre yapılan 17.08.2021 tarihli ödeme emri tebligatı da usulsüzdür.

O halde, ilk derece mahkemesinin usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile TK'nın 32. maddesi uyarınca aksi yazılı delille kanıtlanmadığından tebliğ tarihinin beyan edilen tarihe göre düzeltilmesine ilişkin istinafa konu kararında isabetsizlik yoktur.

Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 80,70-TL harçtan peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 21,40-TL harcın davalıdan Hazine yararına tahsiline,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere neticesinde İİK'nın 364/1. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

---

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I

ESAS NO : 2023/3855
KARAR NO : 2024/761

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 26/12/2022
NUMARASI : 2021/3814-2022/3147
DAVACI :
DAVALI :

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 24.01.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.