"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/915
Karar No : 2022/4381

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACILAR) 1- …
2- …
3- …
VEKİLLERİ : Av. … - Av. …

2- (DAVALILAR) 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. Yrd. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
3- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacıların eşi ve anneleri İzmir ili, Karabağlar ilçesi, … İlkokulu Fen ve Teknoloji Öğretmeni …'ın aynı okulda okuyan bir öğrenci tarafından sınıf içinde bıçaklanarak hayatını kaybetmesinde; hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 30.000,00-TL maddi ve 500.00,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idarelerin birlikte hizmet kusurlarının bulunduğu, dava konusu olay nedeniyle davacıların uğradıklarını iddia ettikleri maddi zararın hesaplanması için dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, hazırlanan raporun hükme esas nitelikte bulunduğu, eş … için 322.490,98-TL, kızı … için 4.563,60-TL, oğlu … için 46.730,56-TL olmak üzere toplamda 373.785,14-TL maddi tazminatın ödenmesi gerektiği; manevi tazminata ilişkin olarak, eş için 75.000,00-TL, her iki çocuk için de ayrı ayrı 50.000,00-TL olmak üzere 175.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar … için istenilen 10.000,00-TL maddi tazminat isteminin, 5.436,40-TL'lik kısmının reddi ile geri kalan davacılar için istenilen toplam 373.785,14-TL maddi tazminat isteminin kabulü ile dava dilekçesinde talep edilen ve kabul edilen 24.563,60-TL maddi tazminat talebine ilişkin kısım açısından; başvuru dilekçesinin idare tarafından kayda alındığı 20/09/2013 tarihinden itibaren, ıslah dilekçesiyle arttırılan 349.221,54-TL tazminat miktarı bakımından ise miktar artırım dilekçesinin idare kayıtlarına girdiği 03/06/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, 500.000,00-TL'lik manevi tazminat talebinin 175.000,00-TL'lik kısmının kabulü ile başvuru dilekçesinin idare tarafından kayda alındığı 20/09/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat ve faiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizin işletilmesi gerektiği, takdir edilen manevi tazminat miktarlarının düşük kaldığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idareler tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu gerekçesiyle kararın manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması; maddi tazminata ilişkin olarak ise, faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:

Davacıların eşi ve anneleri İzmir ili, Karabağlar ilçesi, … İlkokulu Fen ve Teknoloji Öğretmeni …'ın aynı okulda okuyan bir öğrenci tarafından sınıf içinde bıçaklanarak hayatını kaybetmesinde; hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 30.000,00-TL maddi ve 500.00,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması' başlıklı 13. maddesinde; "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir. Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz." hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Davanın maddi ve manevi tazminatlara ilişkin temyiz istemleri yönünden:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davanın yasal faize ilişkin kısmı yönünden:

Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile; "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanun'a geçici 7. madde ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmü eklenmiştir.

Nitekim, 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde; "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde Ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir.

Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.

Yapılan bu açıklamalar karşısında, uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından yapılan inceleme sonucunda net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; meydana gelen zararların tespiti amacıyla İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen ve davacılar tarafından ıslah edilen bu yeni zarar miktarının; olay tarihi veya idareye başvurma tarihi veya dava tarihi itibarıyla elde etmek istedikleri gerçek zararları olduğu açıktır.
Bu durumda; Mahkeme kararında, "ıslah dilekçesiyle arttırılan 349.221,54-TL tazminat miktarı bakımından ise miktar artırım dilekçesinin idare kayıtlarına girdiği 03/06/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine," ibaresinin "ıslah dilekçesiyle arttırılan 349.221,54-TL tazminat miktarının başvuru dilekçesinin idare tarafından kayda alındığı 20/09/2013 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunmayan temyiz istemlerinin reddine,

2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; maddi ve manevi tazminatlara ilişkin kısımlarının oybirliğiyle ONANMASINA, yasal faizin başlangıç tarihinin yukarıda belirtilen şekilde oyçokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Davacıların adli yardım istemi Mahkemece kabul edildiğinden temyiz aşamasında alınmayan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, davalı idarelerin temyiz giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından davalı idarelere iadesine,

4. Kesin olarak, 24/06/2022 tarihinde karar verildi.


KARŞI OY :

(X)- Dava; davacıların eşi ve anneleri İzmir ili, Karabağlar ilçesi, … İlkokulu Fen ve Teknoloji Öğretmeni …'ın aynı okulda okuyan bir öğrenci tarafından sınıf içinde bıçaklanarak hayatını kaybetmesinde; hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 30.000,00-TL maddi ve 500.00,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

Davaya konu uyuşmazlık, hukuka aykırı haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilden doğan tazminat borçlarında temerrüt, haksız fiil tarihinde kendiliğinden gerçekleşir. Bu itibarla ayrıca bir bildirim yapılmasına gerek yoktur.

Bu durumda, davacılar tarafından da talep edildiği üzere, hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi ve temyize konu kararın tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının belirtilen şekilde düzeltilmesi gerektiği görüşüyle bu kısma yönelik çoğunluk kararına katılmıyorum.