“GÜNÜMÜZDE AVUKATLAR HİÇ OLMADIĞI KADAR BÜYÜK BİR TEHLİKE ALTINDADIR”

Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir açıklamasında, avukatların sistematik baskılara maruz kaldığını ve yaşam haklarının tehdit altında olduğuna vurgu yaparak şu ifadelere yer verdi:

“24 Ocak 1977 tarihinde dört avukat ve bir iş arkadaşları Madrid'de bulunan Calle Atocha 55 adresinde öldürülmüştür. Bugün için 24 Ocak tarihinin seçilmesi bu katliamdan ileri gelmektedir. Dünyanın pek çok ülkesinde mesleklerini icra ederken baskı, tehdit, saldırı ve hatta ölümle karşı karşıya kalan avukatlara dikkat çekmek amacıyla 2010 yılından bu yana 24 Ocak Uluslararası Tehlikedeki . Avukatlar Günü olarak anılmaktadır. Mersin Barosu olarak 24 Ocak tarihini, dünyanın her neresinde olursa olsun, insan hakları, avukatlık mesleğinin itibarı ve gereği için mücadelesini sürdüren avukatlara ve barolara adıyoruz.

“AVUKATLAR ÖLDÜRÜLÜYOR”

Avukatlar tehlikedeyse herkes tehlikede. Avukatlar; savunma hakkının teminatı, adil yargılanmanın vazgeçilmez unsuru ve hukuk devletinin güvencesidir. Ancak günümüzde avukatlar hiç olmadığı kadar büyük bir tehlike altındadır. Çünkü yalnızca görevlerini yerine getirdikleri için avukatların hedef gösterildiğine, itibarsızlaştırıldığına, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığına, yaşam haklarının tehdit altına girdiğine, öldürüldüğüne, yargı baskısı ve güvencesizlikle karşı karşıya kaldığına, özgürlüklerinden yoksun bırakıldığına tanıklık ediyoruz.

Avukatların savunmalarından kesitlerin suç olarak nitelendirildiği, cezaevlerinde adliyelerde, karakollarda avukatlara potansiyel suçlu gibi davranıldığı bir dönemden geçmekteyiz.

Avukatlar öldürülüyor. 1995 yılında Gümüşhane Baro Başkanı Av. Ali Günday, 2015 yılında Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Tahir Elçi, 2021 yılında Av. Ersin Arslan, 2023 yılında Servet Bakırtaş ve Av. Erdal Çam, 2026 yılında Av. Zekeriya Polat ve daha nice meslektaşımız sadece görevini yapması nedeniyle katledilmiştir.

“MESLEKTAŞLARIMIZIN YILLARDIR SÜREN TUTUKLULUK HALLERİNİN HUKUKİ DAYANAĞI YOKTUR”

Meslektaşlarımızın tutukluluğu hukuksuzca devam ediyor. Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan’ın, tamamen mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturmaya konu edilip tutuklanması; bağımsız savunmayı etkisiz kılma çabasının ötesinde, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının açık ihlalidir. Aynı şekilde; Av. Can Atalay, Av. Selçuk Kozağaçlı, Av. Süleyman Yıldırım, Av. Ayşe Çelik ve Av. Barkın Timtik’in yıllardır süren tutukluluk halleri, hukuki gerekçelerle açıklanamayacak şekilde siyasi sebeplerle devam etmektedir. Bu uygulamalar, yurttaşların adalete, hukuka ve demokratik kurumlara duyduğu güveni ciddi biçimde zedelemekte; hukuk devleti ilkesini temelden sarsmakta, anayasal sınırların belirsizleşmesine ve keyfi uygulamaların olağanlaşmasına yol açmaktadır.

“TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA AVUKATLARA YÖNELİK SALDIRILAR MÜNFERİT DEĞİLDİR”

İstanbul Barosu Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin yapmış oldukları bir basın açıklaması gerekçe gösterilerek "amaçları dışında faaliyet gösterdikleri" iddiası ile görevlerinden uzaklaştırılmaları ve görevlerine son verilmesi talebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca dava açılmış olması, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. ve 95. maddelerine aykırıdır. Demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayan bu hukuksuz karardan derhal geri dönülmelidir.

BM Temel İlkeleri’ne göre hükümetler, avukatların mesleki faaliyetlerini hiçbir baskı, engelleme, taciz veya uygunsuz müdahale olmaksızın yerine getirebilmelerini sağlamak ile yükümlüdür. Türkiye’de ve dünyada avukatlara yönelik saldırılar münferit değil; savunma makamını susturmaya, zayıflatmaya ve etkisizleştirmeye yönelik sistematik girişimlerin bir parçasıdır. Savunmanın özgür olmadığı bir yerde adil yargıdan, adaletin olmadığı bir yerde ise hukuk devletinden söz edilemez.

“AVUKATLAR BOYUN EĞMEDİ, EĞMEYECEKTİR”

Avukatlar kimsenin korkması gereken bir meslek değil, aksine insan haklarının, vatandaşın haklarının teminatıdır. Savunma güçlendikçe vatandaşın güçlü olacağının unutulmaması gerekmektedir. Herkes bilmelidir ki, Sokrates’ten beri yüzlerce yıldır savunma baskılara, tehditlere ve esarete boyun eğmemiştir. Tehlikede değil esir de olsa, dün de eğmedi bugün de eğmedi bundan sonra da boyun eğmeyecektir. 24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü münasebetiyle, adalet sisteminin üç sac ayağından biri ve en önemli unsuru olan savunmanın temsilcisi avukatlara yönelik her türlü şiddetin, tehdidin, ölümlerin ve baskıların olmadığı, avukatların özgürce mesleklerini icra edebildikleri, adil, huzurlu ve güvenli yarınlar temenni ediyoruz. Bizler, Türkiye’de zor koşullar altında mesleki faaliyetlerini sürdürmeye çalışan bağımsız yargının güvencesi olan avukatlar olarak, dünyanın her yerinde avukatlara yapılan saldırıların karşısında olduğumuzu saygılarımızla kamuoyuna bildiririz.”