T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
10. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2908
KARAR NO : 2024/1735

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I


İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 2. İCRA HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/07/2022
NUMARASI : 2022/394 ESAS 2022/509 KARAR
DAVANIN KONUSU : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)
KARAR TARİHİ : 18/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2024

Adana 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/394 Esas 2022/509 Karar sayılı mahkeme kararının süresi içinde istinaf yolu ile tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine dosya dairemize gönderilmekle dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde özetle; Adana Genel İcra Dairesi'nin 2022/38735 E sayılı dosyasından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte müvekkili borçlu şirkete gönderilen ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, zira takibe konu edilen kredi sözleşmesinde borçlu şirketin bilinen adresi var iken bu adrese hiç tebligat gönderilmeksizin doğrudan ticaret sicilinde kayıtlı adrese tebligat gönderildiğini, tebligatın iade gelmesi üzerine TK'nın 35. maddesine göre tebliğ işlemi yapıldığını, ayrıca müvekkili borçlu şirketin elektronik tebligat adresi bulunmasına rağmen fiziki tebligat gönderildiğini, tebliğ işleminden 17/07/2022 tarihinde haberdar olunduğunu, bu tarihten itibaren yedi günlük süre içerisinde icra müdürlüğüne borca itiraz dilekçesinin sunulduğunu beyan etmiş, tebliğ tarihinin düzeltilmesine, borca itirazların süresinde kabul edilmesine ve haksız olarak konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir

Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğ edilmemiş, dosya üzerinden karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararında; tebliğ tarihinde elektronik tebligat adresinin aktif olmadığı, ticaret sicilinde kayıtlı adrese gönderilen tebligatın taşınma nedeniyle iade gelmesi üzerine aynı adrese TK'nın 35. maddesine göre tebligat yapılmasının usule uygun olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.

Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; şikayet dilekçesinde ileri sürülen iddialar doğrultusunda tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, mahkemece icra dosyası incelenmeden hatalı karar verildiğini, ayrıca duruşma açılmaksızın karar verildiğinden hukuki dinlenilme hakkının da ihlal edildiğini beyan etmiş, kararın kaldırılmasına ve şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Uyuşmazlık, genel haciz yolu ile ilamsız takipte şikayetçi borçluya gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usule uygun olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, her ne kadar şikayetçi vekilince duruşma açılmaksızın yargılama yapılarak hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de, şikayetçi tarafça bildirilen ve istinaf başvuru dilekçesinde de tekrar edilen iddia ve vakıaların içeriği göz önüne alındığında tarafların ya da icra memurlarının beyanlarının alınması gerekliliğinin bulunmadığı, mahiyeti itibariyle duruşmada incelenmesi zaruret arz eden bir delilin söz konusu olmadığı anlaşılmış olup, mahkemenin İİK'nın 18/3. maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın yargılama yapılması yönündeki takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.

Şikayetçi tarafça bildirilen öğrenme tarihinin aksini gösterir bir yazılı delil bulunmamaktadır. Bildirilen öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük süre içerisinde iş bu şikayette bulunulmuştur. Şikayetin esasına ilişkin inceleme yapılmasına engel durum olmadığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar şikayetçi borçlu şirket tüzel kişiliğe haiz olup, TK'nın 7/a maddesi uyarınca kendisine elektronik tebligat yapılması zorunluluğu var ise de mahkemece PTT Elektronik Posta Daire başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı içeriğine göre ödeme emrinin tebliğ tarihi ve ilk gönderilen tebligatın iade tarihi itibariyle aktif bir elektronik posta adresi bulunmadığı anlaşıldığından, elektronik tebligat yapılması imkanının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

TK’nun 10. maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılmalıdır. Hükmi şahıs olan ticaret şirketlerinde de ticaret sicilinde kayıtlı adresin bilinen en son adres olduğu kabul edilecektir. Ticaret sicilinde kayıtlı adresin bilinen adres olarak kabul edilebilmesi için tebliğ tarihinden önce borçlu şirket tarafından ticaret siciline, tebliğ merciine ya da alacaklıya adres değişikliğine dair bir bildiriminin yapılmamış olması gerekir.(Benzer yönde; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2014/29523 E 2014/28166 K sayılı kararı)

TK’nun 35/4. maddesi uyarınca daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır. Bu durumda, anılan maddeye göre tebligat yapılabilmesi için, muhatabın ticaret sicilinde kayıtlı adresine çıkartılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmiş olması zorunludur.

Buna göre somut olayda takibin dayanağı kredi sözleşmesindeki adres farklı olsa dahi, bilinen en son adres ticaret sicilinde kayıtlı adres olduğundan ve ticaret sicilinde bir adres değişikliği de yapılmadığından bu adrese gönderilen normal tebligatın taşınma gerekçesiyle tanınmadığından bahisle iade gelmesi üzerine aynı adrese TK 35. maddesine göre ödeme emri tebliğ edilmiş olması usul ve yasaya uygundur. (Dairemizce 2023/514 E 2023/768 K sayılı karar ile ayni yönde hüküm tesis edilmiş olup, kararımız Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/5426 E 2023/5133 K sayılı kararı ile onanmıştır.)

Tüm bu tespitler ve izahatlar ışığında mahkemece şikayetin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından, istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Dairemizce yapılan değerlendirmeler neticesinde; HMK.nın 355.madesine göre istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde bu hususun resen nazara alınabileceği düzenlenmiş olup, dosya kapsamı, mevcut delil durumu dikkate alındığında, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin Adana 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/394 Esas 2022/509 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,

2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/09/2024

---

T.C.

YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I

ESAS NO : 2024/7006
KARAR NO : 2025/608

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 18/09/2024
NUMARASI : 2022/2908-2024/1735

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mehmet Müdüroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 03.02.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.