KARARLAR

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2023/16840 E., 2025/3578 K. sayılı kararı

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 25.03.2025 tarihli, 2023/16840 E., 2025/3578 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

10. Ceza Dairesi

2023/16840 E., 2025/3578 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/71 E., 2022/472 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hataya düşürüldüğünden hakkında 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

2. Sanığın savunmasında adı geçen ... ve diğer kişiler hakkında araştırma yapılmaksızın eksik inceleme yapıldığına,

3. ...'ın tanık olarak dinlenilmesine ilişkin talebin kabul edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına,

4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

5271 sayılı CMK'nın "Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi" başlıklı 139/1. maddesinde "Soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi hâlinde, kamu görevlileri gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilir. Bu madde uyarınca yapılacak görevlendirmeye hâkim tarafından karar verilir." denilmektedir.

Adli kolluk görevlisi “suçu ve failini belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusundaki genel görevi kapsamında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile ilgili olarak, alıcı rolüne girerek sanıktan uyuşturucu madde alabilir. Bu şekilde elde edilen delil gizli soruşturmacının adli kolluk görevlisi olması halinde hukuka uygundur. Adli kolluk görevlisi de olsalar delil toplama faaliyetlerini 5271 sayılı
CMK'nın 2. maddesinin (e) bendi ve 161/2. maddesi ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun Ek 6. maddesine uygun bir biçimde gerçekleştirmeleri halinde ele geçirilen deliller hükme esas alınabilecektir. Bu kapsamda görevlilerin kışkırtıcı ajan sayılabilecek şekilde faili suç işlemeye yönlendirmesi sonucu ele geçirilen deliller hükme esas alınamayacaktır.
İlgili yasa maddesi gereğince, gizli soruşturmacılar suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delil temin etmek için kişileri suça azmettirmeden veya teşvik etmeden bilgi toplayabilecektir.

Küçükçekmece ilçesi genelinde uyuşturucu madde ticareti yapan ve açık kimliği tespit edilemeyen faillerin belirlenmesi ve bu suça yönelik delil toplanması amacıyla 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesi uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karar alınmış ise de; 02.06.2018 tarihli rapor içeriğine göre kolluk görevlilerince uyuşturucu madde ticareti içi kullanıldığı belirlenen 0539 ... nolu hattın tespit edildiği ve tespit edilen bu hattın gizli soruşturmacılara verilerek bu hat üzerinden sanık ile irtibat kurulmasının sağlandığı olayda; alıcı olarak davranan gizli soruşturmacıların, sanık ile telefon irtibatı kurarak hazırladıkları 02.06.2018 tarihli raporda sanığın "caddeden gelirken şirin sokak var oraya gel görürüm sen ne kadar borcun var?" demesi üzerine sanığın belirttiği yerde buluşulduğu, sanığın yanında bir kişinin daha olduğu, gizli soruşturmacının "arkadaş mı?" diye sorması üzerine sanığın "hı hı ne kadar?" dediği, gizli soruşturmacının "kanki ben bi 50'lik sana zahmet" diyerek parayı sanığa verdiği ve uyuşturucu maddeyi aldığı, şüphelinin kullandığı GSM hattının görevlilerce tespit edilmesine rağmen şüpheli hakkında öncelikle 5271 sayılı CMK gereğince genel soruşturma usulleri ve CMK'nın 135. maddesi kapsamında iletişimin tespitine ilişkin tedbir kararı alınarak delil elde edilmeye çalışılması gerekirken sanıkla buluşma öncesinde gizli soruşturmacıların sanığı telefon ile arayarak irtibat kurdukları, gizli soruşturmacıların yalnızca pasif bir şekilde suç teşkil eden eylemi incelemekle sınırlı kalmayıp bir sonuca ulaşmak için yani kanıt toplamak amacıyla sanığın suç teşkil eden bir eylem hazırlığında olmadığı aşamada suça teşvik edecek nitelikte uyuşturucu madde isteyerek sanığın iradesi üzerinde etkili oldukları ve bu nedenle elde edilen delillerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, hukuka aykırı delillerin de hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2025 tarihinde karar verildi.