KARARLAR

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2019/2783 E., 2025/6186 K. sayılı kararı

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 28.05.2025 tarihli, 2019/2783 E., 2025/6186 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

10. Ceza Dairesi

2019/2783 E., 2025/6186 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/214 E., 2015/30 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın "Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi" başlıklı 139/1. maddesinde; "Soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi hâlinde, kamu görevlileri gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilir. Bu madde uyarınca yapılacak görevlendirmeye hâkim tarafından karar verilir." denilmektedir.

İlgili yasa maddesi gereğince, gizli soruşturmacılar suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delil temin etmek için kişileri suça teşvik etmeden bilgi toplayabilecektir.

28.11.2011 tarihli güven alımı tutanağı içeriğine göre; olay öncesinde sorumlu kolluk görevlisinin gizli soruşturmacılara "sanığın kullandığı hat üzerinden kullanıcılarla iletişim kurarak belirtilen yerde buluşma sağlamak suretiyle eroin satışı yaptığına" ilişkin bilgi verdiği, diğer bir ifadeyle sanığın isminin, kullandığı hattın ve uyuşturucu madde satma yönteminin kolluk görevlilerince bilindiği, bunun üzerine gizli soruşturmacının sanık ile telefon irtibatı kurmak suretiyle buluşma sağlayıp, sanıktan eroin satın aldığı olayda;

Kolluk görevlilerinin sanığı genel soruşturma usulleri ile takip ederek ya da 5271 sayılı CMK'da yazılı diğer koruma tedbirlerine başvurarak suça ilişkin delilleri elde etmeleri mümkün olduğu halde, öncelikle şüphelisi belli olmayan suçun işlendiği hususunda delil toplamaya yönelik uygulanması gereken gizli soruşturmacı kararına dayanarak delil toplamaya çalışıldığı olayda gizli soruşturmacıların soruşturma yapan adli kolluk görevlisi olduğu kabul edilse dahi, görevlilerin suç teşkil eden fiilleri yalnız pasif davranışlarla izleyip tespit etmek yerine, sanığı arayıp buluşma sağlayarak uyuşturucu madde satın alma iradesini ortaya koyduğu, yani kanıt toplamak amacıyla sanığın suç teşkil eden bir eylem hazırlığında olmadığı aşamada suça teşvik edecek nitelikte uyuşturucu madde isteyerek sanığın iradesi üzerinde etkili olduğu ve bu nedenle elde edilen delilin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, Anayasa'nın 38/6. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 206/2-(a) maddesi uyarınca hukuka aykırı delilin hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, Tebliğnameye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.