T.C.
Yargıtay
Ceza Genel Kurulu
2023/400 E., 2026/74 K.
"İçtihat Metni"
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : Yargıtay 9. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 592-1052
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/2, 62, 53... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.03.2019 tarihli ve 178-178 sayılı hükümlerin, katılan ... vekili, katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 18.10.2019 tarih ve 1911-1566 sayı ile; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden; istinaf başvurusunun esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmü kaldırılarak sanığın TCK'nın 109/1, 109/3-f, 109/5, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir.
Bu hükümlerin de katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 23.06.2021 tarih ve 1033-4482 sayı ile; "Sanığın aşamalarda mağdurenin on dokuz yaşında olduğunu bildiği yönündeki savunması ve bunu destekleyen mesaj içerikleri, mağdure ile sanığın sosyal medya aracılığıyla olay tarihinden yaklaşık bir hafta önce tanışıp, ilk kez olay günü buluşmaları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması karşısında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine hükmedilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince 13.10.2021 tarih ve 592-1052 sayı ile bozmaya direnilerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden önceki hüküm gibi istinaf başvurusunun esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Direnme kararına konu bu hükümlerin de katılan ... Hizmetler Bakanlığı, sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2021 tarihli ve 160343 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosya kararına direnilen Daireye gönderilmiş, inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 12.04.2023 tarih, 82-2320 sayı ve oy çokluğu ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN
Özel Daire çoğunluğu ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında sanık hakkında TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükmünün uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin olup Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden Özel Dairece bozma kararı verildikten sonra bozmanın niteliğine göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince TCK'nın 61. maddesine göre yeniden hüküm kurulmasında zorunluluk bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER
İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden istinaf isteminin reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine ve sanık hakkında her iki suç yönünden TCK'nın 43. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş, bu hükümlerin temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece sanık hakkında TCK'nın 30. maddesinin uygulanma şartlarının oluştuğundan bahisle bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnilerek İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf istemi esastan reddedilmiş, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmü ise kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine kararı verilmiştir. Sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin bir önceki hükümde yer alan kısmada aynı şekilde yer verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar
Ayrıntılarına Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli ve 248-359 sayılı, 31.05.2023 tarihli ve 315-322 sayılı, 05.07.2022 tarihli ve 359-528 sayılı, 16.10.2024 tarihli ve 216-315 sayılı ve 05.03.2025 tarihli ve 426-113 sayılı kararlarında da yer verildiği üzere;
CMK'nın "Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma" başlıklı 280. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra verebileceği kararlar; istinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, hükmün bozulması ve davanın yeniden görülmesi olarak sayılmış, davanın yeniden görülmesi kararını veren bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin duruşma sonunda ya istinaf başvurusunu esastan reddedeceği ya da ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kuracağı belirtilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış uygulamalarına göre bir hüküm bozulmuş olmakla tamamen ortadan kalkacağından, mahkemelerce direnme kararı verilirken CMK'nın 230, 2 31... . maddelerine uygun yeni bir hüküm kurulması zorunludur. CMK'nın 2 30... . maddeleri uyarınca, aynı Kanun'un 223. maddesine göre hükmün ne olduğu herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmeli, bozulmakla tamamen ortadan kalkan ve infaz yeteneğini yitiren önceki hükme atıf yapılmasıyla yetinilmemeli, onandığı takdirde başka bir kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir hüküm kurulmalıdır. Bu husus Bölge Adliye Mahkemeleri kurulduktan sonra da geçerliliğini sürdürmekte, ilk derece mahkemesi için yeni bir hüküm kurulması zorunlu olduğu gibi Bölge Adliye Mahkemeleri için de bu kural geçerlidir.
Yargıtay, temyiz edilen hükmü başvuruda gösterilen hükmü etkileyecek nitelikteki hukuka aykırılıklar nedeniyle bozar. Bozma kararı, hukuka aykırılık nedeniyle bölge adliye mahkemesinin son kararının kaldırılmasıdır (.../Seyithan Öztürk, Ceza Yargılamasında İstinaf ve Temyiz, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 462). Ancak Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz incelemesi sonucunda bozulmasıyla ilk derece mahkemesi tarafından kurulan ilk hükmün de bozulduğu kabul edilmelidir. İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı tek başına infaz yeteneği bulunan ve hukuk düzeninde sonuç doğuran bir hüküm değildir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, ilk derece mahkemesince verilen hükme sıkı sıkıya bağlı olduğundan Yargıtay incelemesi sonucu verilen bozma kararıyla ilk derece mahkemesi hükmü de tamamen ortadan kalkar. CMK'nın 223. maddesinde hükümlerin neler olduğu açıkça sayılmış olup istinaf başvurusunun esastan reddi gibi kararlar hüküm olarak kabul edilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda anılan maddede sayılan hükümlerden biri kurulmamış ve bu karar da temyiz incelemesi sonucu bozulmuş ise direnme kararı verilirken ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm yeniden kurulmalıdır.
Öte yandan, 28.02.2019 tarihli ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi ile CMK'nın 304. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (a) bendi uyarınca bozma kararı, istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise Yargıtay dosyayı, gereği için kararı veren ilk derece mahkemesine gönderecektir. Bu düzenlemeyle istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın bozulmasından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderileceğinden direnme kararı da ilk derece mahkemesince verilebilecektir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi şeklinde direnme kararı verilemeyeceğinden kanun koyucu tarafından benzer uyuşmazlıkların önüne geçildiği anlaşılmaktadır.
B- Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme
Yargıtay bozma ilamı ile bölge adliye mahkemesi kararının ortadan kalkması sonucunda, bu hükme bağlı olan ilk derece mahkemesi kararının da tamamen ortadan kalktığı gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde kurulan 26.03.2019 tarihli ve 178-178 sayılı hükmün, davanın yeniden görülmesi kararı verilmesini müteakip duruşma açarak yargılama yapan Bölge Adliye Mahkemesince CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılması ve yeniden hüküm tesisi sureti ile verilen 18.10.2019 tarihli ve 1911-1566 sayılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden kurulan hükmün de temyiz incelemesi neticesinde Özel Dairece bozulması karşısında müsnet suç yönünden TCK'nın 61. maddesinde belirtilen esaslara göre yeniden hüküm kurulmasından sarfı nazarla istinaf talebinin esastan reddi kararı verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına konu eylemlere ilişkin olayların aynı olması, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanma ihtimaline binaen Bölge Adliye Mahkemesince suç duyurusunda bulunulması, söz konusu eylemler arasında hukuki ve fiilî irtibat bulunması hususları nazara alındığında bu suç duyurusunun akıbeti de araştırılarak tüm delillerin birlikte değerlendirilip sanığın her iki suç yönünden hukuki durumunun tayini gerektiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının bozulmasına karar verilmelidir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince 13.10.2021 tarih ve 592-1052 sayı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden verilen direnme kararına konu hükmün, Özel Dairece bozulmasından sonra bozmanın niteliğine göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince TCK'nın 61. maddesine göre yeniden hüküm kurulması gerektiğinin ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yeterli olmadığının, bu kapsamda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün, tüm delillerin birlikte değerlendirilip sanığın her iki suç yönünden hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliklerinden BOZULMASINA,
2-Dosyanın, gereği için kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin de bilgi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliği ile karar verildi.