MAKALE

Aynı Hekim, Tekrar Eden Sonuçlar: Malpraktiste “Öngörülebilir Risk” Nereye Kadar?

Abone Ol

Son günlerde basına yansıyan bir olay, tıp hukuku açısından oldukça kritik bir soruyu yeniden gündeme taşıdı:

Bir hekimin benzer süreçlerde tekrar eden olumsuz sonuçlarla anılması, artık “kaçınılmaz komplikasyon” sınırını aşar mı?

İsimler, kurumlar ve olayın magazinsel yönü bir kenara bırakıldığında; bu tür vakalar aslında çok daha derin bir hukuki tartışmayı içerir.

1. Komplikasyon mu, Malpraktis mi?

Her tıbbi müdahalenin belirli riskler içerdiği tartışmasızdır. Ancak aynı hekimin, benzer süreçlerde tekrar eden ölüm ya da ağır zarar sonuçlarıyla ilişkilendirilmesi, artık şu soruyu doğurur:

Bu durum gerçekten öngörülemeyen bir komplikasyon mudur, yoksa sistematik bir ihmalin göstergesi midir?

Hukuken burada belirleyici olan;

- Tıbbi standartlara uygunluk

- Güncel bilimsel veriler ışığında hareket edilip edilmediği

- Benzer olayların tekrar etme sıklığıdır

2. “Öngörülebilirlik” Kavramı ve Sorumluluk

Malpraktis davalarında en kritik eşiklerden biri öngörülebilirliktir.

Eğer bir risk, makul bir hekim tarafından öngörülebilir ve önlenebilir nitelikteyse; artık bu durum komplikasyon değil, kusur tartışmasını doğurur.

Özellikle aynı hekimin önceki vakalarla bağlantısının bulunması halinde:

- Risk yönetimi yapılmış mı?

- Önceki olaylardan ders çıkarılmış mı?

- Kurum içi denetim mekanizmaları işletilmiş mi?

Bu sorular, sorumluluğun kapsamını doğrudan etkiler.

3. Sadece Hekim mi Sorumlu?

Bu tür vakalarda gözden kaçırılan önemli bir nokta da kurumsal sorumluluktur.

Hastane yönetimi:

- Hekimin geçmiş uygulamalarını denetlemiş mi?

- Gerekli önleyici tedbirleri almış mı?

- Hasta güvenliği politikalarını etkin şekilde uygulamış mı?

Eğer bu soruların cevabı olumsuzsa, sorumluluk yalnızca bireysel değil; kurumsal boyuta da taşınır.

4. Aydınlatılmış Onam Her Şeyi Kurtarır mı?

Sıklıkla başvurulan savunmalardan biri de aydınlatılmış onamdır.

Ancak unutulmamalıdır ki;

Hasta bir riski kabul etmiş olsa bile, bu durum hekimin özen borcunu ortadan kaldırmaz.

Yani:

Onam, kusuru ortadan kaldıran değil; sadece hukuki değerlendirmede dikkate alınan bir unsurdur.

5. Sonuç: Tekil Olay mı, Sistem Sorunu mu?

Bu tür haberler çoğu zaman bireysel bir hata gibi sunulsa da, gerçekte şu sorunun sorulması gerekir:

Bu bir istisna mı, yoksa sistemin gözden kaçırdığı bir süreklilik mi?

Malpraktis hukukunun temel amacı cezalandırmak değil; aynı hataların tekrarını önlemektir.

Son Söz

Sağlık hizmeti, hata toleransının en düşük olduğu alanlardan biridir. Bu nedenle tekrar eden benzer sonuçlar, yalnızca bir davanın değil; tüm sistemin yeniden değerlendirilmesini gerektirir.

Av. Fatma TOKAT