KARARLAR

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2024/708 E., 2024/3699 K. sayılı kararı

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 30.04.2024 tarihli, 2024/708 E., 2024/3699 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

8. Ceza Dairesi

2024/708 E., 2024/3699 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2701 E., 2022/1752 K.
SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.01.2022 tarihli iddianamesi ile sanıkların uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işledikleri gerekçesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri gereğince cezalandırılmaları, hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/63 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca ayrı ayrı 15 yıl hapis ve 1.500 gün karşılığı 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve ayrıca sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/2701 Esas, 2022/1752 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi;

1.Sanığın gizli soruşturmacıların baskısı ve kışkırtması sonucunda uyuşturucu madde satışını yaptığına, gizli soruşturmacıların görev ve yetki sınırlarını aşarak elde ettikleri delillerin hukuken geçerli olmadığına,

2. Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına,

3. Sanığın anne ve babasının yaşadığı evde bulunan uyuşturucu maddelerin kişisel günlük kullanım sınırında kaldığına,

4. Sanığın suç teşkil eden eylemi bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

B. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi;

1. Sanığın maddi yönden içinde bulunduğu zor şartlar ve bakmakla yükümlü olduğu 3 çocuğundan dolayı müsnet suçu işlediğine dair samimi beyanlarda bulunarak suçunu itiraf ettiğine,

2.Hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin sanığın geleceği üzerinde telafisi mümkün olmayacak zararlar doğuracağına,

3. Kararın bozulması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

1. Dava konusu olaylar, Mersin İl Jandarma Komutanlığı tarafından Tarsus İlçesi Yenice Mahallesinde bazı kişilerin uyuşturucu madde sattıkları yönünde duyum alındığı, başka türlü delil elde etme imkanı olmadığından gizli soruşturmacı görevlendirildiği, sanıkların gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde temin ettikleri, bu kapsamda 03.11.2021 tarihinde sanık ...'ın yaşı küçük kız kardeşini yönlendirerek uyuşturucu madde satışı yapılmasını sağladığı, 12.10.2021 ve 19.10.2021 tarihlerinde ise sanık ...'nin gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığı iddialarına ilişkindir.

2. Tarsus 1.Sulh Ceza Hakimliğinin, 08.10.2021 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu, 140 ıncı ve devamı maddeleri uyarınca, başka şekilde delil elde etme imkanı bulunmadığından suç unsurlarının ele geçirilmesi amacıyla gizli soruşturmacı görevlendirilmesine, teknik araçlarla izleme yapılmasına, ses ve görüntü kaydının alınmasına karar verildiği, bu kararın inceleme dışı sanık ... hakkında üç hafta süreyle verildiği, Tarsus 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.10.2021 tarihli kararı ile aynı kapsamda sanıklar ... ve ... ile inceleme dışı diğer sanıklar hakkında da aynı çerçevede karar verildiği ve Tarsus 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.10.2021 tarihli kararı ile bir hafta süreyle uzatıldığı anlaşılmıştır.

3. Gizli soruşturmacılar tarafından olaya ilişkin kayıt alınmasına, kayıt ve görüntülerin çözümlenmesine, ele geçirilen uyuşturucu maddeye el konulmasına, tartımına ilişkin tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.

4. Sanık ...'da ele geçirilen madde ile ilgili olarak Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 25.11.2021 tarihli uzmanlık raporunda, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun (2313 sayılı Kanun) kapsamında bulunan toz esrar elde edilmesine müsait kenevir bitkisi olduğu bildirilmiştir.

5. Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin sanık ...'de ele geçirilen maddeler ile ilgili olarak,
- 12.10.2021 tarihinde ele geçirilen maddenin içeriğinde bulunan ABD-BUTİNACA maddesinin sentetik kannabinoidlerden olduğu, CBN Ve THC'nin ise esrarın doğal bileşenleri olduğu, 2313 sayılı Kanun kapsamında bulundukları,
- 19.10.2021 tarihinde ele geçirilen maddenin içeriğinde MMDA bulunduğu, 2313 sayılı Kanun kapsamında olduğu, bildirilmiştir.

6. 28.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre sanık ...'ın gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığı yerin ibadethaneye uzaklığının 7 metre olduğu, sanık ...'nin gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığı yerin ise 35 metre olduğu tespit edilmiştir.

7. Sanık ... soruşturma aşamasındaki ifadesinde, atılı suçlamayı reddetmiş, görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını ileri sürmüş, kovuşturma aşamasında ise görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu, olay tarihinde aşırı derecede alkollü olduğunu, yanına gelen şahısların kendisinde uyuşturucu madde olup olmadığını sorduklarını, olmadığını söylediğini, şahıslar ısrar edince, yanından gitmeleri için, ilerde oturmakta olan kalabalık bir grubu göstererek "bende yok gidin oradaki kalabalıktan alabilirsiniz" dediğini, şahısları kız kardeşi olan M..Y.'ye yönlendirip yönlendirmediğini hatırlamadığını, evde ele geçirilen kenevir bitkisinin kendisine ait olmadığını, uyuşturucu madde kullanan babasına ait olabileceğini beyan etmiştir.

8. Olay tarihinde 12 yaşını doldurmuş olup 13 yaşından gün almamış olan sanık ...'ın kız kardeşi M.Y., kollukta verdiği beyanda olayı inkar etmiş, mahkeme huzurunda ise olay tarihinde abisinden uyuşturucu almak isteyen kişilerin abisine baskı yaptığını, abisini döveceklerini düşünerek kendisinin uyuşturucu maddeyi tanımadığı kişilerden alıp bu kişilere verdiğini, abisinin olayla bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.

9. Mersin Şehir Hastanesinden alınan 08.12.2021 tarihli sağlık kurulu raporuna göre tanık M.Y.'nin davranışlarının yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği tespit edilmiştir.

10. Sanık ..., aşamalarda ikrar mahiyetinde beyanda bulunmuştur.

11.Gizli soruşturmacı kolluk görevlilerinin kovuşturma aşamasında tanık sıfatı ile beyanda bulundukları, tutanak ve belge içeriklerini doğruladıkları anlaşılmıştır.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ... bakımından;

Sanığın 19.10.2021 tarihinde gizli soruşturmacılara para karşılığı uyuşturucu hap sattığı, bu hapın MDMA uyuşturucu maddesi içerdiği, sanığın suçunu ikrar ettiği, 19.10.2021 tarihli fiili bakımından üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği, gizli soruşturmacılara uyuşturucu hap verdiği yerin ibadethaneye uzaklığının 35 metre olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi gereğince artırım yapıldığı, sanığın 12.10.2021 tarihinde ise Mersin İl Jandarma Komutanlığında görevli personele sentetik kannabinoid grubunda yer alan ADB-BUTİNACA ihtiva eden uyuşturucu madde sattığı ancak bu tarihte sanık bakımından usulüne uygun alınmış gizli soruşturmacı kararı bulunmadığı, bu delilin hukuka uygun olmadığı belirtilmiştir.

2. Sanık ... bakımından;

Sanığın, gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen personele, tanık M.Y.'yi yönlendirerek para karşılığı uyuşturucu madde verilmesini sağladığı, ele geçirilen maddenin toz esrar elde edilmesine müsait kenevir bitkisi olduğu, tanık M.Y.'nin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği, sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, ancak sanığın davranışlarını yönlendirme yeteneği bulunmayan kardeşini yönlendirmesiyle para karşılığında uyuşturucu maddeyi temin ederek gizli soruşturmacılara verdirmek suretiyle üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunu işlediği, uyuşturucu maddenin satıldığı yerin ibadethaneye uzaklığının 7 metre olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkraıs (b) bendinin uygulanması gerektiği, ele geçirilen maddenin niteliği itibarı ile 188 inci maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince;
Sanık ...'ın uyuşturucu maddeyi yaşı küçük olan ve ayırt etme yeteneği bulunmayan kız kardeşini kullanmak sureti ile sattığı, bu nedenle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerekirken uygulanmadığı belirtilmiş, ancak aleyhe istinaf başvurusu olmaması nedeni ile bu husus eleştiri konusu yapılmıştır.

Sanık ...'nin 12.10.2021 tarihli eylemini işlediği tarih itibariyle sanık hakkında adli makamlarca 5271 sayılı Kanun'un 139 ve 140 ıncı maddeleri uyarınca alınmış karar bulunmamakta ise de somut olayda başka şüphelilere yönelik gizli soruşturmacı olarak görev ifa eden kişiye sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu madde sattığı, olayda suç üstü hali bulunması nedeni ile sanık hakkında herhangi bir karar alınmasına gerek bulunmadığı, bu durumda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması gerektiği belirtilmiş, ancak aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus da eleştirilmekle yetinilmiştir.

Ayrıca kriminal inceleme esnasında alıkonulan şahit numunenin müsadere edilmemesi de eleştirilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, sanıklar hakkında suçun vasfına, suçun sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

2. Sanık ... müdafii temyiz başvurusunda, sanığın gizli soruşturmacılar tarafından suça yönlendirildiği, elde edilen delillerin hukuka uygun olmadığı ileri sürülmüş ise de davaya konu olaylarda suçun ve suç delillerinin ortaya çıkarılabilmesi için gizli soruşturmacı görevlendirilmesinde, gizli soruşturmacının görevini yerine getirmesinde Kanuna aykırı bir durumun bulunmadığı, sanığın gizli soruşturmacı ile ilk temasında uyuşturucu madde temin edebileceğini, kendilerinde sadece esrar bulunduğunu belirttiği, sonrasında da yaşı küçük kız kardeşini yönlendirmek sureti ile uyuşturucu madde temin edilmesini sağladığı, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği sabit olmakla sanık müdafiinin bu husustaki temyiz talebi yerinde görülmemiştir.

3. Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddenin kullanım sınırında olduğunu belirtmiş ise de sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bu olaya ilişkin olmadığı anlaşılmıştır.

4. Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvarında alıkonulan şahit numune ve bulgular hakkında 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsadere kararı verilmesi gerekirken verilmemesi Kanuna aykırı bulunmuş ise de bu husustaki hukuka aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe kısmının (4) nolu maddesinde açıklanan gerekçe ile sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmekle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/2701 Esas, 2022/1752 Karar sayılı hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince BOZULMASINA, ancak aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin verdiği yetki uyarınca bu hususun düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin kısmına '"Jandarma kriminal laboratuvarında alıkonulan şahit numune ve bulguların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle oy birliği ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.
...