T.C.
Yargıtay
7. Hukuk Dairesi
2022/243 E., 2023/1013 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ecrimisil yönünden kabulüne, elatmanın önlenmesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm verilmesine, ecrimisil talebinin kabulüne, elatmanın önlenmesi talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile boşandıklarını, boşanma kararının 13.12.2018 tarihinde kesinleşmesine rağmen davacıya ait taşınmazı boşaltmadıklarını belirterek, elatmanın önlenmesini ve 13.12.2018 tarihinden itibaren ecrimisil verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu yerin boşanmadan önce aile konutu olduğunu, davalının müşterek çocuklarla birlikte kaldığını, çocuklardan birinin %90 engelli olup evin ve apartman asansörünün ona göre dizayn edildiğini, diğer çocuğun üniversite sınavına hazırlandığını, sınavı kazandığında gittiği şehre taşınacaklarını, davacının bu dava açılana kadar herhangi bir itirazının olmadığını, muvafakatinin olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 19/01/2021 tarihli ve 2019/260 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararı ile elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil davasının reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin 17/05/2021 tarihli ve 2021/989 Esas, 2021/956 Karar sayılı kararı ile elatmanın önlenmesi talebi yönünden harcın tamamlanması gerektiği, dava konusu taşınmazın davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki boşanmanın kesinleştiği tarih olan 13.12.2018 tarihinden itibaren dava konusu taşınmazın aile konutu vasfını yitirdiği, bu tarihten sonra davalının taşınmazda bir hakkının bulunmadığı, yerel mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davacının ecrimisil isteminin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dosya mahkemesine iade edilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin 14/07/2021 tarihli ve 2021/195 Esas, 2021/293 Karar sayılı kararı ile elatmanın önlenmesi talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne, 16.552,08 TL'nin 9.018,49 TL'lik kısmının 13.12.2019 tarihinden, 7.533,59 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazı kullanmalarına muvafakat ettiğini, tanık beyanlarının da bu yönde olduğunu, taraflar arasında görülen mal rejimi davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, tahliye yönünden dava konusuz kalması nedeniyle davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin yanlış olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29/11/2021 tarihli ve 2021/2359 Esas, 2021/2441 Karar sayılı kararı ile; kabul edilen ecrimisil bedeli üzerinden alınması gereken 1.130,67 TL’den davacı yanca başlangıçta yatırılan ve yargılamada tamamlanan toplam 309.99 TL’nin mahsubu ile arta kalan 820,68 TL’nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, davadaki elatmanın önlenmesi istemi yönünden yargılamada tamamlanan 4.250 TL harçtan ise konusuz kalması nedeniyle alınması gereken 54.40 TL’nin mahsubu ile arta kalan 4.195,56 TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken hatalı şekilde harca ilişkin hüküm kurulması, davacı tarafından başlangıçta yatırılan ve yargılamada tamamlanan toplam 309.99 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken hatalı hesaplama ile fazlaya karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ayrıca HMK'nın 297/2 nci maddesi gereğince; mahkemece verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilerek, davalı vekilinin istinaf kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm verilmesine, ecrimisil yönünden davanın kabulüne, 13.12.2018-23/08/2019 ecrimisil dönemi için; 16.552,08 TL'nin 9.018,49 TL'lik kısmının 13.12.2019 tarihinden, 7.533,59 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, elatmanın önlenmesi davası konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda davacının muvafakati ile oturduklarını, yargılama sırasında davacı ve tanıkların da aynı şekilde beyanda bulunduğunu, bilirkişi tarafından ecrimisil bedelinin 25.03.2020 tarihine kadar hesaplandığını, mahkemece hesaplanan bedele hükmedilmesinin yanlış olduğunu, mal rejimi davasının beklenmesi gerektiğini, konusuz kalan elatmanın önlenmesi talebi yönünden hükmedilen vekâlet ücretinin yanlış olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi ve “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına göre, mahkemece mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğinden ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince davanın ecrimisil yönünden kabulüne karar verilerek, davacı ile davalının boşanma kararının kesinleştiği tarih olan 13.12.2018 tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmiş ise de; davalı, müşterek çocuklar ile birlikte daha önce aile konutu olan, dava konusu konutta ikamet ettiğinden, hayatın olağan akışı gereği, davacı eşin, müşterek çocuklar ile birlikte davalı eski eşin dava konusu konutta kalmasına muvafakat ettiğinin kabulü gerekir. Davacı lehine ecrimisile hükmedilebilmesi için davacı eş, davalı eski eşe verdiği kabul edilen muvafakatini dava tarihinden önce geri aldığını, konuttan çıkarma iradesini ilettiğini ispat etmelidir. Davacı, dava tarihinden önceki bir tarihte varlığı kabul edilen iznini geri aldığını davalı eski eşe ilettiğini ispatlayamazsa, eldeki davanın açıldığı tarihte bu iznini geri aldığı kabul edilir ve dava tarihinden önceki zaman dilimi için talep edilen ecrimisilin reddedilmesi gerekir.
3. Somut olayda, 20.10.2020 tarihli celsede davacı asil söz alarak, davalı ile çocuklarının bir süre evde oturmalarına müsaade ettiğini, psikolojileri etkilenmesin diye ses çıkarmadığını belirtmiş; davacı tanıkları da boşanma gerçekleştikten sonra davacının 1 yıl oturmalarına müsaade ettiğini, 2019 yılının Ağustos ayının sonuna doğru tahliye etmelerini talep ettiğini ifade etmişlerdir. Davacı ve davalı 13.12.2018 tarihinde boşanmış, eldeki dava ise 23.08.2019 tarihinde açılmış olup davacı dava tarihinden önce muvafakatini geri aldığını ispat edemediğinden ecrimisil yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda V-C-3-1 bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda V-C-3-2 bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.