T.C.
Yargıtay
4. Ceza Dairesi
2021/26986 E., 2024/6262 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1345 E., 2016/949 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık ...'in 11.07.2016 havale tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden yalnızca sanık sıfatıyla temyiz isteminde bulunduğu belirlenmekle diğer sanık A.A. hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında
1.Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkraları, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2.Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 35, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Hak yoksunluklarına ve verilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, atılı suçları işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, usul ve yasaya aykırı olan kararın açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, ikamet ettiği sitede özel güvenlik görevlisi olarak görev yapan katılana hitaben sinkaflı sözlerle hakaret ettiği ve yaralamaya teşebbüs ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın 02.06.2016 tarihli oturumda duruşmalardan bağışık tutulma talebinde bulunduğunun anlaşılması karşısında Tebliğnamedeki bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıdaki bozma sebepleri dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için 5188 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmak ve 11 inci maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni almak zorunlu olup, aynı Kanun'un 23 üncü maddesine göre özel güvenlik görevlisi olan katılanın kendisine karşı işlenen suçlar nedeniyle kamu görevlisi sayılabilmesi için yukarıda açıklanan koşulları taşımasının gerekmesi ve katılanın dosya arasında bulunan özel güvenlik görevlisi kimlik kartı örneğinde geçerlilik süresinin 05.03.2015 tarihi olduğunun belirtilmesi karşısında; katılanın suç tarihinde bu koşulları taşıyıp taşımadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik incelemeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
2.Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacak olması karşısında, sanığın adli sicil kaydında yer alan diğer ilamların tekerrüre esas olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.