KARARLAR

Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2021/2072 E., 2021/10917 K. sayılı kararı

Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 13.12.2021 tarihli, 2021/2072 E., 2021/10917 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

3. Ceza Dairesi

2021/2072 E., 2021/10917 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarih ve 2017/214 - 2018/234 sayılı kararı

Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
Hüküm : 1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin kaldırılarak, sanıklar hakkında TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1 maddesi ile TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararları,

2- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında TCK'nın 220/7-1. cümle yollamasıyla TCK'nın 314/2, 220/7-2. cümle ve 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1 maddeleri ile TCK'nın 62/1, 53, ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi,

3- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi ile TCK'nın 62/1, 53, 58/6-9 ve 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddi,

4-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin kaldırılarak, sanıklar hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararları,

5-Sanıklar ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükümlerin kaldırılarak, sanıklar hakkında TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1 maddeleri ile TCK'nın 221/4-2. cümle, 62/1, 221/5, 53/1-2-3, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararları,

6-Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak sanık hakkında TCK'nın 220/7-1. cümle yollamasıyla TCK'nın 314/2, 220/7-2. cümle ve 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1 maddeleri ile TCK'nın 62/1, 53/1-2-3 ve 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı

Temyiz edenler : Sanıklar ..., ...,..., ... ve ..., sanıklar müdafileri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Gerekçeli kararın tebliğine dair mazbatada CMK’nın 295/1. maddesinde yazılı temyiz sebebi gösterilme zorunluluğuna ilişkin hususları havi ihtaratın bulunmaması karşısında, sanık ... müdafii tarafından verilen gerekçeli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilmekle tebliğnamedeki bu hususta ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1- Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin

belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,

2- Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların düzeltme dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin sair itirazlarının reddine. Ancak;

a-Sanık hakkında örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan temel ceza belirlenirken delalet maddesi olan TCK’nın 314/3 maddesinin belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan İlk Derece Mahkemesince hüküm kurulan sanık hakkında suç tarihinin yardım niteliğindeki en son eylem tarihi olan “13.02.2015” yerine karar başlığında “17.10.2014” ve bölge adliye mahkemesi karar başlığında da“28.07.2016” olarak yazılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususların 5271 sayılı CMK'nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan İlk Derece Mahkemesinin hükmünün 4. fıkrası ikinci bendinde yer alan “220/7. maddesi 2. cümle gereğince” ibaresinden önce gelmek üzere “314/3 ve” ibaresinin eklenmesi ile sanık yönünden İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlıklarındaki suç tarihlerinin “13.02.2015” olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin olarak;

a- Sanık ... yönünden;
Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir(TCK madde 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz(TCK madde 30/1). 5237 sayılı TCK’nın, “Hata” kenar başlıklı 30/1.maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilecektir.

Hata(yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır.

Dairemizin 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasaya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda TCK’nın 30/1. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.
Somut olayda, 01.10.2010 yılında örgüte müzahir ...Kültür ve Eğitim vakfına bağışta bulunan, 05.03.1995 tarihinde... isimli derneğe üye ve Bankasya A grubu hissedarı olan, safahatta istikrarlı biçimde 17/25 Aralık 2013 yılı sonrasında örgütle tamamen bağını kestiğine ilişkin beyanları, FETÖ silahlı terör örgütünün ... ilinde faaliyetlerini yürüttüğü... Özel Eğitim Sağlık Hizmetleri A.Ş.’ye herhangi bir bedel ödemeden 2007 yılında başlattığı ortaklığını hisselerini 01.01.2013 yılında devretmek suretiyle sonlandırması, 2012 yılında... isimli dernek yönetim kurulundan istifa etmesi, tanık ...’ın sanığı ocak 2013 tarihinden sonra...'da görmediğine dair beyanları ile etkin pişmanlıktan yararlanan diğer dosya sanıklarının sanığın 17/25 Aralık 2013 sonrasında örgüt ile bağlantısının olduğuna dair açıkça görgülerine dayanan beyanlarının bulunmaması gibi delil, olgu ve aksi kanıtlanamayan savunmalarla teyid edilmesi, samimi anlatımlarında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili bilgi vermesi karşısında; sanığın örgütün nihai amaçlarını açıkça ortaya koyan dış aleme yansıyan olay ve olguların yaşandığı 2013 yılından itibaren herhangi bir örgütsel faaliyetinin bulunup bulunmadığının tereddüte yol açmayacak şekilde belirlenmesi açısından; Bankasya A grubu hissedarı olan sanığın mutad hesap hareketleri dışında örgüt liderinin talimatına uygun işlem yapıp yapmadığının belirlenmesi için Bankasya’da bulunan hesapları ve hisselerine ilişkin meblağ ve hesap işlemlerine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılıp, şirket devrine ilişkin ticaret sicili evrakları ile... isimli dernek yönetim kurulu ve üyeliklerine dair giriş, ayrılışına ilişkin tüm belgelerin getirtilip, sanığın savunmasında ifade ettiği üzere örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra örgüt ile bağlantısını kestiği kanaatine ulaşılması durumunda eyleminin TCK’nın 30/1 maddesi kapsamında kalıp kalmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,

Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerde 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saikin de gözetilerek; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun şekilde alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşılarak bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden;
aa- Soruşturma aşamasında ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.08.2016 tarih ve 2016/238 sorgu sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında, 15.11.2016 tarih ve 2016/388 sorgu sayılı kararı ile sanık ... hakkında tutuklama, 25.08.2016 tarih ve 2016/3181

D.iş sayılı kararı ile sanıklar ..., ...,... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında, 02.09.2016 tarih ve 2016/3372 D.iş sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında, 31.12.2016 tarih ve 2016/5459 D.iş sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında tutukluluk devam, 15.08.2016 tarih ve 2016/233 sorgu sayılı kararı ile sanık ... hakkında Adli Kontrol, 10.02.2017 tarih ve 2017/570 D.iş sayılı kararı ile sanık ... hakkında Adli Kontrol devam ve değiştirme kararları veren ... sicil numaralı hakim ...in, mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine başkan sıfatıyla katılması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 23/1 maddesine muhalefet edilmesi,

bb- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği;
İnceleme dışı sanık ... aynı müdafii tarafından temsil edilen sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede; ...’in soruşturma aşamasındaki “ ... amcam ve şirket ortağımdır, kendisi çok eski tarihlerden beri Fetuhlah Gülen cemaatine üyedir” şeklindeki beyanları nazara alındığında; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanığın ... ile aynı avukat tarafından savunulması nedeniyle aralarında menfaat çatışmasının oluştuğu nazara alınmadan; ayrı müdafii yerine ortak müdafii tarafından savunmasının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 152. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., Davut Baykan, ..., ..., sanıklar müdafiileri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’in üzerlerine atılı suçun niteliği ve tutuklulukta geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliye taleplerinin reddi ile sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, hukuka aykırılığın ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi heyetinin kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesinden kaynaklanması ve bu hukuka aykırılığın ancak anılan Dairenin usulüne uygun olarak oluşturulan heyeti tarafından yeniden verilecek bir kararla mümkün bulunmasına nazaran, bozma kararının içeriği gözetilerek anılan Kanunun 304/2-b maddesi gereğince dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.