T.C.
Yargıtay
21. Ceza Dairesi
2016/9455 E., 2016/7310 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-... Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2010 gün ve 2010/7081 Esas sayılı iddianamesi ile borcundan dolayı su saati mühürlenen sanığın evinde 09.06.2010 ve 24.06.2010 tarihlerinde yapılan kontrollerde mührün bozularak suyun kullanılmaya devam edildiği iddiası ile sanık hakkında mühür bozma suçundan açılan kamu davasında, 09.06.2010 tarihli kaçak ve usulsüz su kullanım tutanağından saatin önceden mühürlendiğinin anlaşılmasına rağmen belirtilen tarih öncesinde yapılan işleme ilişkin mühürleme tutanağı dosya arasında bulunmadığı gibi, aynı tutanak içeriğinden suyun aparatla kesildiği ancak yeniden yapılan bir mühürleme işleminin de olmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve suç unsurunun tespiti bakımından, 5237 sayılı TCK'nun 203/1. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun gerçekleşmesi için önceden yapılmış usulüne uygun mühürleme bulunması gerektiği cihetle, 09.06.2010 tarihinden önce sanığın ikameti için düzenlenmiş mühürleme tutanağı ile bu tarihte yapılan usulsüz kullanım tespitinden sonra yeniden mühürleme yapıldığına dair tanzim edilmiş başka bir tutanak da varsa tamamının aslı veya onaylı suretlerinin dosya arasına getirtilmesinden sonra, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/25-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nun 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının; kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, mühür bozma suçundan meydana gelmiş ne gibi bir somut zararın oluştuğu gösterilmeden ve birikmiş elektrik borcunun suçtan kaynaklanan zarar olmadığı gözetilmeden engel teşkil eden sabıka kaydı da bulunmayan sanık hakkında, "katılanın uğradığı zararın giderilmediği" yönündeki yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
---
T.C.
Yargıtay
21. Ceza Dairesi
2016/9970 E., 2016/6941 K.
"İçtihat Metni"
... Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.08.2016 gün ve ....-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29.09.2016 gün ve ... sayılı ihbarnamesi ile;
Mühür bozma suçundan sanık ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 62/1 ve 52 maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 09/11/2012 tarihli ve .... esas, .... sayılı kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine dosyanın ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin anılan Mahkemenin 11/03/2016 tarihli ve .... sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, 20/01/2011 tarihli kaçak elektrik kullanım tutanağında belirtilen ... nolu sayacın suç tarihinden önce .... tarafından mühürlendiğine ilişkin mühürleme tutanağının bulunmaması karşısında, yasal unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatına karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kaçak elektrik kullandığı tespit edilen hükümlüye ait sayacın önceden mühürlenmiş olduğuna dair tutanak bulunmadığından eyleminin mühür bozma suçunu oluşturmayacağı cihetle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, .... Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2016 gün ve .... Esas, ... sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığından sanığın beraatine, cezanın çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.