KARARLAR

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2023/18614 E., 2025/19941 K. sayılı kararı

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 06.11.2025 tarihli, 2023/18614 E., 2025/19941 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

2. Ceza Dairesi

2023/18614 E., 2025/19941 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2839 E., 2022/3111 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz talebinin reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karar onama, bozma

I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen ek karara yönelik yapılan temyiz nedenlerinin incelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 13.10.2022 tarihli ve 2022/2839 Esas, 2022/3111 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1 maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Temyiz isteminin reddine dair ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,

II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, dosyada sanığın mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığına ve atılı suçun şikâyete tabii olup şikâyet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.09.2022 tarihli ve 2019/13-498 Esas sayılı kararında; " Eklenti kavramı ise öğretide "Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak konuta bağlı olup fiilen konutun kullanılmasına özgülenen veya onu tamamlayan, o yerin başkasına aidiyetini simgeleyen, engellerle dış dünyadan ayrı tutulmuş yer" (Durmuş Tezcan, Mustafa Ruhan Erdem, Murat R. Önok, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, 15. Baskı, Ankara, 2017, s. 528); "Binaya doğrudan veya dolayısıyla bağlı olan ve binanın hizmetine tahsis edilen, onu tamamlayan mahaller" (Nur Centel, Hamide Zafer, Özlem Yenerer Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt 1, 3. Baskı, İstanbul, 2016, s. 321) şeklinde tanımlanmıştır. Bir yerin eklenti sayılabilmesi için etrafının mutlaka çevrili olması veya kapı ile kapalı ve kilitli olması şart değildir. Önemli olan o yerin başkasının hâkimiyetinde bulunduğunu, konuta, binaya veya iş yerine özgülendiğini ve başkalarının buraya girmesine rıza gösterilmeyeceğini belirtecek şekilde çit, tel örgü, duvar, ağaç dalları vb. gibi dış bir engelle ayrılmış olmasıdır. (Koca-Üzülmez, s. 560) Bu engellerin sağlam ve aşılamaz nitelikte

bulunması da zorunlu olmayıp hak sahibinin rızası dışında buraya girilemeyeceğinin anlaşılacak düzeyde olması yeterlidir."
Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu olayda;

Dosya içeriğinde mevcut olay yeri fotoğrafları ve krokisine göre; suça konu aracın bulunduğu yerin üç tarafı duvarlarla çevrili, yola bakan kısmında ise büyük taşlar dizili yerin bittiği noktanın araç giriş çıkışı için bilinçli olarak bırakılmış açıklık olduğu, bu haliyle ikâmetin yan bahçesi olan yerin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h madde gerekçesinde ifade edildiği gibi etrafı çevrili eklenti sayılmasında tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla Tebliğnamedeki bu hususa yönelik eksik araştırmaya bağlı bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.