T.C.
Yargıtay
12. Ceza Dairesi
2020/1485 E., 2024/2148 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1035 E., 2018/1022 K.
SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 62/1, 53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanların temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılaların temyiz sebepleri; sanığın sunduğu delillerin hükme esas teşkil etmediği, sanığın evrakları usulsüz ele geçirildiğini bildiğinden suç işleme kastıyla hareket ettiği, suçun maddi ve manevi unsurunun oluştuğu, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; avukat olan sanığın, vekilliğini üstlendiği cinsel taciz dosyasında müvekkilinin oğlu tarafından temin edilen, katılanın hastane kayıtlarına ilişkin belgeleri dosyaya delil olarak sunduğu olayda sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince dosyaya sunulan evrakların delil niteliğinde olduğunu düşünen ve avukat olan sanığın, suç işleme kastıyla hareket etmediği anlaşıldığından yerel mahkemenin sanığın mahkumiyetine yönelik kararı kaldırılarak, sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılanların yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanığın kast ve taksirle hareket etmediği anlaşılmakla beraat kararı verildiği belirtilmesine karşın hükmün esasını teşkil eden gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık hakkında beraat hükmü kurulurken atılı suçun unsurlarının oluşmadığından, uygulanan Kanun ve maddesinin CMK’nın 223/2-a olarak gösterilmesi gerekirken, aynı Kanunun 223/2-c maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “CMK’nın 223/2-c” ibaresinin hükümden çıkarıltılarak yerine “CMK’nın 223/2-a” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.
---
T.C.
Yargıtay
12. Ceza Dairesi
2014/11391 E., 2015/582 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Bilişim sistemine girme
Hüküm : Beraat
Bilişim sistemine girme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekillerinin temyiz dilekçesinin içeriği itibariyle, temyizin, sanık hakkında bilişim sistemine girme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın, internette facebook sosyal paylaşım sitesinde, katılan adına profil hesabı oluşturup, katılanın resmini ve telefonunu koyarak başka şahıslar tarafından rahatsız edilmesine neden olduğunun ileri sürülmesine göre; eylemin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yanında TCK'nın 136/1. maddesine uyan suçu oluşturacağı ve davaya bakmanın ve delilleri takdir etmenin üst Asliye Ceza Mahkemesine ait olacağı gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı gerekçe ile beraat hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Hükmün gerekçe kısmında, sanığın, katılanın isim ve telefon numaralarını kullanmak suretiyle katılan adına facebookta profil hesabı açarak, bu profilden katılan imiş gibi katılanın iş arkadaşı olan tanıkların ve üçüncü kişilerin sayfalarına eklenerek bu kişilere arkadaşlık teklifinde bulunduğu, uygunsuz görüşmeler yaptığı, bu suretle katılanın huzur ve sükununu bozarak atılı kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunu işlediği açıklandıktan sonra, sanığın, katılan adına facebook profil hesabı oluşturarak katılanın resmini ve telefonunu koyması eylemi nedeniyle, bilişim sistemine girme suçundan açılan davada, atılı suç sabit olmadığından sanığın beraatine karar verildiği belirtilmek suretiyle gerekçenin karıştırılması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
---
T.C.
Yargıtay
12. Ceza Dairesi
2013/12495 E., 2014/7889 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme
Hüküm : Beraat
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK'nın 136. maddesinde tanımlanan suçun maddi unsurunun, başkasına ait kişisel verileri, “hukuka aykırı olarak” bir başkasına vermek veya yaymak veya ele geçirmek biçimindeki seçimlik hareketlerden birinin işlenmesiyle oluştuğu, genel cerrahi uzmanı olup özel bir güzellik merkezinde doktor olarak çalışan sanığın, güzellik merkezinde iki yıl süreyle müştekiye lazerle yüz epilasyonu tedavisi uygulaması sonrası müştekinin yüzünde kıllanmanın artması ve yanık oluşması nedeniyle şikayetçi olarak aleyhine tazminat davası açması üzerine, tazminat davasına ilişkin olarak vekili aracılığıyla verdiği cevap dilekçesinde, müştekinin davadan 1 yıl önce kullandığı kişisel veri niteliğindeki ilaçların listesini yazarak, müştekideki şikayetlerin kullandığı ilaçların yan etkisi olabileceğini savunması şeklinde gelişen eyleminde; kişisel veri niteliğindeki ilaç listesini, bir başkasına verdiği veya yaydığına ilişkin hakkında bir iddia bulunmayan sanığın, aleyhine açılan tazminat davasında, davaya konu şikayetlerin müştekinin son 1 yılda kullandığı ilaçların yan etkilerinden de kaynaklanabileceği yönündeki savunmasını kanıtlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket etmek bilinciyle hareket etmediği, eylemin savunma sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından,
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin eksik incelemeye, sübuta, eylemin savunma sınırı dışında kaldığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.