KARARLAR

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2023/14159 E., 2025/11916 K. sayılı kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 16.09.2025 tarihli, 2023/14159 E., 2025/11916 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

2023/14159 E., 2025/11916 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1050 E., 2023/2334 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/128 E., 2022/12 K.

Taraflar arasındaki 2330 sayılı Kanun hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının P. Söz. Onb. olarak .... K. Yrd. 6. Hd. Tb. K.lığı emrinde görev yapmakta iken 20.01.2020 tarihinde BTÖ mensuplarına karşı düzenlenen operasyonlarda kullanılmak üzere getirilen el bombalarının bakım ve kontrolü esnasında meydana gelen patlama nedeniyle ağır bir şekilde yaralanarak sakat hale geldiği ve ekli GATA raporundan da anlaşılacağı üzere hakkında "TSK'da Görev Yapamaz" kararı verildiği, olayın askerlik görevinin sebep ve tesiriyle meydana gelmiş olduğu, olayda P. Söz. Onb. ...'in herhangi bir kastı veya kusuru bulunmadığı, olayın ardından davacıya 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü aylığı bağlanması için yapılan başvurunun davalı idare tarafından hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde reddedildiği, ret kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla davacıya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun kapsamında emekli aylığı bağlanmaması işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Hakkari ..... Tug. 6ncı. Hd. Tb. 2nci. Hd. Bl. K.lığı emrinde görevli iken 20.01.2020 tarihinde tabur binası içerisinde icra edilen el bombası bakım ve kontrolü eğitimi esnasında P.Atğm. .... tarafından fünyeden pimin nasıl çekileceğini anlattığı sırada fünyenin patlaması sonucu sol gözünden yaralanması nedeniyle sözleşmesi feshedilen ilgili hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığının 24.11.2020 tarihli yazısı ve ekindeki belgeler ile durumunun vazife malullüğü yönüyle incelenmesi talebinde bulunulduğu, vazife malulü kabul edildiği, ilgilinin yaralanması olayının, maddede tanımlandığı üzere iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında veya 6353 sayılı Kanunla 2330 sayılı Kanun kapsamına alınan trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olduğu esnada ve bu görevlerin sebep ve tesiri sonucu gerçekleşmediğinden, ilgilinin vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemesi ve bu Kanun uyarınca sağlanan haklardan yararlandırılmaması hususunda mevcut yasal düzenlemeler esas alınarak Kurumca yapılan işlemlerde bir yanlışlık bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının görev yaptığı birlik hudut birliği olup, devletin hudutlarını korumakla görevli olduğu, öte yandan yaralanma olayı el bombalarının bakım ve kontrolü esnasında meydana geldiği, bu durumda iç güvenliğin sağlanması ve korunması ile görevli olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir mensubu olan ve devletin hudutlarının korumakla görevli olan birlikte bilfiil görev yapmakta iken, el bombalarının bakım ve kontrolü esnasında meydana gelen patlama sonucunda yararlanarak görev malulü olan, olayda herhangi bir kastı ve kusuru bulunmayan davacının 2330 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki "Bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar, %25 artırılarak ödenir” hükmünün davacı hakkında uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı Kurumun 01.04.2021 tarihli ve E.87075778 -205.01.02 -23166955 -91.875.049 sayılı işleminin iptali ile davacı hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; cevap ve istinaf dilekçelerini tekrar ederek Hakkari ..... Tug. 6ncı. Hd. Tb. 2nci. Hd. Bl. K.lığı emrinde görevli iken 20.01.2020 tarihinde tabur binası içerisinde icra edilen el bombası bakım ve kontrolü eğitimi esnasında P.Atğm. .... tarafından fünyeden pimin nasıl çekileceğini anlattığı sırada fünyenin patlaması sonucu sol gözünden yaralanması nedeniyle sözleşmesi feshedilen ilgili hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığının 24.11.2020 tarihli yazısı ve ekindeki belgeler ile durumunun vazife malullüğü yönüyle incelenmesi talebinde bulunulduğu, vazife malulü kabul edildiği, ilgilinin yaralanması olayının, maddede tanımlandığı üzere iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında veya 6353 sayılı Kanunla 2330 sayılı Kanun kapsamına alınan trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olduğu esnada ve bu görevlerin sebep ve tesiri sonucu gerçekleşmediğinden, ilgilinin vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemesi ve bu Kanun uyarınca sağlanan haklardan yararlandırılmaması hususunda mevcut yasal düzenlemeler esas alınarak Kurumca yapılan işlemlerde bir yanlışlık bulunmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 2330 sayılı Kanun hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine ilişkindir.

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.