T.C.
Yargıtay
10. Hukuk Dairesi
2023/10742 E., 2023/13432 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/461 E., 2023/1430 K.
DAVA TARİHİ : 08.10.2021
KARAR : Esastan ret
SAYISI : 2021/199 E., 2022/10 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Müvekkilinin vazife malullüğü için gerekli tüm yasal şartları sağladığını, bu durumun SGK ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ilgili birimleri tarafından yapılan tespitler ile sabit olmasına ve yasal şartları sağladığının tespitine rağmen, vazife malullüğüne emeklilik olurunun verilmemesi, müvekkilinin Anayasa ve İHAS’ta güvence altına alınan sosyal güvenlik ve mülkiyet haklarının ihlali sonucunu doğurduğunu belirterek, muharip gazi olan müvekkilinin, vazife malulü olarak emekliye ayrılması yönünde yaptığı başvurunun reddine dair işlemin iptaline müvekkilinin vazife malulü olarak emekliye sevki ile harp malullüğü vb. tüm kanuni haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte kendisine ödenmesine karar verilmesi istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işe başladığı döneme ilişkin 2007 tarihli çalışma belgesinde "DK Sırlama" işçisi olarak görev yaptığını, protokol kapsamında sunulan 2012 tarihli belgede de mesleğinin aynı olarak belirtildiğinin tespit edildiğini, ilgili evrakların Hava Kuvvetleri Komutanlığına gönderildiğini, MSB Komisyonu tarafından yapılan incelemelerde davacı işçinin işe giriş ücret derecesinin düzeltilmesinin uygun bulunmadığından, ismi düzeltilmesi gereken işçi listesinde yer almadığını belirtmiş ve ücret derecesinin tespitinde işyerinin hatalı ve eksik işlem bulunmadığını yapılan tüm işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, davacı tarafın alacaklara uygulanması talep edilen faiz türü ve başlangıcı yönünden de isteminin yersiz ve dayanaksız olup reddedilmesi gerektiğini, ayrıca davacının dava konusu alacakları talep etmek yönünden yasada belirtilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri geçirdiğini de belirterek, davanın zamanaşımından reddini istemiştir.
Davalı SGK cevap dilekçesinde özetle, yetki, derdestlik ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı def'i yapılmış sayılmalarını, davanın usulden reddini, aksi halde esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, SGK tarafından davacı hakkında tanzim olunan raporların Vazife Malullüğü Tespit Kurulu’nca incelendiği ve neticesinde; '5510 sayılı Kanun’un 47 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre vazife malullüğünün kabul edilerek hakkında ayrıca 3713 sayılı Kanun hükümlerinin de uygulanmasına karar verildiği' anlaşılmakla, davacının 08.07.2018 tarihinde yayımlanan 701 sayılı KHK ile meslekten ihraç olmuş olması bu hakkına helal getirmeyeceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; malul sayılacakların, kurumları tarafından malulen emekliye sevk edildiklerine dair onay alınmasından sonra, malullük dolayısıyla görevleri ile ilişiklerin kesilmesi gerektiği kurala bağlandığını, sağlık kurulu raporlarının SGK Sağlık Kurulunca incelenerek “malul” olduklarına karar verilmiş olması, malulen emeklilik işleminin yapılabilmesi için yeterli olmayıp, Kurumu tarafından malulen emekliye sevk edildiğine dair olur alınmış olması ve bu olura istinaden görevleri ile ilişiklerinin “malullük” nedeniyle kesilmiş olması kanuni zorunluluk olduğunu, Kurumunca hakkında vazife malulü olarak emekliye sevk edildiğine dair emekliye sevk onayı alınmayan davacının bu tarihten önce vazife malulü kapsamına alınmış olması, tarafına vazife malulü olarak emeklilik yönüyle kazanılmış bir hak sağlamadığından vazife malullüğü aylığı bağlanmaması hususunda yapılan işlemde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir.
Davalı MSB vekili istinaf dilekçesinde özetle, itiraz ve savunmalarının değerlendirilmediğini, eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini, idarece yapılan işlemler yasal mevzuat ve TİS hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini, husumet, zamanaşımı ve diğer itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının 08.07.2018 tarihinde yayımlanan 701 sayılı KHK'nın 1 inci madde 1 inci fıkrası gereğince ve aynı KHK'ya ekli (1) sayılı liste ile ihraç edildiğini, vazife malullüğü için yasal koşulların oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda; davacının 31.08.2016 tarihinde piyade astsubay çavuş olarak görev yapmakta iken Hakkari İli, Çukurca İlçesi'nde PKK terör örgütü mensupları ile girdiği çatışma sonucunda sağ ve sol bacağından yaralanmasının terör eylemi neticesinde olduğu sabit olup, 3713 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak sonuca gidilen Mahkeme kararı yerinde olmuştur gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri istinaf sebeplerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksine Kurum işleminin iptali ile vazife malulü olarak aylığa hak kazandığının tespiti ve faiziyle ödenmesi istemine ilişkinidir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 47 ve 3713 sayılı Kanun'un ilgili madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.