Bu yazımızda Aktif ve Etkileşimli Avukatlık Stajı eğitimimizde bir haftalık bir çalışmanın bir kısmını özetleyeceğiz. Yazıhanemizde uygulamaya çalıştığımız usta-çırak ilişkisi metodunda avukatlık eğitimi tercihen hukuk fakültesi birinci sınıfta başlar ve öğrencinin talebine bağlı olarak usta rolünü üstlenen avukatın vefatına kadar sürer. Bütüncül staj eğitiminde öğrencilik döneminde öğrencinin bulunduğu sınıfı, entelektüel düzeyi ve hazır bulunuşluğu dikkate alınarak örgün eğitim programı ile eşgüdümlü, öğrencinin gereksinimlerini dikkate alan esnek ve bütüncül bir program uygulanmaktadır.
e- Duruşmaya Katılım ve Değerlendirme
Stajyer avukat Ekin Ozan Özşahin, Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan bir tapu iptali tescil davasının e-duruşmasına katılımımızı izlemiş, kendisine davanın geçmişi ve muhtemel geleceği hakkında bilgi verilmiş, stajyerimizin dava ile ilgili sorduğu sorular cevaplanmıştır.
Müvekkil Görüşmesi
Stajyer avukat Ekin Ozan Özşahin ve Merve Erbaş, daha sonra müvekkilimizin izniyle bir avukat-müvekkil görüşmemize katılmış, görüşmede müvekkile sorular yöneltmişlerdir. Ekin Ozan Özşahin, müvekkilimize çeviri iki kitabını armağan etmiştir. Toplantı sonrasında, avukat müvekkil görüşmesinin dinamikleri hakkında stajyerlere bilgi verilmiş, soruları cevaplanmış, “Avukat-Müvekkil Etkileşiminde Aktarım ve karşı Aktarım” adlı makaleyi okumaları tavsiye edilmiştir.
Dilekçe Editörlüğünden Dilekçe Yazımına
Staj eğitimine daha önce tarafımızdan yazılmış dilekçeleri yazım kuralları bakımından denetleyip, eleştirme ve düzeltme görevini sürdüren stajyer “dilekçe editörlüğü”nden, dilekçe yazım aşamasına geçtiler. Bir boşanma davası ile ilgili ikinci cevap dilekçesini yazdılar. Gelecek hafta bizim yazdığımız dilekçe ile karşılaştırmaları istenecek ve dilekçedeki argümanlar birlikte analiz edilerek son şekli verildikten sonra mahkemesine gönderilecektir.
Hukuk Okur Yazarlığını Geliştirme Eğitimi
Stajyerlerden bir aylık süre içinde bir Anayasa Mahkemesi kararını bir paragrafta özetlemeleri ve anahtar kavramları tespit etmeleri talep edilmiştir. Yine bu bağlamda, Stajyer avukat Ekin Ozan Şahin’den Ceza Muhakemesi Kanunun, Merve Erbaş’tan ise Hukuk Muhakemeleri Kanunun fihristini çıkarmaları istenmiştir. Bu çalışmadan bir kanunun bir hükmünün sistematik yorumla okunma becerisi kazanma amaçlanmaktadır.
Kasımcan Sarıkaya üstadımızla Hâkimlik mesleği ve edebiyat Üzerine Cumartesi Söyleşisi
Stajyer avukat Ekin Ozan Ozşahin’in katılımıyla Elbistan hakimi “Genç Bir Ağır Ceza hakiminin Anıları” kitabının müellifi Kasımcan Sarıkaya üstadımız ile hakimlik mesleği, heyet hakimlikte halinde çalışma yöntemleri ve eserinin ikinci baskısı üzerine zevkli bir söyleşi yaptık. Üstadımız, bizim için ve stajyer avukat Ekin Ozan Özşahin ile Merve Erbaş için kitabını imzalayarak armağan etti.
Günlük Yazma
Gerek örgün eğitim gerekse sataj eğitimi tecrübelerinin meslek hayatlarında bugünkünden daha farklı anlamlara bürüneceği hatırlatarak günlük tutmaları tavsiye edilmiştir.
Merve Erbaş’ın Bütüncül Stajla İlgili Geri Bildirimi
Bugün staj yaptığım ofiste stajımın 2. Haftasını da doldurdum. Daha önce avukatların yanında staj yaptığım için işleyişi yine aynı zannederek gelmiştim. Bir stajyer ne yapardı? Dosya okur dilekçe yazar, belki Uyap’ı karıştırır. Şimdi staj yaptığım ofis, sadece bunları öğrenmemizi istemeyen, daha doğrusu bunları yeterli görmeyen bir bakış açısına sahip. Case method adı verilen metotla ilerlemenin biz öğrencilere bir avukat bakış açısı kazandıracağını düşünüyor.
İlk ofis günümde öncelikle hiç yabancı hissettirmeyen bir tavırla karşılandım. Stajyer arkadaşım da aynı şekilde bir çok soruma sıkılmadan cevap verdi. Ozan arkadaşımız Ankara hukuk son sınıfta ve çok donanımlı bir öğrenci. Stajda ofis arkadaşlarımızın erdem sahibi ve donanımlı olmasının ne kadar önemli olduğunu da gördüğüm bir süreç oldu. Kendisinin bilgisi ve çeviri konusundaki becerileri takdire şayan. Ofisteki sohbetimiz üzerine okumam için metot kitabi, hukukçu anı kitabı son olarak da hukuk fakültesindeki sistematik çalışmanın nasıl gerçekleşebileceği ve fakültede öğrenemediğimiz bilgileri içeren 3 kitap hediye edildi.
Geldiğim süre boyunca hukukta metodolojinin ne kadar önemli olduğunu anladım. Bu kitabi okurken içindeki bilgilerle hukuki sorunlara nasıl yaklaşmam gerektiğini daha iyi kavramış oldum. Metot kitabından edindiğim bilgiler dilekçe yazarken bir çok işimi kolaylaştırdı.
Stajım sırasında anı kitabı okumak, benim için en dikkat çekici görevlerden biriydi. Bir hukukçunun yaşadıklarını tecrübe ile süzgeçten geçirip aktardığı anı kitapları bizlere hem meslek hayatında hem de genel yaşamımızda ışık olacak kitaplar. Tecrübe her ne kadar yaşanılanları anlamakla gerçekleşen bir sürecin sonucu da olsa , başkalarının tecrübelerinden beslenmek de bizi yaşama ve mesleğe hazırlayan güzel bir adım.
Staj sürecinde ofiste Ceren Damarın babasını ağırlama fırsatımız oldu. Kendisiyle ceza hukukundaki müdafii kavramını değerlendirdik. Mustafa hoca ayı zamanda bir eğitimci olarak bizleri aydınlattı. Ofiste müvekkil görüşmelerini dinlerken bir avukatın müvekkilinin çıkarlarını nasıl düşünmesi gerektiğini, Avukat-müvekkil ilişkilerinde avukatın duruşunu gözlemleme şansım da oldu. Ayrıca Prof. Arb. Av. Vahit bıçak davasını inceleyip dava hakkında değerlendirmeler yaptık. Bu dava bir hukuk öğrencisinin avukatlık mesleğinde savunma makamını incelemesi açısından güzel bir örnekti.
Son olarak en önemli kısıma gelirsek hayatımız boyunca “metanetli” olmamızın mesleki hayatımızda ne kadar önemli olduğunu öğrendik. Biliyoruz ki yaşamımız mesleklerimizden ibaret değil. Yaşam kendi içinde karmaşıklığını dolambaçlı yollarını hangi statüde hangi meslekte olursak olalım bizle karşılaştırıyor. Ancak bizler yaşarken ölçülü ve güçlü olmalıyız. Metanetli olmak ,hem meslek hayatımızda hem de yaşam akıp giderken ihtiyacımız olan bir değer. Hukuk meslekleri yaşamla adeta kol kolayken yaşamı anlamlandırmanın bir hukukçuya meslek hayatında oldukça katkısı olacaktır. Yaşamı anlamak da elbette insanı anlamaya çalışmaktan geçer. Staj boyunca aldığım öğretilerden en önemlisi de statülerin unvanların arkasındaki şeye yani insanın içine bakmamız gerektiği oldu. İnsanları kalıplara unvanlara statülere sokmadan anlamaya çalışmalı bir hukukçu.
Benim için hayatımda açılmış kıymetli bir kapı oldu. O kapıyı araladığımda aslında tek bir eşiğin değil, ardı ardına uzanan nice kapının varlığını fark ettim. Her biri yeni bir düşünceye, yeni bir bakış açısına ve kendimi yeniden inşa edebileceğim bir imkâna açılıyordu. Şimdi biliyorum ki bundan sonra yapmam gereken; beni geliştirecek, aydınlatacak ve sorgulamaya sevk edecek başka kapıların eşiğinden cesaretle geçmek. Çünkü insan, ancak yeni kapılar açtıkça çoğalır; öğrendikçe derinleşir, sorguladıkça olgunlaşır.
Haftanın Sonunda
Haftanın sonunda stajyer avukatlarla yaptığımız Dost Kitabevi gezisinde kendilerine Erving Goffman’ın “ Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu” başlıklı kitabını armağan ettik. Kitabı birlikte okuyup, “avukatlık rolünde benliğin sunumu ve avukatlık performansı ” ile ilgili dersler çıkarmaya çalışacağız. Kitabın tanıtım yazısından bir paragraf:
Bütün dünya-Shakespeare’in söylediği gibi- bir sahne midir gerçekten de? Elbette hayır, diyor Erving Goffman, ama hepimiz günlük hayatta pek çok “performans” sergiler, pek çok performansa tanık oluruz. Evde, işyerinde, sokakta, resmi ve gayri resmi ortamlarda farklı farklı roller oynar, kimi zaman başka oyuncularla takımlar kurar, diğer takımlarla mücadele veya işbirliği içinde “seyirci”lerimizi etkilemeye, yönlendirmeye çalışırız. Hepimiz belli durumlarda benimsediğimiz roller çerçevesinde sunarız kendimiz karşımızdakine; en samimi etkileşimlerde bile biraz ihtiyat gösterir, kimi taktik ve yöntemlere başvururuz.
Günlük yaşamda benliğin sunumu işte bu konuları mercek altına yatıran son derece ilginç bir çalışma; 1950’lerde yazılmış olmasına rağmen tazeliğini koruyan dahası “performans” kavramının günümüz sosyal bilimlerinde ciddi bir çözümleme aracı haline gelmesiyle birlikte özel bir güncellik de kazanan bir klasik. Goffman farklı kültürlere de uzanan titiz bir araştırmanın ürünlerine ince bir düşünce süzgecinden geçirerek büyük bir tarafsızlıkla sunuyor bizlere; insanların birbirleriyle etkileşimlerine ve insanlık hallerini yargılamaksızın gözler önüne sermeyi, irdelemeyi, anlamayı hedefliyor. Tüm zaaflar, kaygıları, hinliği, oyunbazlığı, kısaca tüm insanlığıyla insanı ele alan bu kışkırtıcı kitabın ilgiyle okunacağını umuyoruz.