KONKORDATO SÜRECİNDE ALACAKLILARIN STRATEJİK HATALARI VE HUKUKİ RİSKLER

Abone Ol

Giriş

Konkordato, borçlunun mali durumunu yeniden yapılandırmayı amaçlayan bir kurum olup İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde düzenlenmiştir. Ancak uygulamada bu süreç, yalnızca borçlu açısından değil, alacaklılar bakımından da dikkatle yönetilmesi gereken kritik bir dönemi ifade eder.

Birçok alacaklı, konkordato ilanı ile birlikte tüm haklarının askıya alındığını düşünerek süreci pasif şekilde izlemekte; bu durum ise çoğu zaman geri dönüşü güç hak kayıplarına yol açmaktadır.

Oysa konkordato süreci, alacaklılar açısından aktif takip ve stratejik müdahale gerektiren bir süreçtir.

1. Geçici Mühlet Kararının Yanlış Yorumlanması

Geçici mühlet kararı ile birlikte borçlu aleyhine başlatılmış icra takiplerinin duracağı ve yeni takip yapılamayacağı kabul edilmekle birlikte, bu durum her alacak türü bakımından mutlak değildir.

İcra ve İflas Kanunu m.294 uyarınca takipler kural olarak durur. Ancak özellikle rehinli alacaklar bakımından alacaklıların sahip olduğu haklar tamamen ortadan kalkmaz.

Sık yapılan hata, alacaklıların hiçbir işlem yapmadan süreci beklemeye almasıdır.

2. Teminatlı Alacakların Etkin Şekilde Korunamaması

İpotek, ticari işletme rehni, araç rehni veya şahsi teminatlar, konkordato sürecinde alacaklı için en önemli güvencelerdir.

İcra ve İflas Kanunu m.295 kapsamında rehinli alacaklıların hakları korunmaktadır.

Ancak uygulamada teminatların değeri izlenmemekte, güncel durumları takip edilmemekte ve teminatın paraya çevrilmesine yönelik haklar değerlendirilmemektedir.

3. Konkordato Komiseri Sürecine Pasif Kalınması

Konkordato komiseri tarafından hazırlanan raporlar, sürecin en belirleyici unsurlarındandır.

İcra ve İflas Kanunu m.287 ve devamı hükümleri uyarınca komiser, borçlunun mali durumunu inceleyerek mahkemeye rapor sunar.

Alacaklıların bu sürece aktif katılım sağlamaması önemli bir stratejik hatadır.

4. Tasdik Aşamasında Yetersiz İtiraz

Konkordatonun tasdik edilmesi aşaması, alacaklılar açısından en kritik aşamalardan biridir.

İcra ve İflas Kanunu m.305 uyarınca mahkeme, konkordato projesinin uygulanabilirliğini ve alacaklı menfaatlerini değerlendirir.

Bu aşamada yapılmayan itirazlar, telafisi güç sonuçlar doğurabilir.

5. Sözleşmesel Hakların Kullanılmaması (Leasing ve Diğer Sözleşmeler)

Konkordato sürecinde sözleşmelerden doğan hakların etkin kullanımı büyük önem taşır.

Özellikle leasing, sat-geri kirala ve uzun vadeli ticari sözleşmeler bakımından alacaklıların haklarını aktif kullanması gerekir.

Sonuç

Konkordato süreci, alacaklılar açısından aktif şekilde yönetilmesi gereken bir süreçtir.

Hakların doğru tespiti, sürece katılım ve zamanında hukuki müdahale büyük önem taşımaktadır.