KASTEN YARALAMA SUÇUNDA SAĞLIĞIN VE ALGILAMA YETENEĞİNİN BOZULMASI

Abone Ol

I. Genel Olarak

Kasten yaralama suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenmiş olup, kişinin vücut dokunulmazlığını korumayı amaçlayan temel suç tiplerinden biridir. Suçla korunan hukuki yarar, bireyin beden bütünlüğü ve ruhsal varlığıdır. Bu yönüyle suçun konusu yalnızca fiziksel bütünlükle sınırlı olmayıp, aynı zamanda bireyin ruhsal ve zihinsel sağlığını da kapsamaktadır.

Türk Ceza Kanunu – Madde 86/1; “Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Yukarıda yer verilen kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere kasten yaralama suçu üç farklı seçimlik hareketle işlenebilir;

· Kasten başkasının vücuduna acı vermek

· Kasten sağlığının bozulmasına neden olmak

· Kasten algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmak

Bu üç seçimlik hareketten herhangi birinin gerçekleşmesi, suçun oluşumu için yeterlidir. Uygulamada çoğu zaman “vücuda acı verme” unsurunun ön planda değerlendirildiği görülmekteyse de kanun koyucu açık biçimde sağlığın veya algılama yeteneğinin bozulmasını da bağımsız seçimlik hareketler olarak düzenlemiştir.

II. Sağlığın Bozulması Kavramı

Sağlığın bozulması kavramı yalnızca fiziksel hastalık veya bedensel zarar ile sınırlı değildir. Sağlığın bozulmasını hem beden sağlığı hem de akıl ve ruh sağlığı bakımdan anlamak gereklidir. Nitekim kanun koyucu ayrıca algılama yeteneğinin bozulmasını da özel olarak düzenleyerek kişinin ruhsal sağlığını açıkça koruma altına almıştır.

Kişi sağlığını bozacak hareketlerin, mutlaka tıbbi bir hastalığa neden olması gerekmemektedir. Sağlıklı bir kişinin iyi halini bozan veya mevcut hastalığının artmasına sebep veren bir harekete maruz kalması da bu suçu oluşturacaktır. Sağlığın bozulmasının belirli bir süre devam etmesi gerekmemektedir. ¹ Geçici nitelikte dahi olsa ruhsal veya bedensel dengenin bozulması suçun oluşması için yeterlidir. Örneğin mağdurun sinir krizi geçirmesi, yoğun korku yaşaması veya psikolojik tedavi gerektirecek bir ruhsal sarsıntıya maruz kalması da bu kapsamda değerlendirilebilecektir. Yargıtay gerçekleşen zararın, ispatı konusunda uzman hekim raporuna oldukça önem vermektedir. ²

III. Algılama Yeteneğinin Bozulması

Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin birinci fıkrasında yer alan bir diğer seçimlik hareket, algılama yeteneğinin bozulmasıdır. Algılama; “Bir olayı veya bir nesnenin varlığını duyum yolu ile yalın bir biçimde bilinç alanına almak, idrak etmektir.” Bu bağlamda algılama yeteneğinin bozulmasından, kişinin anlama, düşünme ve muhakeme etme yeteneklerinde karışıklık veya düzensizlik meydana getiren her türlü müdahale anlaşılmalıdır.

Akli melekelerde düzensizlik oluşması, ruhsal dengenin normal durumdan sapması ve kişinin zihinsel fonksiyonlarında geçici veya kalıcı bozulma meydana gelmesi bu kapsamda değerlendirilmelidir.

Öğretide hipnotik hareketler, korkutucu, sinir bozucu, sağlık veya algılama yeteneğini etki edecek dolaylı hareketlerin de bu suç kapsamına girebileceği düşünülmektedir. ³

Bu konuyu detaylandırarak algılama yeteneğinin bozulmasına örnek vermemiz gerekirse;

· Bir kimsenin yemeğine algılamayı bozacak nitelikte madde katılması

· Korkutma veya yoğun psikolojik baskı sonucu uyku bozukluğu meydana gelmesi

· Hipnotik etki doğuracak müdahaleler

· Ruhsal çöküntüye yol açacak davranışlar gösterilebilir.

Burada suçun oluşması için esas olan hukuken geçerli bir illiyet bağının varlığıdır.

Yargıtay’ın değerlendirmesinde algılama yeteneğinin bozulması ve ruhsal sağlığın bozulması iddialarında, mağdurun salt beyanı yeterli görülmeyebilmekte; bu bozulmanın hekim raporuna yansıyacak nitelikte objektif olarak tespit edilmesi aranmaktadır.

IV. Suçun Serbest Hareketli Niteliği

Kasten yaralama suçu serbest hareketli bir suçtur. Suçun kanuni tanımında hangi hareketle işlenebileceği sınırlı biçimde belirtilmemiştir. Bu nedenle yaralama neticesini doğurmaya elverişli her türlü hareket bu suçu oluşturabilir. Nitekim yaralama kapsamında değerlendirilecek bazı hareketlere örnek vermemiz gerekirse; vurma, delici kesici alet saplama, itme, yüksekten atma, korkutma, hastalanmasına neden olacak ilaç verme gibi her türlü kişinin yaralanmasına veyahut hasta etmek suretiyle iyi halinin bozulmasına sebep olacak hareketle bu suçun oluşmasına yol açabilecektir. Yaralama suçu icrai hareketle işlenebileceği gibi ihmali davranışla da işlenebilecektir. ⁷

Türk Ceza Kanunu – Madde 88; “Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.”

Suçun hareket niteliğinin daha net anlaşılması için bu konuyu örneklendirmemiz gerekirse; kendisini koruyamayacak durumda olan bir kimsenin soğuğa terk edilmesi sonucu donma meydana gelmesi ihmali davranışla yaralama suçunu oluşturabilecektir.

İhmali davranışla yaralamada failin yükümlülük temelindeki ihmali davranışıyla yaralama neticesine neden olup olmadığı ise ayrıca değerlendirilmelidir.

V. İlliyet Bağı ve Objektif İsnadiyet

Kasten yaralama suçunda cezai sorumluluğun doğabilmesi için failin eylemi ile meydana gelen netice arasında uygun nedensellik bağının bulunması zorunludur. Ancak ceza sorumluluğu açısından salt fiziksel nedensellik yeterli değildir; ayrıca neticenin faile objektif olarak isnat edilebilir olması gerekir.

Objektif isnadiyetin varlığının kabulü, failin olaydaki kastının veya taksirinin değerlendirilmesinden önce hareketle netice arasındaki nedenselliğin ve hukuki değerlendirme yapılarak neticenin ona yüklenebileceğinin belirlenmesine bağlıdır. Failin fiilinin eseri olmayan neticeler ise ona yüklenmemelidir. ⁸

Dolayısıyla özellikle ruhsal bozulma, psikolojik etkilenme veya algılama yeteneğinin zedelenmesi gibi durumlarda, somut olayda meydana gelen neticenin gerçekten failin fiilinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı dikkatle değerlendirilmelidir. İlliyet bağının kesildiği veya üçüncü bir nedenin devreye girdiği hallerde cezalandırılabilirliğin temel şartlarından olan illiyet bağı kesileceğinden sorumluluk söz konusu olmayacaktır.

VI. Sonuç

Tüm bu anlattıklarımız doğrultusunda kasten yaralama suçunun yalnızca fiziksel yaralamayla sınırlı olmayan, bireyin bedensel ve ruhsal bütünlüğünü geniş anlamda koruyan bir suç tipi olduğu vurgulanmıştır. Sağlığın bozulması ve algılama yeteneğinin zedelenmesi, kanun koyucu tarafından bağımsız seçimlik hareketler olarak düzenlenmiş olup, bu hallerin gerçekleşmesi için kalıcı bir hastalık ya da ağır fiziksel zarar şart koşulmamıştır.

Nitekim yine gerçekleştiren haksız fiilde süreklilik veya sistematiklik aranmamakta olup bir kereye mahsus anlık eylemler de bu suçun kapsam alanına girecektir.

Ruhsal travmalar, algılama yeteneğinde geçici bozulmalar, psikolojik sarsıntılar ve dolaylı müdahaleler de suç kapsamında değerlendirilebilmektedir. Ancak bu değerlendirme yapılırken nedensellik bağı ve gerçekleşen fiilin doğrudan failin hareketiyle ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceği titizlikle incelenmeli, neticenin faile hukuken yüklenebilir olup olmadığı somut olay çerçevesinde belirlenmelidir.

Bu yönüyle kasten yaralama suçu; bireyin yalnızca bedensel değil, aynı zamanda zihinsel ve ruhsal bütünlüğünü de koruyan bütüncül bir normatif düzenleme niteliği taşımakta olup sistematiklik aramayan, münferit davranışlarla da tamamlanan bir suçtur.

Kaynakça

· ¹ Tezcan, Erdem, Önok; s. 183; Centel, Zafer, Çakmut, Çakmut; s. 133; Özbek, Kambur, Doğan Bacaksız; s. 249.

· ² Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020/174 E., 2022/602 K.

· ³ Tezcan, Erdem, Önok; s. 186; Centel, Zafer, Çakmut, Çakmut; s. 132.

· ⁴ Yargıtay Ceza Genel Kurulu 21.06.2011 gün ve 2011/10-120 E., 2011/143 K.; Akçin, Erel, Halitoğlu, Bozoğlu, Fazla, Örer, Özbey; s. 436

· ⁵ Yargıtay 12. Ceza Dairesi 03.07.2019 T., 2017/10383 E., 2019/8044 K.

· ⁶ Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/11935 E., 2019/7167 K.

· ⁷ Kocalar, Salih; Biçen, Yunus. Kasten Yaralama Suçu Örneğinde Genel Hükümler, Birinci Baskı, Mart 2019, S. 21-22.

· ⁸ Centel, Zafer, Çakmut, s. 283