T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2025/6584
K. 2025/8132
T. 21.10.2025
* İŞTEN ÇIKIŞ KODUNUN DÜZELTİLMESİ ( Dosya Kapsamı Ve Dava Dilekçesi İçeriği Dikkate Alındığında Davacının İşten Çıkış Kodunun Düzeltilmesi Gerektiğinin Tespitine İlişkin Davayı Açmakta Güncel Hukuki Yararı Bulunduğu Anlaşılmakla İşin Esasına Girilmesi Gerekirken Hukuki Yarar Yokluğundan Talebin Reddinin Hatalı Olduğu )
* DAVA AÇMAKTA HUKUKİ YARAR ( İşçinin SGK’ya 46 Koduyla Bildirilmesi Nedeniyle Yeni İş Bulmasının Zorlaşması ve İtibar Kaybı Gibi Sonuçlar Doğurması Karşısında Tespit Davası Açmakta Güncel Hukuki Yararı Bulunduğu )
6100/m.115
ÖZET: Uyuşmazlık; işten çıkış kodunun düzeltilmesi istemine ilişkin davada hukuki yararın bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Tespit davası kendine özgü davalardan olup dava sonucunda verilen kararın icra ve infaz kabiliyeti yoktur.
Tespit davalarında davacının amacı, bir hak veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun veyahut içeriğinin belirlenmesi olup hak veya hukuki ilişkinin varlığı yahut yokluğu tespit davası açılabilmesi için tek başına yeterli değildir. Bundan başka, tespit davasının dinlenebilmesi için konusunu oluşturan hak veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının Mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunması gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsü olduğundan eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir.
Hukuki yararın bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hâkim tarafından da resen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti hâlinde davanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesine göre dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir.
Uygulamada çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak SGK'ya bildirildiği iddiasıyla işveren aleyhine açılan davalar, "çıkış kodunun düzeltilmesi davası" olarak adlandırılmakta ise de davanın SGK'ya yöneltilemediği de dikkate alındığında "tespit davası" niteliğindedir.
Dosya kapsamı ve dava dilekçesi içeriği dikkate alındığında, davacının işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin davayı açmakta güncel hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla; işin esasına girilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğundan talebin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
DAVA : Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR : I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraf bünyesinde 22.03.2023 tarihinde perakende satış elemanı olarak çalışmaya başladığını, 21.09.2024 tarihinde, müvekkili davacı hakkında işveren davalı firma yönetici ... tarafından, müvekkili davacının çalışmakta olduğu ... Şubesinde envanter sayımında 120.510,00 TL açık tespit edildiği gerekçesiyle savunmasının istendiğini ve 3 gün sonra 24.09.2024 tarihinde (46) işten çıkış kodu ile işten çıkartıldığını oysaki bahse konu envanter açığı ile ilgili olarak müvekkili davacının hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, envanter açığı bulunması bahanesi ile müvekkilinin işten çıkış kodunun yüz kızartıcı suç işlemiş gibi (46) olarak bildirilmesinin hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu, müvekkili davacının, haksız şekilde bildirilen bu kod sebebiyle yeni iş bulmakta zorlanacak olmasının yanı sıra iftira niteliğinde olan bu suçlayıcı davranışı kabul etmesinin mümkün olmadığını belirterek davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) (...) olarak bildirilen işten çıkış kodunun (...) olarak değiştirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; konu ile ilgili olarak devamsızlık tutanakları tutulduğunu, kamera kaydı görüntülerinin ve durum tespit tutanaklarının incelendiğini ve bu doğrultuda davacının iş sözleşmesinin 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25/2 hükmü uyarınca haklı neden ile feshedildiğini ve bu sebeple davacının işten ayrılış kodunun SGK'ya işten ayrılış sebebi ile uyumlu olarak verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; karar tarihi itibarıyla UYAP kapsamında yapılan sorgulamada davacı tarafça, davalı aleyhine iş sözleşmesinin feshinin değerlendirilebileceği başkaca eda davası açmamış olduğunun görüldüğü, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğine ilişkin başkaca sunulan bir belge de mevcut olmadığı, dosyada mevcut belgeler doğrultusunda eda davası açılmasında bir engel bulunmadığının tespit edildiği, eda davası açılabilecek hâllerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Eda davası açılmamış olması sebebiyle tespit davası açılmasında hukuki yarar olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, henüz 22 yaşında olan kişinin (46) (işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması) işten çıkış kodu ile işten çıkartılması sonucu yeni bir iş bulunmakta zorlanacağı gerçeğinin ortada olduğunu,
2. Davalı tarafın davacının iş sözleşmesinin geçerli sebebe dayanarak feshedildiğine yönelik ispat külfetini yerine getiremediğini,
3. Davacının işsizlik ödeneğinden mahrum kalmasının da eldeki davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğunu ortaya koyduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; işten çıkış kodunun düzeltilmesi istemine ilişkin davada hukuki yararın bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Mahkemeden istenilen hukuki korunmaya göre davalar; eda davaları, tespit davaları ve inşai davalar olarak ayrılmaktadır. Eda davalarında, bir şeyin yapılması, bir şeyin verilmesi veya bir şey yapılmaması istenmekte iken; inşai (yenilik doğuran) davalar ile de var olan bir hukuki durumun değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durumun yaratılması istenir. İnşai (yenilik doğurucu) davanın kabulüyle yeni bir hukuki durum yaratılır ve hukuksal sonuç genellikle bir yargı kararı ile doğar. Tespit davaları ise, bir hakkın veya bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının yahut bir belgenin sahte olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Tespit davası kendine özgü davalardan olup dava sonucunda verilen kararın icra ve infaz kabiliyeti yoktur.
Tespit davalarında davacının amacı, bir hak veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun veyahut içeriğinin belirlenmesi olup hak veya hukuki ilişkinin varlığı yahut yokluğu tespit davası açılabilmesi için tek başına yeterli değildir. Bundan başka, tespit davasının dinlenebilmesi için konusunu oluşturan hak veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının Mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunması gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsü olduğundan eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir.
Hukuki yararın bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hâkim tarafından da resen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti hâlinde davanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesine göre dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir.
Uygulamada çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak SGK'ya bildirildiği iddiasıyla işveren aleyhine açılan davalar, "çıkış kodunun düzeltilmesi davası" olarak adlandırılmakta ise de davanın SGK'ya yöneltilemediği de dikkate alındığında "tespit davası" niteliğindedir.
Dosya kapsamı ve dava dilekçesi içeriği dikkate alındığında, davacının işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin davayı açmakta güncel hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla; işin esasına girilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğundan talebin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
kazanci.com