T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
23. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/3601
KARAR NO : 2025/537
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 2. İCRA HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/05/2022
NUMARASI : 2021/1065 Esas - 2022/1163 Karar
DAVANIN KONUSU : Şikayet
KARAR TARİHİ : 27/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2025
Yukarıda ayrıntıları belirtilen mahkeme kararının süresi içinde istinafen incelenmesi davalı tarafından talep edilmekle, görevlendirilen Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra heyetçe yapılan müzakere sonucunda duruşma açılmaksızın gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı/borçlu vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı/banka tarafından müvekkilinin satış bedelini ödediği halde terkin edilmeyen ipoteklere istinaden müvekkili aleyhine Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün 2020/18917 esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, müvekkilinin dava dışı ... şirketinden, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi çerçevesinde taşınmaz satın aldığını, satın almış olduğu taşınmazın tüm satış bedellerini ödeyen müvekkiline dava dışı şirket tarafından müvekkile tapuları verildiğini ve taşınmazların müvekkili adına tescil edildiğini, ancak dava dışı inşaat şirketinin inşaat faaliyetleri çerçevesinde davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle taşınmazın müvekkili adına tescilinden önce taşınmaz kaydına konulan ipoteğin, taşınmazın müvekkiline tescili esnasında fek edilmediğini, tescilden sonra ipoteğin fek edileceği sözü verilmiş olmasına rağmen fek edilmeyen ipoteğin mahkeme kararı ile fekki için ... T.A.Ş. ve dava dışı .. şirketine karşı Bakırköy 6 Tüketici mahkemesinde dava ikame ettiklerini, açmış oldukları dava çerçevesinde davaya konu edilen 248 ve 595 bağımsız bölüm numaralı işbu davaya da konu edilen taşınmazlar üzerindeki ipoteğin banka tarafından paraya çevrilmesi cihetine gidilmemesi için ihtiyati tedbir talep edildiğini, Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesinin 2019/1449 sayılı dosyada açılan dava ile tedbir talebini kabul ettiğini, tedbir kararının dilekçe ekinde olduğunu, tedbir kararında müvekkile ait İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, ... Mahallesi 382 nolu ada 43 parsel üzerinde kayıtlı ... Blok ... numaralı bağımsız bölüm ile, İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, ...Mahallesi 382 nolu ada 43 parsel üzerinde kayıtlı ... Blok 601 (yeni bağımsız bölüm nosu:...) numaralı bağımsız bölümlerin tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini ve söz konusu ara kararda; "... davalılar tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılacak icra takipleri nedeniyle ... cebri icra yoluyla satışının ihtiyati tedbiren durdurulmasına" denildiğini, söz konusu ihtiyati tedbir kararı karşısında icra takibinin başlatılması, takibe devam edilmesi ve ipoteğin paraya çevrilmesi için taşınmazın satışının yapılmasının mümkün bulunmadığını, dava konusu takip ile paraya çevrilmek istenen ipotek yüklü taşınmazların tüm iktisap bedellerinin müvekkili tarafından ödendiğini, bu hususun bankanın bilgisi dahilinde olduğunu, taşınmaz üzerine davalı banka tarafından konulan ipoteğin taşınmazın iktisabına dair borcun tamamının ödenmiş olması sebebiyle hukuka ve fiili duruma açıkça aykırılık oluşturduğunu belirterek dava konusu takibe dayanak gösterilen ipoteklerin paraya çevrilmemesi hususunda geçerli mahkeme kararına rağmen başlatılan icra takibinin müvekkili açısından iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı/alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu ... A.Ş. arasında imzalanan sözleşmelere istinaden krediler kullandırıldığını, kredilerin teminatını teşkil etmek üzere ... A.Ş.'ne ait İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, ...Mah., 382 ada, 43 parsel sayılı taşınmazdaki bağımsız bölümler üzerine çeşitli tarihlerde müvekkili lehine ipotekler tesis edildiğini, borçlunun krediden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle İİK 68/b ve İİK 150/I maddesine uygun olarak Beyoğlu 23. Noterliği'nin 20/12/2019 tarih ve 19473 yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, davacıya ise 20.01.2020 tarih ve 1904 yevmiye numarası ile ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamelerin borçlu firmanın sözleşmedeki adresine, davacının tapuda kayıtlı adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ve kredi hesabının kat edildiğini, bununla birlikte müvekkili bankanın ipotekli taşınmazı ipotek yükü ile devralan maliklere de ihtarname keşide ettiğini, ardından Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2019/18917 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, takibin hukuka uygun olduğunu İİK 150/ı maddesi gereği icra emri gönderildiğini, davacının ipotek hakkında ilamlı takip yapılamayacağı yönündeki iddiasının mesnetsiz olduğunu, ihtarnamenin hem kredi borçlusuna hem de davacı ipotekli taşınmaz malikine usulüne uygun tebliğ edildiğini, ihtarnameye itiraz edilmediğini, itiraz edilmiş olsa bile icra emri gönderilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, zorunlu takip arkadaşlığına uyulduğunu, davacının borca, faize ve ferilerine itirazının yersiz olduğunu, Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesinin 2019/1449 esas sayılı dosyasında ipoteğin fekki davası açılmasının takip açılmasına ve takip işlemlerine devam edilmesine engel teşkil etmediğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi; davacıya çıkartılan ... barkod nolu hesap kat/muacceliyet ihtarının ... mah ... Paşa cad ... Esenyurt adresine tebliğe çıkarıldığı ve adreste "...'den muhatabın sorulduğu ve muhatabın adresten ayrılmış olduğunun" belirtilerek 27/01/2020 tarihinde tebligatın bila tebliğ iade edilmiş olduğu, Esenyurt Tapu Müdürlüğünün 28/04/2022 tarih ve 4887239 sayılı yazılarına göre davacının tapuya bildirmiş olduğu adresin "... mah. ... Paşa cad ... Esenyurt olduğundan tebligatın İİK 68/b hükmüne göre tebliğ edilmiş olmasından da bahsedilemeyeceğinden davacı üçüncü kişiye yapılan muacceliyet ihtarının usulüne uygun olmadığı, usulüne uygun hesap kat/muacceliyet bulunmaması halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinin yapılmasının mümkün olmadığı ve bu durumun mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği, davacı yönünden örnek no:6 icra emrinin iptaline karar vermek gerektiği gerekçesi ile şikayetin kabulüne, Büyükçekmece 2 İcra Müdürlüğünün 2020/18917 Esas sayılı dosyasında icra emrinin davacı yönünden iptaline karar vermiştir.
Davalı/alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesinde saydığı nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Takip dosyası içeriği UYAP üzerinden incelendiğinde ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra davalı alacaklı ... vekilinin 13/02/2024 tarihinde takip dosyasına müracaatla satış taleplerini geri aldığı, İİK 150/e madde uyarınca takibin düştüğünü bildirdiği, icra müdürlüğünün 13/02/2024 tarihli kararıyla ipotekli taşınmazlar üzerindeki 150/c şerhlerinin kaldırılmasına ve dosyanın vazgeçme/feragat ile kapatılmasına karar verildiği, böylecek takibin İİK'nın 150/e maddesi uyarınca düşmüş olduğu ve takip dosyasının kapatıldığı anlaşıldığından eldeki şikayet başvurusu konusuz kalmış olup, konusuz kalan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve HMK'nın 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tarafların, şikayetin yapıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar verilmesi gerekir.
İlk derece mahkemesince davacı/borçluya gönderilen hesap kat/muacceliyet ihbarnamesinin İİK 68/b maddesine göre tebliğ edilmiş sayılamayacağından hareketle şikayetin kabulüne, icra emrinin iptaline karar verilmiş ise de; davacının dava dilekçesinde; kendisine gönderilen hesap kat/muacceliyet ihbarnamesinin usulsüz tebliğ edildiği yahut İİK'nın 150/ı, 148/a ve 68/b maddelerine göre tebliğ edilmiş sayılamayacağı yönünde bir şikayeti bulunmamaktadır. Bu yöndeki iddia süresiz şikayet yoluyla ileri sürülebilir ise de, davacı tarafça dilekçesinde bu yönde bir şikayet bulunmadığından mahkemece re'sen incelenmez. Taleple bağlılık ilkesi gereği, haklılık durumunun değerlendirmesinde şikayet konusu yapılan hususla ve kamu düzeni yönünden resen gözetilmesi gereken hususlarla ilgili bir değerlendirme yapılması zorunludur.
Davacı/borçlu dilekçesinde; Tüketici Mahkemesinde ipoteğin fekki için açtığı davada mahkemece verilen tedbir kararına aykırı olarak takip başlatıldığı, taşınmazın bedelinin satıcıya ödenmiş olduğunun alacaklı banka tarafından da bilindiğinden ipoteğin fiili duruma aykırı olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir. Davacı/borçlunun taşınmazları ipotekle yüklü olarak satın almış olup, satış bedelinin önceki malik satıcı firmaya ödemiş olması, alacaklı bakımından ipotekli takip yapılmasına engel değildir. Diğer yandan davacının dayandığı Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesinin 01.11.2019 tarihli tedbir kararında "2-Dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ipoteklerin paraya çevrilmemesi ve bağımsız bölümlerin dava sonuna kadar satışının yapılmaması konusunda ihtiyati tedbir konulmasına" şeklinde karar verilmiş olup tedbirin ipotekli taşınmazın satışına engel nitelikte olduğu, takip başlatılmasının yasaklanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan tedbirin ipotekli takip başlatılmasına engel teşkil etmediği, sadece başlatılan takipte ipotekli taşınmazın satışına gidilemeyeceği anlaşıldığından davacının şikayetinde haklı olmadığı anlaşılmış olup, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun şikayetin konusuz kalması ve haklılık durumu gözetilerek HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayet konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KABULÜNE, Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/1065 Esas - 2022/1163 Karar sayılı, 30/05/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
1-Şikayat konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığını,
2-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubuna ve 556,10-TL bakiye harcın davacıdan Hazine yararına tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 12.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
II-Davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinden, peşin alınan 80,70-TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
III-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden ve haklılık durumu gözetilerek davalı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf başvuru harcı ve 105,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 326,20-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
IV-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere neticesinde İİK'nın 364. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/03/2025