Olay, dün saat 17.00 sıralarında, Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre H.Ç., soğuk hava deposu bulunan Elif Çalışkan’a armut sattı. Ödemesini yapan Çalışkan’dan ihracatta kullanılan 5 milyon TL’lik armut kasası satın alan H.Ç. ise borcunu ödemedi. Çalışkan, İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat olan kız kardeşi Hatice Kocaefe aracılığıyla hukuki süreç başlatınca, H.Ç. ile aralarında husumet oluştu. Yine iddiaya göre kız kardeşleri telefonda tehdit eden H.Ç., hakkında başlatılan icra takibinin geri çekilmesini istedi. Çalışkan ile Kocaefe olumsuz yanıt verip, hukuki sürecin devam edeceğini belirtti.
2 kız kardeş, babaları Rahmi Kocaefe ve erkek kardeşleri Muammer Kocaefe ile birlikte sahibi oldukları soğuk hava deposuna yürüyerek gittikleri sırada, otomobille önlerini kesen H.Ç. tarafından silahla ateş açıldı. Şüpheli otomobille kaçarken, Elif Çalışkan dizinden Hatice Kocaefe ise göğsünden yaralandı.
İhbarla bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hatice Kocaefe ambulansla kaldırıldığı Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Tedaviye alınan Elif Çalışkan’ın sağlık durumunun ise iyi olduğu öğrenildi.
Çalışma başlatan jandarma ekipleri, olaya ilişkin 2 kişiyi gözaltına aldı. Saldırgan H.Ç.’nin yakalanması için de çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
SALDIRI KAMERADA
Bursa’nın Gürsu ilçesinde H.Ç.’nin, borcunu ödemediği için hakkında icra takibi başlatan soğuk hava deposu sahibi Elif Çalışkan'ı yaralayıp, avukat kız kardeşi Hatice Kocaefe’yi (26) tabancayla vurarak öldürdüğü saldırının güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı. Soğuk hava deposunun güvenlik kamerasına yansıyan görüntüde iki kız kardeşin yanlarında babaları ve erkek kardeşleriyle depodan çıkıp, toprak yolda yürüdüğü sırada, mahalle yolunda ilerleyen siyah otomobilden ateş açıldığı, kurşunların isabet ettiği kardeşlerin yere yığıldığı görüldü. Silah sesiyle birlikte çevredeki hayvanların koşarak uzaklaştığı, Elif Çalışkan’ın dizine isabet eden kurşuna rağmen yerden kalkıp, babası ve erkek kardeşiyle birlikte, ağır yaralanan kız kardeşi Hatice Kocaefe’ye yardıma gittiği anlar da görüntüye yansıdı. Silah seslerini duyan çevredekilerin de yardıma koştuğu görüldü.
KEŞİF YAPMIŞ
Öte yandan H.Ç.’nin saldırıdan önce mahallede 16 AGB 45 plakalı otomobiliyle 3-4 kez tur atıp, keşif yaptığı anlar ile saldırıyı düzenleyip, kaçtığı anlar da kameraya yansıdı.
BAKAN GÜRLEK'TEN AÇIKLAMA
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bursa'da Avukat Hatice Kocaefe'nin öldürülmesine ilişkin sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bursa’da menfur bir saldırı sonucu Avukat Hatice Kocaefe’nin hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrendim. Avukatlarımız, yargının kurucu unsurlarından biri olarak adaletin sağlanmasında hayati bir rol üstlenmektedir. Bu onurlu mesleğe yönelen her saldırı, adalete ve hukuk devletine yönelmiş bir tehdittir. Hayatını kaybeden genç avukat arkadaşımıza Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve tüm hukuk camiamıza başsağlığı, yaralanan vatandaşımıza acil şifalar diliyorum. Bu alçak saldırının failleri hukuk önünde mutlaka hesap verecek; savunma makamına yönelen hiçbir tehdide asla müsamaha gösterilmeyecektir" ifadelerini kullandı.
"AVUKAT HATİCE KOCAEFE’NİN KATLEDİLMESİ TOPLUMSAL ŞİDDET VE İTİBARSIZLAŞTIRMANIN SONUCUDUR"
Türkiye Barolar Birliği'nden yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı; "28 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Barosu üyesi meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe, Bursa’nın Gürsu ilçesinde aynı zamanda müvekkili olan kardeşi ile birlikte uğradığı silahlı saldırı sonucu ağır yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede ne yazık ki yaşamını yitirmiştir. Acımız ve öfkemiz büyüktür.
Meslektaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan bu cinayet ülkede artan şiddet ikliminin, hukuk tanımazlığın, adalete olan inancın zayıflatılmasının ve kamu yetkisini kullanan kişiler de dahil olmak üzere avukatı itibarsızlaştırarak şiddete açık hale getiren sorumsuzca yaklaşımların can alıcı bir sonucudur. Bugünkü tablo bir rastlantı değil, avukatlık mesleğinin sistematik bir biçimde hedef alınmasına yönelik birikimin yansımasıdır.
Avukatı yargı mensubu olarak görmek yerine müvekkili ile özdeşleştirerek uyuşmazlığın tarafı haline getirmek, yurttaşın hak arama özgürlüğünü, hukukun üstünlüğünü ve nihayetinde toplumsal barışı hedef almaktır. Yargısal faaliyete kurşun sıkan yaklaşıma karşı etkili yaptırımların uygulanmaması olası faillere cesaret vermektedir. Caydırıcı yasal düzenlemelerin ısrarla hayata geçirilmemesi, duruşma salonlarından haciz mahallerine kadar her alanda can güvenliği riskini artırmaktadır.
Savunmaya dönük saldırıların tüm yurttaşlarımızın hak arama hürriyetine dönük olduğunu ısrarla vurgulamakla birlikte, avukatlara ve avukatlık mesleğine yönelen şiddetin son bulması için TBMM’ye ve Adalet Bakanlığı’na sunduğumuz öneriler çerçevesinde bütüncül politikalar geliştirilmesinin zorunlu olduğunu tekrar ifade ederiz.
Faili ya da faillerin yakalanması ve en ağır cezaya çarptırılması için hukuki süreci sonuna kadar takip edeceğimizi belirtir, meslektaşımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, kederli ailesine ve tüm hukuk camiasına başsağlığı dileriz."