Çözüm süreci ile getirilmek istenen hususlar, terör ve terörist ile bir nevi uzlaşma süreci gibi görünmektedir. Her suçta uzlaşma olmaz. Genellikle şikayete bağlı suçlar, hafif suçlar veya mala karşı işlenen suçlar, uzlaşma kapsamındadır.
Her şeyden önce “Devlet, terör örgütü ve terörist ile anlaşma yapamaz,”
Terörist; teslim olur, suçunu itiraf eder, bu koşullar altında ve yasada yer alan indirim maddeleri uygulanarak hüküm kurulur. Aksi davranış, “Anayasayı İhlal Suçu yanında” diğer bir takım suçları da oluşturur.
Türkiye Cumhuriyeti, son yıllarda değişik isimler altında bir takım sorunlu günler yaşamaktadır. Bu sorunlar “Çözüm Süreci, Açılım Süreci, Akil Adamlar, Seyyar Sınır Mahkemeleri, Demokratik Açılım ve Kardeşlik Süreci” gibi isimlerle adlandırılmaktadır. Suni olarak yaratılan bu süreç ve sorunların temelinde “Terör örgütü ve mensupları ile anlaşmalar yapmak, değişik ırk ve kökene mensup olduğunu sanan ve iddia eden kişilere özerklik tanımak” gibi isteklere dayanmaktadır.
Bu konuda tek çözümü ve son sözü Atatürk söylemiştir: “Bugünkü Türk milleti siyasî ve sosyal toplumu içinde kendilerine; Kürtlük fikri, Çerkeslik fikri ve hatta Lâzlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlarımız vardır. Fakat geçmiş zamanın zorba ve baskı devirleri mahsulü olan bu yanlış adlandırmalar, birkaç, düşman âleti gerici, beyinsizden başka hiçbir millet ferdi üzerinde üzüntüden başka bir tesir yapmamıştır. Çünkü bu millet fertleri de umum Türk toplumu gibi aynı ortak geçmişe, tarihe, ahlâka, hukuka sahip bulunuyorlar.”
Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa’sında yer alan; değiştirilmesi bir yana, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyecek maddeleri de bu konuya açıklık getirmekte ve son noktayı koymaktadır:
“Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti Ankara'dır.”
Anayasa’da yer alan bu maddeler, “açılım süreci veya benzer süreçler” ile getirilmesi istenen bütün konuları yasa dışı kılmaktadır. Bu bakımdan, değişik isimler altında “Çözüm Süreci” olarak gösterilen çalışmaların bir dayanağı yoktur. Aksi şekilde hareket edecek kişiler Anayasayı ihlal suçunu işlemiş olacaklardır.
Avukat Ahmet Erdem AKYÜZ