T. C.
Y A R G I T A Y
H U K U K G E N E L K U R U L U
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
Esas No : 2025/15-80
Karar No : 2025/685
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 10.09.2024
SAYISI : 2024/885 E., 2024/936 K.
ŞİKAYETÇİ ALACAKLI :
BORÇLU :
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10.06.2024 tarihli ve 2023/7733 Esas, 2024/6069 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki şikâyet isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikâyetin reddine karar verilmiştir.
Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikâyeti kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir
Direnme kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması, 5311 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 366. maddesi hükmü gereğince işin ivediliği ve niteliği nedeniyle uygun bulunmadığından borçlu vekilinin duruşma talebinin reddine karar verilip Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TALEP
Alacaklı vekili; borçlu aleyhine başlattıkları genel haciz yoluyla ilâmsız takipte borçlu adına tapuda kayıtlı olan taşınmazların haczedildiğini, haczedilen bu taşınmazlarla ilgili üçüncü kişi tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının kabul edildiğini, tapu iptali ve tescil kararının haciz durumundaki mülkiyet durumunu değiştirmeyeceğini belirterek icra müdürlüğüne başvurduklarını ancak icra müdürlüğünce mülkiyet durumu değiştiği gerekçesiyle 26.08.2021 tarihli işlemi ile satış talebinin reddedildiğini, anılan bu işleminin iptali için icra mahkemesine başvurduklarını, Kayseri 5. İcra (Hukuk) Mahkemesince şikâyetin kabulüne ve icra müdürlüğünün 26.08.2021 tarihli işleminin kaldırılmasına karar verildiğini, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın kesin olması nedeniyle istinaf başvurusunun reddedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra icra müdürlüğüne başvurarak satış talep ettiklerini, icra müdürlüğünün şikâyete konu 13.06.2023 tarihli işlemi ile İİK'nın geçici madde 18/3 hükmüne göre satış giderlerinin yatırılmadığı gerekçesiyle satış talebinin reddedildiğini ve hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, Satış Giderleri Tarifesinin (Tarife) 08.03.2022 tarihli ve 31772 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 22.03.2022 tarihinde kesinleştiğini, bu karar kesinleşmeden satış talep edilemeyeceğini, Tarife henüz yürürlüğe girmeden önce satış talep ettiklerini ancak icra müdürlüğünün 26.08.2021 tarihli hatalı işlemi nedeniyle satışın zamanında yapılamadığını ileri sürerek icra müdürlüğünün 13.06.2023 tarihli işleminin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Borçlu vekili; Tarife yürürlüğe girmeden önce satış talep edilmişse de İİK’nın geçici 18. maddesi uyarınca kıymet takdiri, muhafaza ve satış giderlerinin tamamının Kanun’da belirtilen süre içerisinde yatırılmazsa satış talebinin gerçekleşmemiş sayılacağını, Tarife'nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde giderler peşin olarak yatırılmadığı takdirde hacizlerin kalkacağını belirterek şikâyetin reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2023 tarihli ve 2023/307 Esas, 2023/351 Karar sayılı kararı ile; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, taşınmazlarla ilgili mahkeme kararı olmasının veya mülkiyet durumunun değişmesinin kalan satış avansını yatırmaya engel olmadığı, Tarife'den önce satış talebinde bulunanlar için İİK’nın geçici madde 18/3 hükmünün uygulanacağı, Tarife'de belirtilen giderlerin bir yıl içinde yatırılmaması hâlinde satış talebinin vaki olmamış sayılacağı, satış talebi vaki olmaz ise taşınmazlar üzerine konulan 25.04.2014, 03.02.2016 ve 04.11.2016 tarihli hacizlerin kalkmış sayılacağı, kalkan haciz üzerinden satış istenemeyeceği gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.09.2023 tarihli ve 2023/1046 Esas, 2023/1023 Karar sayılı kararı ile; somut olayda borçlu adına kayıtlı taşınmazlar üzerine 03.02.2016 ve 04.11.2016 tarihlerinde haciz konulduğu, alacaklı vekili tarafından 06.10.2016 tarihinde taşınmazların satışının talep edildiği ve 100,00 TL satış avansının yatırıldığı, alacaklı vekilinin 13.06.2023 tarihinde taşınmazların satışı için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiği, 08.03.2022 tarihinde yürürlüğe giren Tarife'nin "Geçiş hükümleri" kenar başlıklı geçici 1. maddesinin "Bu Tarife hükümleri; a) Bakanlıkça resmî internet sitesinden elektronik satış uygulamasına geçileceği duyurulan il veya ilçelerde belirlenen tarihten sonra haczedilecek mallar hakkında, b) Ülke genelinde ise, İcra ve İflâs Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yılın sonunda haczedilecek mallar hakkında, uygulanır" şeklinde olduğu, somut olayda haciz tarihinin 03.02.2016 olduğu, bu durumda İİK'nın geçici madde 18/2-1 hükmü uyarınca geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı, dolayısıyla icra müdürlüğünce eksik olan avansın tespit edilerek alacaklıya yatırması için süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikâyetin kabulüne ve icra müdürlüğünün 13.06.2023 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ İNCELEME SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"...Somut olayda alacaklı vekili tarafından 06.10.2016 tarihinde satış talep edildiği, taşınmazlar üzerinde ise icra müdürlüğünce konulan 25.04.2014, 03.02.2016, 04.11.2016 tarihli hacizlerin bulunduğu tapu kaydından anlaşılmıştır. 30.11.2021 tarihinde yayımlanan 7343 S.K. ile İİK madde 106 ve 110’da değişikliklerin yapıldığı, buna göre değişiklik sonrası ilgili 106/3 maddesinde “Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur.” hükmünün yer aldığı, 7343 Sayılı Kanunun 33. maddesiyle İcra İflas Kanununa geçici madde 18’in eklendiği, geçici madde 18/2 gereğince 106. ve 110. maddelerde yapılacak değişikliklerin 111/b maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlanacağı, bu yönetmeliğin de 08.03.2022 tarihinde yürürlüğe girdiği, geçici madde 18/3'de “106 ncı madde uyarınca çıkarılacak tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep edilmiş olmasına rağmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hallerde bu tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tarifede belirlenen giderlerin yatırılması zorunludur. Bu süre içinde giderler peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır.” hükmünün yer aldığı, tarifenin de 08.03.2022 tarihinde yürürlüğe girdiği, buna göre tarifenin yürürlüğe girmesinden önce satış talep edilmiş ve satış giderlerininin tamamı yatırılmamışsa, tarifede yer alan ücretin 08.03.2023 tarihine kadar yatırılması gerektiği, alacaklı her ne kadar kendisine muhtıra çıkarılması gerektiğinden bahsetmişse de yukarıda işaret edildiği üzere geçiş düzenlenmesinde muhtıra çıkarılmasına ilişkin bir hüküm olmadığı, bu kapsamda icra müdürlüğünün muhtıra çıkarma yükümlülüğünün de bulunmadığı, mevzuattan kaynaklanmayan bir yükümlülüğün icra müdürlüğüne yüklenemeyeceği, anılı yasada satış masraflarının tamamlanması için alacaklıya süre verilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıllık sürede masrafın yatırılmadığı değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen karar isabetli olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir ..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kayseri ilinde elektronik satış uygulamasına 01.06.2022 tarihinde geçildiği, somut olayda haciz tarihinin 03.02.2016 olduğu, bu durumda İİK'nın geçici 18/2-1 hükmü uyarınca geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı, somut olayda 7343 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki İİK'nın 59, 106 ve 110. maddelerine göre işlem yapılması gerektiği, İİK'nın 110. maddesine göre satış talebi üzerine icra müdürünün alacaklıdan satış avansını on beş gün içinde depo etmesini talep etmesi gerektiği, verilen süre içinde belirtilen satış avansı depo edilmez ise haczin kalkacağı, Bölge Adliye Mahkemesinin benzer gerekçelerle verdiği bir kararın Özel Dairenin 28.12.2023 tarihli ve 2023/8854 Esas, 2023/9443 Karar sayılı kararıyla onandığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili; Tarife yürürlüğe girmeden önce satış talep edilmişse İİK’nın geçici madde 18 hükmünde kıymet takdiri, muhafaza ve satış giderlerinin tamamının kanunda belirtilen süre içerisinde yatırılmazsa satış talebinin gerçekleşmemiş sayılacağının düzenlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Uyuşmazlık Direnme
yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda genel haciz yoluyla ilâmsız takipte borçlu adına kayıtlı taşınmazlara 03.02.2016 tarihinde haciz konulması, alacaklı vekilince 06.10.2016 tarihinde satış talep edilerek 100,00 TL satış avansının yatırılması ve Kayseri ilinde elektronik satış uygulamasına 01.06.2022 tarihinde geçilmiş olması karşısında, 30.11.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun ile İİK’ya eklenen geçici madde 18 hükmü ile 08.03.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Satış Giderleri Tarifesi'nin geçici madde 1 hükmüne göre icra müdürlüğünce alacaklı vekiline eksik satış giderinin yatırılması için 7343 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki İİK’nın 59, 106 ve 110. maddelerine göre süre verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
1.İcra ve İflas Kanunu'nun 7343 sayılı Kanun ile değişik 106/3-7, geçici madde 18/3.
2.08.03.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Satış Giderleri Tarifesi geçici madde 1.
2. Değerlendirme
1.İcra ve İflas Kanunu'nun 30.11.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun ile değişik 106. maddesinde satış talebi için uygulanacak sürede değişiklik yapılarak aynı zamanda satış talebiyle birlikte satış giderlerinin yatırılması konusunda düzenlemeler yapılmıştır. Konuya ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde;
7343 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik İİK'nın 106/3. maddesi "Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur" düzenlemesini,
7343 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile eklenen İİK'nın geçici 18/2-1 maddesi "Uygulamaya geçilen il ve ilçelerde, geçiş tarihinden sonra haczedilen mallar hakkında, bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen 87, 106 ve 110 uncu madde hükümleri uygulanır. Geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında ise değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunur" düzenlemesini, aynı maddenin üçüncü fıkrası "106 ncı madde uyarınca çıkarılacak tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep edilmiş olmasına rağmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hâllerde bu tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tarifede belirlenen giderlerin yatırılması zorunludur. Bu süre içinde giderler peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamışsayılır" düzenlemesini,
7343 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik İİK'nın 106/7. maddesi gereğince çıkarılan 08.03.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tarifenin “Geçiş hükümleri” kenar başlıklı geçici 1. maddesi “(1) Bu Tarife hükümleri;
(a)Bakanlıkça resmî internet sitesinden elektronik satış uygulamasına geçileceği duyurulan il veya ilçelerde belirlenen tarihten sonra haczedilecek mallar hakkında,
b)Ülke genelinde ise, İcra ve İflâs Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yılın sonunda haczedilecek mallar hakkında, uygulanır.
(2)Bu Tarife hükümleri elektronik satış uygulamasına henüz geçilmeyen il veya ilçelerde uygulanmaz. Bu kapsamda bulunan mahallerdeki haczedilen mallarla ilgili tahsil edilmesi gereken giderler hakkında 2004 sayılı Kanunun 24.11.2021 tarihli ve 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümleri ve ilga edilen hükümleri uygulanır” düzenlemesini içermektedir.
2. Tüm bu yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, elektronik satış uygulamasına geçiş tarihinden önce haczedilen mallarla ilgili Tarife hükümlerinin uygulanması ve satış giderlerinin peşin olarak yatırılması zorunluluğu bulunmamakta ise de Tarife'nin yürürlüğe girdiği 08.03.2022 tarihinden önce satış talep edilmiş olması hâlinde İİK'nın geçici madde 18/3 hükmü gereğince kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hâllerde Tarife'de belirlenen miktarın altında yatırılan giderlerin 08.03.2023 tarihine kadar tamamlanması zorunludur. İİK'nın geçici madde 18/3 hükmündeki bu süre kanun koyucu tarafından belirlenen kesin nitelikteki sürelerden olup giderlerin tamamlanması yönünde alacaklıya süre verileceğine ve muhtıra çıkartılacağına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.
3. Sonuç olarak, İİK'nın 7343 sayılı Kanun ile değişik 106. maddesinde düzenlenen satış giderlerinin uygulanmaya başlanması açısından o yerde elektronik satış uygulanmasına başlanmış olması ve malın haczedildiği tarihin tespit edilmesi gerekir (İİK geçici md. 18/2-1), ancak satış giderlerinin esas olarak satış talebiyle birlikte yatırılması gerektiğinden Tarife’nin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep edilmiş olmasına rağmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hâllerde bu Tarife'nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren (08.03.2022) bir yıl içinde Tarife’de belirlenen giderlerin yatırılması zorunlu olup bu süre içinde giderler peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır (İİK geçici md. 18/3) (Hakan Pekcanıtez, Mine Akkan, 7343 Sayılı Kanunla İcra ve İflas Kanunu'nda Yapılan Değişikliklerin Zaman Bakımından Uygulanması, TBB Dergisi, Mayıs-Haziran 2022, S. 160, s.276).
4. Somut olayda genel haciz yoluyla ilâmsız takipte borçlu adına kayıtlı taşınmazlara 03.02.2016 tarihinde haciz konulmuş ve alacaklı vekilince 06.10.2016 tarihinde satış talep edilerek 100,00 TL satış avansı yatırılmıştır. İİK'nın geçici madde 18/2 hükmü uyarınca T.C. Adalet Bakanlığı'nın resmî internet sitesinden yapılan duyuruda 7343 sayılı Kanun ile ilgili maddelerde yapılan değişikliklerin Kayseri il ve ilçelerinde 01.06.2022 tarihi itibarıyla ilanı yapılacak artırmalar hakkında uygulanacağı belirlenmiştir
5. Bu durumda somut olayda Tarife'nin yürürlük tarihinden önce satış talep edilmiş olmakla İİK'nın geçici madde 18/3 hükmü uyarınca Tarife'nin yürürlük tarihi olan 08.03.2022 tarihinden itibaren bir yıl içinde (08.03.2023 tarihine kadar) Tarife'de belirlenen miktarın altında kalan satış avansının tamamlanması zorunlu olup İİK'nın geçici madde 18/3 hükmünde giderlerin tamamlanması yönünde alacaklıya süre verileceğine ve muhtıra çıkartılacağına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından satış talebinin vaki olmamış sayılacağı kabul edilmelidir. Dolayısıyla alacaklı vekilinin şikâyetinin reddine karar verilmesi gerekir.
6. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, İİK'nın geçici 18/1-2 hükmünün ikinci cümlesine göre 7343 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki hükümlerin uygulanması gerektiğinden direnme kararının onanması gerektiği görüşü ile Kanun'un satış talebinin vaki olmamış sayılması için çıkarılacak Tarife'ye göre gider yatırılması zorunluluğundan söz ederken bu zorunluluğu yerine getirmeyi mümkün kılan bir Tarife Kanun'da belirtilen süreye rağmen çıkarılamamış ise haciz alacaklılarının bu zorunluluğu karşılayacak miktarı bilip yerine getirebilmelerinin mümkün olmayacağı, dolayısıyla İİK'nın geçici madde 18/3 hükmünde belirtilen satış talebinin vaki olmamış sayılması sonucunun da ortaya çıkmayacağından Kanun'un geçici 18. maddesinde yer alan, geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı yönündeki hükme göre değerlendirme yapılması gerektiğinden genişletilmiş bu gerekçeyle direnme kararının onanması görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüşler Kurul Çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
7. Hâl böyle olunca, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
8. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
Dosyanın HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
-
"K A R Ş I O Y"
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda 7343 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe girmiş olup getirilen bu Kanunla getirilen geçici 18. madde geçiş hükümlerini düzenlemektedir. Anılan geçici maddede somut olayla ilgili olarak; İİK 111/b maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik ile 106. madde uyarınca çıkarılması gereken tarifenin, bu maddeyi ihdas eden Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılacağı (fıkra 1), 1. uygulamaya geçilen il ve ilçelerde, geçiş tarihinden sonra haczedilen mallar hakkında, bu maddeyi ihdas eden Kanun'la değiştirilen 87, 106 ve 110. madde hükümlerinin uygulanacağı, geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında ise değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı (fıkra 2/1), 106. madde uyarınca çıkarılacak tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep edilmiş olmasına rağmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hâllerde bu tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tarifede belirlenen giderlerin yatırılmasının zorunlu olduğu, bu süre içinde giderler peşin olarak yatırılmazsa satış talebinin vaki olmamış sayılacağı (fıkra 3) hükümleri bulunmaktadır.
Anılan 3. fıkra hükmü 7343 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler öncesi haczedilen malların satış giderleriyle ilgilidir. Bu fıkrada yer alan "satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hâllerde" ibaresinden anlaşılması gereken, satış giderlerinin tamamının hiç yatırılmaması veya eksik miktar bırakılmak suretiyle tamamını yatırma durumunun gerçekleşmemiş olmasıdır. Bu nedenle fıkra hükmü hiç yatırmama hâlini kapsadığı kadar eksik yatırma hâlini de kapsamaktadır.
Bu hüküm nedeniyle satış giderlerinin tamamını yatırmamış olanlar bir yıl içinde eksik kalan miktarı tarifeye göre yatırmak zorundadır. Eksik kalan miktarın tarifeye göre yatırılması gerekiyor ise de öncelikle bu miktarı gösteren bir tarifenin çıkarılmış olup olmadığı üzerinde durmak gerekir.
08.03.2022 tarihli ve 31772 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Satış Giderleri Tarifesinin "Geçiş hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesinin ilk fıkrasında, bu tarife hükümlerinin; Bakanlıkça resmî internet sitesinden elektronik satış uygulamasına geçileceği duyurulan il veya ilçelerde belirlenen tarihten sonra haczedilecek mallar hakkında, ülke genelinde ise, İcra ve İflâs Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yılın sonunda haczedilecek mallar hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.
Maddenin 2. fıkrasında ise bu tarife hükümlerinin elektronik satış uygulamasına henüz geçilmeyen il veya ilçelerde uygulanmayacağı, bu kapsamda bulunan mahallerdeki haczedilen mallarla ilgili tahsil edilmesi gereken giderler hakkında 2004 sayılı Kanun'un 24.11.2021 tarihli ve 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la yapılan değişikliklerden önceki hükümleri ve ilga edilen hükümlerinin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır.
Geçici 1. maddede yer alan bu düzenleme ile tarifenin Kanun değişikliği öncesi yapılan hacizler yönünden uygulanmayacağı açıkça hükme bağlanmış ancak önceki hacizler için yatırılması gereken giderlerin ne olduğunu gösteren başka bir hükme de yer verilmemiş bunu kapsayan başka bir tarife de çıkarılmamıştır. Kanun satış talebinin vaki olmamış sayılması için çıkarılacak tarifeye göre miktar yatırılması zorunluluğundan söz ederken bu zorunluluğu yerine getirmeyi mümkün kılan, bu hâli de kapsayan bir tarife Kanun'da belirtilen süreye rağmen çıkarılamamış ise haciz alacaklılarının bu zorunluluğu karşılayacak miktarı bilip yerine getirebilmeleri de mümkün olmayacaktır.
Bu mümkün olmadığı için geçici 18/3. maddede belirtilen satış talebinin vaki olmamış sayılması sonucu da ortaya çıkmamıştır. Bu durumda tamamen veya kısmen eksik kalan miktarın yatırılması konusunun, Kanun'un geçici 18. maddesinde yer alan, geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı hükmüne göre değerlendirilmesi gerekir.
Uygulanmasına devam olunacak olan İİK'nın 106, 59 ve 110. madde hükümlerine göre ise icra müdürlüğü tarafından eksik olan avansın tespit edilerek yatırılması için haciz alacaklısına süre verilmesi gerekmektedir.
Bölge adliye mahkemesince; icra müdürlüğünce davacı tarafın satış yapılması talebi gerekli masrafın 08.03.2023 tarihine kadar yatırılmadığı ve haczin düştüğünden bahisle ret edilmiş ise de, davacının haciz tarihinin 03.02.2016 tarihi olduğu, bu durumda İİK'nın geçici 18/2-1. bendi uyarınca geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin, yani İİK'nın 106, 59 ve 110. maddelerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu durumda icra müdürlüğü tarafından eksik olan avansın tespit edilerek davacıya yatırması için süre verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesinin, yine Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken şikayetin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı belirtilerek önceki hükümde direnilmiş olması bu esaslara uygun bir gerekçe ve sonuç içermekte ise de geçici 18/3. madde hükmü tartışılıp değerlendirilmeksizin sonuca varılması nedeniyle hükmün gerekçesinde eksiklik bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle gerekçesi bu yönden yukarıda açıklandığı şekilde tamamlanarak düzeltilmek suretiyle direnme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan Özel Daire kararı gibi bozma yönünde oluşan Değerli Çoğunluk görüşüne katılamıyorum.