Hatalı Estetik Ameliyat Nedeniyle (Malpraktis) Tazminat Davası

Abone Ol

Hatalı estetik ameliyat nedeniyle (malpraktis) tazminat davası; son yıllarda, yetkisiz kişiler tarafından yapılan estetik operasyonlar yahut lazer epilasyonlar sebebiyle sıklıkla araştırılmaktadır. Genel bir tanımlama yapılacak olursa hatalı tıbbi uygulama (malpraktis), hatalı davranış veya görev ihmali sonucu bir yaralanmaya ya da zarara yol açmaktır. Hatalı tedavi ya da tıbbi ihmal diye özetlenebilir. Bir başka tanımla tıpta yanlış uygulama (malpraktis), hekimin hastanın standart tedavisini yaparken başarısızlığı, beceri eksikliği ya da ihmali nedeniyle zarar vermesidir. Malpraktis kavramı ulusal ve uluslararası mevzuatta tanımlanmaya çalışılmıştır. Uluslararası alanda en önemli düzenleme Anayasamızın 90. Maddesinin 5. fıkrası gereği iç hukukumuzun parçası olan Avrupa Biyotıp Sözleşmesi’dir. Sözleşmenin 4. Maddesinde malpraktis kavramı ile ilgili olarak “Araştırma dâhil, sağlık alanında her müdahalenin, ilgili meslekî yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerekir.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Hasta Hakları Yönetmeliği m. 11’de ise malpraktis “Tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı ve ya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz.” şeklinde ifade edilmiştir. Türk Tabipler Birliği Hekimlik Mesleği Etik Kuralları’nın 5. maddesinde hekimlerin görevlerini ve yükümlülükleri açıklanmış, 13. Maddesinde ise malpraktis kavramı tanımlanmıştır.

Daha önce Doktor Hatası Nedeniyle Tazminat Davası (Malpraktis Davaları) başlığı ile sitemizde bir çalışmamızı yayınlamıştık. Bu yazımızda ise hatalı estetik ameliyatlar özelinde malpraktis davaları hakkında bilgi vereceğiz. Hatalı estetik ameliyatlar sonucu ortaya çıkan fiziksel ve ruhsal sağlığa ilişkin zararlar, tazminat davası açılarak giderilebilmektedir. Bunun yanı sıra, estetik ameliyatların hukuki niteliği gereği, yapılan işlem sonucunun taahhüt edilen sonucu karşılamaması halinde hastanın tercih edebileceği seçimlik hakları bulunmaktadır.

Hatalı Estetik Ameliyat Nedeniyle (Malpraktis) Tazminat Davası Nedir?

Hatalı estetik ameliyat nedeniyle (malpraktis) tazminat davası; gerçekleştirilen estetik ameliyat sonrasında taahhüt edilen sonuca ulaşamayan, duyu kaybı yaşayan, farklı sağlıksal sıkıntıları ortaya çıkan yahut psikolojik buhran yaşayan kişiler tarafından açılan tazminat davasıdır. Tazminat davaları hekimin zorunlu meslek sigortası bulunması halinde sigorta şirketine karşı açılabilmektedir.

Bu noktada, mevzubahis zararlar yalnızca fiziki hastalıklardan ibaret değildir. Yapılan hatalı işlem sonucu ruhsal problemler yaşayan hastalarda ortaya çıkan zararın tazmini de talep edilebilmektedir. Bunun yanında hatalı estetik ameliyat nedeniyle zarar gören hastaların bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından da tazminat davası açılarak destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmektedir. Estetik işlemlerin eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi sebebiyle, mağdur hastalar tazminat taleplerinin yanı sıra çeşitli seçimlik haklara da sahiptir. Seçimlik haklar, hekim tarafından yapılan işlem sonucunda taahhüt edilen sonuca ulaşılamaması halinde hasta tarafından kullanılmaktadır. Sayılan seçimlik haklar şunlardır:

- Sözleşmeden dönme,

- Yapılan işlem oranında, işlem bedelinden indirim isteme,

- Ortaya çıkan hatalı işlemin, masrafları hekime ait olan yeni bir işlemle onarımını isteme

Konu hakkında verilen bir Yargıtay kararında, estetik işlemin eser sözleşmesi niteliği taşıması sebebiyle, hekimin, hastaya herhangi bir zarar vermeden taahhüt edilen sonucu ortaya çıkarma yükümlülüğü altında bulunduğu belirtilmiştir. Aynı şekilde sayılan hakların yanı sıra hastanın maddi manevi tazminat talep etme hakkı da bulunmaktadır. Yukarıda sayılan estetik ameliyatların yanı sıra, lazer epilasyon sonucu yaşanan yanıklar, iğneli epilasyon sonucu ciltte ortaya çıkan çukurlar, hatalı botoks işlemleri yahut hatalı mezoterapi gibi estetik işlemler de eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmekte ve tazminat talebine konu olmaktadır.

Hatalı Estetik Ameliyat Nedeniyle (Malpraktis) Tazminat Davasının Şartları

Eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilen estetik ameliyatların tazmininde, hastanın seçimlik haklardan birini kullanması herhangi bir şarta tabi değildir. Taahhüt edilen sonucun ortaya çıkmaması halinde eser sözleşmesinin yerine getirilmediği kabul edilmektedir. Seçimlik hakların yanı sıra ortaya çıkan zararların tazmininde şartların sağlanıp sağlanmadığı değerlendirilmektedir.

Hatalı estetik ameliyat nedeniyle (malpraktis) tazminat davasının şartları şunlardır:

- Hekimin estetik ameliyata ilişkin yaptığı işlemlerin yahut uyguladığı tedavilerin tıp bilimi kurallarına aykırı olması gerekmektedir,

- Hastanın uğradığı zararın, hekimin hatalı uygulaması sonucu ortaya çıkmış olması gerekir,

- Hatalı uygulama yahut estetik ameliyattan önce hastanın aydınlatıldığı ve aydınlatılmış onamının alındığı hususlar arasında ortaya çıkan zararın bulunmaması gerekir,

- Hatalı estetik ameliyat nedeniyle ortaya çıkan zararın, önceden öngörülemez ve önlenemez zararlardan olmaması gerekir.

Hatalı lazer epilasyon uygulaması hakkında verilen Yargıtay kararında,“Bu borcun altına giren taraf yani yüklenici, işin mahiyeti gereği işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınmasıdır.” denerek hekimin sonuç taahhüt sorumluluğu vurgulanmıştır. (3. HD., 2015/10634 E. , 2016/6585 K.) Bunun yanı sıra, tazminat taleplerine ilişkin değerlendirmeler hasta lehine yapılmaktadır. Bu noktada, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanlığına sahip olmayan hekimler tarafından yapılan estetik işlemler hekimin mesleki kusuru kabul edilmektedir. Hastanın, yapılan işlem hakkında aydınlatılması da hekimin mesuliyetinde sayılan bir sorumluluktur.

Yargıtay tarafından verilen bir kararda, hekim tarafından hastanın göğüslerine silikon takılması işlemi sonucunda hastanın göğüs bölgesinde ağrı ve silikonda toplanmalar meydana gelmesi ve ikinci ameliyat gerçekleştirilmesi nedeniyle yapılan ikinci ameliyatın sonucunda hasta şikayetlerinin devam etmesi sebebiyle hekimin tazminat ödemesine hükmedilmiştir. (15. HD., 2018/182 E. , 2019/930 K)

Özel Hastaneye veya Bağımsız Doktora Karşı Malpraktis Davaları

Hatalı estetik ameliyatlarda özel hastaneye veya bağımsız doktora karşı açılacak malpraktis davaları maddi ve manevi tazminat davalarıdır. Açılacak davaların olumlu sonuçlanması noktasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus yapılan işlemin estetik niteliğinde olup olmadığı ve taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olup olmadığıdır.

Maddi Tazminat Davası

Maddi tazminat davası hatalı estetik ameliyat sürecinde yapılan tüm masrafların ve ortaya çıkan zarar dolayısıyla hastanın elde edemeyeceği olası gelirlerin davalı taraftan talep edildiği hukuk davası türüdür. Maddi tazminat davası hatalı estetik mağduru hasta, hasta yakınları ve hastanın uğradığı zarar sebebiyle destekten yoksun kalan kişiler tarafından açılabilmektedir.

Yargıtay tarafından verilen bir kararda, yapılan hatalı estetik operasyon sonucu istenen görüntüye ulaşamayan mağdurun geçireceği ikinci düzeltme operasyonu ücreti, bu süreçteki konaklama ve ulaşım giderleri, çalışamayacağı süre zarfında mahrum kalacağı gelirler, hekime ödenen ilk ameliyat bedelinin, hekim tarafından maddi tazminat olarak davacı hastaya ödenmesi hakkında hüküm kurulmuştur. (6. HD., 2021/4727 E., 2022/3546 K., 22.6.2022 T.)

Manevi Tazminat Davası

Hatalı estetik ameliyat sonucunda mağduriyet yaşayan, sağlığı bozulan, beklediği sonuçla karşılaşamayan ve bu sebeple derin üzüntü duyan hasta tarafından manevi tazminat talep edilmesi mümkündür. Mahkeme tarafından yapılan incelemede, hatalı estetik ameliyatı sonucunda hastanın duyduğu acı, elem, keder ve yaşanan psikolojik buhran değerlendirilerek belli bir manevi tazminat miktarına hükmedilmektedir. Manevi tazminat davası maddi tazminat davasından farklı olarak yalnızca hatalı estetik mağduru hasta tarafından talep edilebilmektedir.

Yargıtay tarafından verilen pek çok kararda, eser sözleşmesinin gereği gibi ifa edilememesi sonucu istediği görünüme kavuşamayan ve bu sebeple derin üzüntü yaşayan kişiler hakkında manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmektedir. Yargıtay tarafından verilen kararlara göre, hatalı estetik ameliyat sebebiyle açılacak manevi tazminat davalarında değerlendirilecek hususlar şunlardır:

- Tarafların sosyal ve ekonomik durumları,

- Olay tarihinde paranın satın alma gücü,

- Olayın oluş şekli,

- Varsa tarafların kusur durumu ve kusurlu hareketin ilgilide doğurduğu acı, elem, ızdırap

- Geçirilen iyileşme süreci (6. HD., 2021/188 E. , 2021/203 K.)

Hatalı estetik ameliyat tazminat davası tarafları, hatalı estetik operasyonu gerçekleştiren hekim ve operasyon mağduru hastadır. Hatalı estetik ameliyatı gerçekleştiren hekimin, zorunlu hekim mesleki sorumluluk sigortası bulunduğu durumlarda doğrudan sigorta şirketine karşı dava açmak mümkündür. Bu noktada davacı taraf sigorta şirketi olarak gösterilmektedir. Hasta yakınları tarafından açılacak maddi tazminat davalarında ise davacı taraf doğrudan hasta yakınını olmaktadır.

İspat Meselesi

Hatalı estetik ameliyat nedeniyle (malpraktis) tazminat davasında ispat yükü davacı hasta tarafındadır. Bu noktada mağdur, hastane kayıtları, öncesi-sonrası fotoğrafları, zarara ilişkin sağlık raporları gibi belgeleri delil olarak mahkemeye sunabilmektedir. Davacı tarafından sunulan delillerin yanı sıra mahkeme tarafından uzman bilirkişilerden rapor talep edilmektedir. Alınan bilirkişi raporlarında hekim tarafından yapılan işlemlerin tıp biliminin verilerine uygun olup olmadığı değerlendirilmektedir. Hekimin kusuru olup olmadığı objektif olarak değerlendirilmektedir. Mahkemeye sunulan bilirkişi raporlarını itiraz hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte, mahkeme bilirkişi raporlarıyla doğrudan bağlı olmamakla birlikte raporlar yönlendirici nitelik taşımaktadır. Lazer epilasyon sonucu oluşan yanıklara ilişkin olarak açılan maddi manevi tazminat davasına ilişkin dosyada, Yargıtay; uzman bilirkişi kurulunca yapılan değerlendirmede şu hususların değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir:

- Taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği ve tedavi şekli,

- Yapılan müdahale ve tedavinin ne olacağı,

- Hekiminin hastasını bilgilendirip bilgilendirmediği,

- Denetime elverişli; tedaviyi yapan doktorun ihmali,

- Eylemli, eylemsiz sonuç bırakacak kusurun görülmesi ya da düşünülmesini gerektirecek veya yapılmayan bir tedavinin; işlemin sonucunda sorumluluğunun bulunup bulunmadığı. (3. HD., 2013/2308 E. , 2013/4247 K.)

Devlet Hastanesine Karşı Malpraktis Davaları

Devlet hastanesinde yapılan hatalı estetik ameliyatlar sonucu ortaya çıkan zararın tazmini i̇dari yargılama usulüne tabi hususlardan olduğundan farklılık gösteren noktalar barındırmaktadır. Dava öncesi idareye başvuru zorunluluğu, zamanaşımı süreleri, yetkili ve görevli mahkemenin tayini, davanın tarafları gibi hususlar farklılık gösteren noktalar arasındadır. Diğer yandan, tam yargı davalarında tüketici hakem heyetine başvuru yahut arabuluculuk yoluna başvuru mümkün değildir.

Dava Öncesi İdareye Başvuru

Hatalı estetik ameliyat nedeniyle açılacak tam yargı davalarında, dava öncesinde idareye başvuru zorunluluğu bulunmaktadır. Bu noktada davacı hasta yahut hasta yakını zararı öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda olayın gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde sağlık Bakanlığı’na başvurarak şikayetini bildirmelidir. İdareye başvuru yapılmadan açılan tam yargı davalarının usulden reddi gündeme gelmektedir.

İdareye yapılan başvuruya, başvurunun yapıldığı tarihten itibaren 60 gün içerisinde cevap verilmemesi ya belirsiz cevap verilmesi halinde 60 günlük sürenin bitiminden itibaren yetkili İdare Mahkemesinde dava açılabilmektedir. Aynı şekilde yapılan başvurunun reddedilmesi halinde de ret kararının öğrenildiği tarihten itibaren zamanaşımı süresi içinde tam yargı davası açılabilmektedir.

Hatalı estetik ameliyata ilişkin ve ortaya çıkan zararı ilişkin bilgi ve belgelerin yer aldığı dilekçe ile yapılmaktadır.

Tam Yargı Davası

Devlet hastanelerinde yapılan hatalı estetik ameliyat nedeniyle oluşan zararların tazmini için idareye karşı açılan dava tam yargı davasıdır. Tam yargı davası idari dava türlerinden olduğundan idari yargılama usulüne tabidir. Diğer bir ifadeyle, özel hastanelere karşı açılacak maddi manevi tazminat davalarından farklı hususlar barındırmaktadır.

Devlet hastanelerinde yapılan hatalı estetik ameliyatlara karşı tam yargı davası tarafları Sağlık Bakanlığı ve hatalı estetik ameliyattan zarar gören hastadır. Tam yargı davalarının doğrudan hekime karşı açılması söz konusu değildir. Estetik ameliyatın, vakıf ve devlet üniversiteleri hastanelerinde yapılmış olması halinde davalı taraf üniversite rektörlüğüdür. Hasta yakınları tarafından açılacak davalarda ise dava taraf doğrudan hasta yakınları olarak gösterilmelidir.

Hastanelerin Organizasyon Sorumluluğu

Hastanelerin organizasyon sorumluluğu; ilgili hastanenin ortaya çıkan zararı ilişkin tazminat ödemesine sebebiyet veren malpraktis durumlarından biridir. Sağlık kurumlarının idaresine ilişkin yayınlanan mevzuat hükümlerinde, estetik ameliyat yapılan sağlık kurumlarının sağlaması gereken şartlar sayılmaktadır. Belirlenen kanuni şartlar her hastanenin boyutuna ve kapsamına göre farklılık gösterir.

Hastanede bulunması gereken teknik cihazlar ve cihaz sayısı, ekipman sayısı, sağlık personeli sayısı, acil servisin büyüklüğü ve kapsamı, sağlık hizmetlerinin kapsamı gibi hususlar ilgili yönetmeliklerle belirlenmektedir. Belirlenen kriterleri sağlayamaması sebebiyle hastanın zarar görmesine sebebiyet veren hastaneler organizasyon sorumluluğu kapsamında zararın tazmini ile mükelleftir. Uygulamada, teknik ekipman yahut sterilizasyon eksikliği sebebiyle hastaların zarara uğradığı ve hastanelerin bu zararı gidermekle sorumlu tutulduğu durumlar sıklıkla görülmektedir.

Doktor Hatası (Malpraktis) Ceza Davası

Doktor hatası (malpraktis) ceza davası; hatalı estetik ameliyatlarda tazminat davasından ayrı olarak açılan kamu davası türüdür. Açılan ceza davasında, işlemi gerçekleştiren hekim adına soruşturma ve kovuşturma süreçleri yürütülür. Hatalı işlemin niteliğine ve ortaya çıkan zararın boyutuna göre, kasten yaralama yahut kasten öldürme suçlarının ihmali davranışla işlenmesi, taksirle yaralama, taksirle öldürme suçları gündeme gelebilmektedir. Açılan ceza davasında tazminat talep edilemeyeceği gibi, tazminat davasında da hekim hakkında cezai karar verilememektedir. Hatalı estetik ameliyat nedeniyle zarara uğrayan kişiler; cumhuriyet savcılıklarına yahut kolluk birimlerine sunacakları yazılı-sözlü şikayet ile ceza yargılaması sürecini başlatabilmektedirler.

Hekimlikte her kötü sonuç kusur değildir. Ancak standartlara aykırı, ihmalkâr veya özensiz uygulamalar, hem hukuki hem cezai sorumluluğa yol açar. Tıbbi malpraktis davalarında amaç, geri döndürülemeyen sağlık kayıplarının nakden tazmini yoluyla telafi edilmesidir; ancak bu hiçbir zaman sağlıklı yaşama hakkının yerine geçemez. Profesyonel hukuki destek, hak kaybını önlemek ve tazminatı maksimum seviyede almak için kritik öneme sahiptir. Doktor hatası nedeniyle tazminat davası (malpraktis davaları) alanında, tıbbi hatalar nedeniyle zarar gören hastalar ve yakınlarına etkin, titiz ve sonuç odaklı hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sonucunda hekimlerin veya sağlık kuruluşlarının mesleki standartlara aykırı uygulamaları sonucu ortaya çıkan zararların giderilmesi mümkündür.