Fatura Alacağının Tahsili

Abone Ol

Fatura, bir mal veya hizmetin alındığını veya satıldığını gösteren resmi bir belgedir. Fatura, genellikle işlemin tarihini, miktarını, fiyatını ve ilgili tarafların bilgilerini içerir. İş dünyasında mali kayıtların tutulması ve vergi işlemleri için önemli bir belge olarak kullanılır. Ticari hayat içerisinde olması gereken, tacir ve müşterilerin birbirlerine karşı güven içerisinde hareket etmeleri ve borçlarına zamanında ödemeleridir. Fakat uygulamada bazı durumlarda mal veya hizmet ifası ile ilgili olarak faturanın kesilmesine rağmen karşı tarafın para borcunu ödemediği veya eksik ödediği durumlarla karşılaşılabilinmektedir. Peki mal veya hizmet tesliminde bulunan, bunlara ilişkin fatura kesen fakat karşılında para alacağını alamayan kişilerin mağduriyetleri nasıl giderilecektir?

Ticari güven içerisinde, hür iradesi ile borcunu ifa etmeyen kişilere karşı ilgili hukuki yollara başvurmaktan başka bir çare bulunmamaktadır. Bu kapsamda faturaya konu alacağın muaccel ve istenebilir hale geldiği ve karşı tarafın temerrüde düşmüş olduğu durumlarda, fatura alacağının tahsili için karşımızda icra takibi, dava ve tahkim yolu olmak üzere temel üç adet hukuki yol bulunmaktadır. Ülkemizdeki tahkim uygulaması sigorta uyuşmazlıkları dışında son derece nadir olduğundan, fatura alacağının tahsilinde temel olarak icra ve dava olmak üzere iki hukuki yolun bulunduğu da söylenebilir.

Fatura alacağı icra takibi, alacaklıların hizmet veya ürün sağladıktan sonra ödeme alamadıkları durumlarda başvurdukları bir süreçtir. Bu süreç, alacaklının alacağını tahsil etmek için yasal yollara başvurmasını içerir. Karşı taraf henüz temerrüde düşürülmemişse, icra veya dava yoluna başvurmadan önce ihtarname çekilerek karşı tarafın temerrüde düşürülmesi, faiz ve yan hakların talep edilebilir hale gelmesi, hukuki prosedüre başlanılmadan önce karşı tarafın son kez uyarılması, alacağın daha hızlı tahsil edilebilme ihtimali bakımından yararlı olabilir.

- Fatura geçerlilik şartları, Vergi Usul Kanunu ve ilgili düzenlemelere dayanmaktadır. Temel geçerlilik şartları şunlardır:

- Tarih ve Sıra Numarası: Faturanın düzenlendiği tarih ve fatura numarası belirtilmelidir.

- Satıcı ve Alıcı Bilgileri: Satıcı ve alıcıya ait tam isim, adres ve vergi kimlik numaraları gibi bilgiler yer almalıdır.

- Mal veya Hizmet Bilgileri: Satılan mal veya sunulan hizmetin tanımı, miktarı, birim fiyatı ve toplam tutarı gibi detaylar içermelidir.

- KDV (Katma Değer Vergisi) Bilgisi: Vergi uygulamalarına bağlı olarak KDV oranları ve tutarları belirtilmelidir.

- Toplam Tutar: Fatura üzerindeki tüm kalemlerin toplamı, ödemenin yapılması gereken genel tutarı göstermelidir.

- Ödeme Bilgileri: Faturanın düzenlendiği tarihten itibaren ödeme süresi, ödeme şartları ve ödeme şekli belirtilmelidir.

Açık Fatura: Ürün veya hizmet bedeli, faturanın kesildiği sırada değil, vadeli olarak ödenir. Açık faturalarda imza ve kaşe üst kısımda yer alır. Açık fatura, ödenmemiş bir borcu temsil eder. Müşterinin faturayı ödemek için belli bir ödeme dönemi vardır.

Kapalı Fatura: Ödenmesi gereken bedel, faturanın kesildiği sırada yani peşin olarak tahsil edilir. Kapalı faturalarda imza ve kaşe faturanın alt kısmında yer alır. Kapalı fatura, ödenmiş bir borcu temsil eder. Kapalı faturada, faturanın ödeme süresi yoktur.

Bu ayrım genellikle piyasa koşullarında, özellikle de ödemenin tevsiki konusunda yargı yerlerinde done olarak sunulmaktadır. Ancak, bu ayrımın Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlemeler yer almakla birlikte ticari hayatta sıkça rastladığımız açık-kapalı fatura ayrımına mevzuatta yer verilmemiştir.

Faturaya itiraz süresi genellikle faturanın alındığı tarihten itibaren 7 iş günüdür. Bu süre içinde alıcı, faturadaki hatalara veya uygunsuzluklara itiraz edebilir. Ancak, özel durumlar veya sözleşmeye dayalı farklılık gösterebileceğinden, kesin bilgiyi ilgili yasal düzenlemeler ve sözleşme şartları sağlar. İtiraz süresini aşmamak önemlidir, çünkü belirlenen süre içinde yapılan itirazlar genellikle daha etkili olabilir.

Fatura alacakları için zamanaşımı süresi Türk hukukunda genellikle 5 yıl olarak belirlenmiştir. Ancak, taraflar arasındaki sözleşmede farklı bir süre belirtilmişse bu süre geçerli olabilir. Zamanaşımı süresi içinde alacaklının hakkını aramaması durumunda, borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürebilir.

Faturayı alan kişinin, faturayı aldığı tarihten itibaren 8 günlük itiraz süresi mevcuttur. Fatura alacağı hakkında sürelerin hesaplanmasında tebliğ günü hesaba katılmaz. Alıcı faturaya 8 gün içerisinde itirazda bulunmamış ise fatura içeriğini kabul etmiş sayılır.

Ödenmeyen bir fatura karşısında alacaklı, öncelikle borçluya ödeme için ihtarda bulunabilir. İhtara rağmen ödemenin yapılmaması halinde, alacaklı yasal takip süreçlerine başvurabilir. İhtarname göndermek suretiyle alacağın talep edilmesi zamanaşımı süresini keser ve fatura alacaklarına zamanaşımı olan 5 yıllık süre yeniden başlar.

Ödenmeyen bir fatura karşısında alacaklı, öncelikle borçluya ödeme için ihtarda bulunabilir. Bu ihtarın yazılı şekilde yapılması ve borçluya ulaştığının kanıtlanabilmesi önemlidir. İhtara rağmen ödemenin yapılmaması halinde, alacaklı yasal takip süreçlerine başvurabilir.

Faturaya dayalı alacaklar için icra takibi başlatılabilir. Faturada gösterilen borcun ödenmediği ve borca itiraz edilmediği takdirde haciz yoluyla alacak tahsil edilebilir. İhtarname göndermek suretiyle alacağın talep edilmesi zamanaşımı süresini keser ve fatura alacaklarına zamanaşımı olan 5 yıllık süre yeniden başlar.

Fatura, ticari ilişkilerde kullanılan önemli bir belgedir. Fatura, ticari ilişkiler için kayıtların tespit edilmesi için kullanıldığı gibi taraflar arasındaki akdin veya vergi kayıtlarının da ispatı için kullanılır. Fatura, bir ticari işletme ile ilgili olarak tacirin, bir mal satması, bir mal üretmesi, bir iş görmesi, bir menfaat sağlaması durumunda karşı tarafa vermesi gereken ve bedeli ödenmiş ise karşı tarafın talebi üzerine bedelinin ödendiğini kayıt altına alan belge olarak karşımıza çıkmaktadır.

Fatura sözleşmenin yerine getirilmesi aşamasında kullanılan ticari bir belgedir. Fatura sözleşmenin şartlarını tespit eden değil, tespit edilmiş şartların bir kısmını göstererek, bu şartları belgeleyen bir ispat aracıdır. Ancak, Yargıtay içtihatlarına göre, faturanın dayandığı ticari ilişkinin veya sözleşmenin ispatında yeterli sayılmamaktadır. Ayrıca, yazılı sözleşmeye aykırı şekilde düzenlenen faturaya itirazda bulunulmamış olsa dahi fatura içeriği kabul edilmiş sayılmayacaktır.

Fatura alacağına işleyecek faiz ve başlangıcı, genellikle faturanın düzenlendiği tarih ve ödeme koşullarına bağlıdır. Fatura üzerinde belirtilen ödeme süresi içerisinde borcun ödenmemesi durumunda, alacaklı tarafından borçluya ödeme için bir ihtarname gönderilebilir. İhtarnamenin usulüne uygun olması ve muhatabına teslim edilmesi gerekmektedir. İhtarname gönderildikten sonra, borçlu hala ödeme yapmazsa, bu tarihten itibaren faiz işlemeye başlar.

Fatura alacağına işleyecek faiz oranı, genellikle yasal faiz oranıdır. Ancak, taraflar arasında farklı bir faiz oranı belirlenmişse, bu oran geçerli olabilir. Faiz hesaplaması konusunda bir hukuk danışmanından yardım almak önemlidir.

Fatura alacağı icra takibi, alacaklının borçludan alacağını tahsil etmek için başvurduğu bir süreçtir. Fatura alacağı icra takibi süreci genellikle, borçlunun ödeme yapmaması durumunda, alacaklının hukuki yollara başvurmasıyla başlar. Fatura alacağı icra takibi, alacaklının hakkını arama ve alacağını tahsil etme hakkını koruma amacı taşır.

Fatura alacağı icra takibi süreci, alacaklının icra dairesine başvurmasıyla başlar. Alacaklı, borçlunun ödeme yapmadığına dair kanıt olarak faturayı sunar. İcra dairesi, borçlunun ödeme yapması için bir süre tanır. Eğer borçlu fatura alacağı icra takibi süresinde ödeme yapmazsa, icra dairesi borçlunun mal varlığı üzerinde hukuki işlem yapabilir.

Fatura alacağı icra takibi, alacaklının alacağını tahsil etme hakkını korurken, borçlunun da ödeme yapma sorumluluğunu yerine getirmesini sağlar. Bu fatura alacağı icra takibi süreci, hem alacaklı hem de borçlu için adil ve hukuka uygun bir çözüm sunar.

Fatura alacağı icra takibi sürecinde, borçlunun itiraz hakkı bulunmaktadır. Borçlu, fatura alacağı icra takibine itiraz ederek, alacaklının talebinin haksız olduğunu veya borcun ödendiğini iddia edebilir.

Fatura alacağı icra takibine borçlunun itirazı, icra dairesine yazılı olarak sunulmalıdır. İtiraz, borçlunun faturanın geçersiz olduğunu, ödemenin yapıldığını veya alacaklının talebinin haksız olduğunu belgelendirmesi gerekmektedir. İtirazın kabul edilmesi durumunda, fatura alacağı icra takibi durdurulabilir.

Fatura alacağı icra takibine itiraz, borçlunun haklarını koruma ve haksız bir talebe karşı savunma yapma hakkını sağlar. Ancak, fatura alacağı icra takibi itirazının kabul edilmesi için borçlunun iddiasını kanıtlaması gerekmektedir. Bu nedenle, borçlunun fatura alacağı icra takibi itirazını destekleyecek belgeleri sunması önemlidir.

Fatura alacağı icra takibi sürecinde, borçlunun itiraz hakkı bulunmaktadır. Ancak, Fatura alacağı icra takibine itirazın haksız veya geçersiz olduğu düşünülüyorsa, alacaklı itirazın kaldırılması veya iptali için dava açabilir. Fatura alacağı icra takibine itirazın kaldırılması veya iptali davası, alacaklının borçlunun itirazını hukuki yollarla çürütme sürecidir. Fatura alacağı icra takibi süreci, alacaklının borçlunun itirazının haksız olduğunu veya borcun hala ödenmediğini kanıtlamasını gerektirir.

Dava süreci, fatura alacağı icra takibi için alacaklının icra dairesine başvurmasıyla başlar. Alacaklı, borçlunun fatura alacağı icra takibine itirazının haksız olduğuna dair kanıtlar sunar ve itirazın kaldırılmasını veya iptal edilmesini talep eder. İcra dairesi, sunulan kanıtları değerlendirir ve bir karar verir. Eğer icra dairesi alacaklının talebini kabul ederse, borçlunun itirazı kaldırılır veya iptal edilir ve icra takibi süreci devam eder. Ancak, eğer icra dairesi borçlunun itirazını kabul ederse, fatura alacağı icra takibi durdurulur.

Ticari ilişkilerde düzenlenen faturalar, taraflar arasındaki mal veya hizmet alışverişinin ispatı bakımından önemli delillerdendir. Ancak faturaya konu bedelin süresinde ödenmemesi halinde alacaklının hukuki yollara başvurarak alacağını tahsil etmesi gerekebilir. Fatura alacağının tahsili; icra takibi, itirazın iptali davası, alacak davası ve ticari dava süreçleri yoluyla sağlanabilmektedir. Faturanın tek başına her zaman kesin delil niteliği taşımaması nedeniyle, alacağın dayanağı olan sözleşme, teslim belgeleri, cari hesap kayıtları, yazışmalar ve ticari defterler gibi ek delillerin de değerlendirilmesi önemlidir.

Fatura alacağının ödenmemesi halinde alacaklı öncelikle icra takibi başlatabilir. Borçlunun takibe itiraz etmesi halinde itirazın iptali davası veya alacak davası açılarak alacağın mahkeme kararıyla tahsili sağlanabilir. Ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekmektedir. Mahkeme tarafından yapılacak incelemede faturanın usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, borçluya ulaşıp ulaşmadığı, mal veya hizmet tesliminin gerçekleşip gerçekleşmediği ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamı değerlendirilir. Delillerin güçlü şekilde sunulması, alacağın tahsilini doğrudan etkiler.

Fatura alacaklarının tahsilinde zamanında ve doğru hukuki adımların atılması, alacağın güvence altına alınması bakımından büyük önem taşır. Özellikle borçlunun ödeme yapmaktan kaçınması, icra takibine itiraz etmesi veya ticari ilişkinin inkâr edilmesi halinde hukuki sürecin uzmanlıkla yürütülmesi gerekir. Eksik delil sunulması veya usul hataları alacağın tahsilini güçleştirebilir.