Prof. Dr. Ersan Şen, 'umut hakkı' üzerine sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı;
"Devlete ve Anayasa ile kurulu düzene karşı örgütlü suç veya terör suçu işleyerek, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilenlerin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesinin 16. fıkrası ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 17. maddesinin 4. fıkrasının kapsamına girmeleri sebebiyle,
Koşullu salıverilmesi yasak olan ve ölünceye kadar ceza infaz kurumunda kalması gereken hükümlülerin, kamuoyunda “umut hakkı” olarak bilinen koşullu salıverilmenin değerlendirilmesi hakkını elde edebilmeleri için;
Öncelikle İnfaz Kanunu m.107/16 ile Terörle Mücadele Kanunu m.17/4’ün yürürlükten kaldırılması ve yerine, örgütlü suçlar bakımından İnfaz Kanunu m.107/4’de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası için öngörülen ceza infaz kurumunda 36 yıl kalma şartının uygulanmasının mümkün olabileceği, bu 36 yıllık değerlendirme süresinin; İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin Vinter ve diğerleri ile Birleşik Krallık kararında belirtilen azami 25 yıllık değerlendirme süresi sebebiyle fazla görülmesi halinde, koşullu salıverilme ile ilgili İnfaz Kanunu m.107’de ve 108’de öngörülen sürelerle ve oranlarla ilgili tüm hükümlerde orantılı yasal değişikliğe gidilmesi gerektiği,
Koşullu salıverilmenin değerlendirilmesi hakkı yönünden hangi süre uygulanacak olursa olsun; belirlenen azami sürenin, hükümlüye mutlak şekilde salıverilme hakkı sağlamayacağı, hükümlünün sahip olacağı hakkın, sadece koşullu salıverilme yasağının kaldırılması ve koşullu salıverilmeye uygun olup olmadığının değerlendirilmesinden ibaret olacağı, koşullu salıverilme yasağının kalkmasına bağlı olarak denetimli serbestliğin de gündeme gelebileceği,
İzahtan varestedir."