T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2024/5979
Karar Numarası: 2025/3897
Karar Tarihi: 02.06.2025
TIBBI KÖTÜ UYGULAMAYA İLİŞKİN ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTA POLİÇESİNE DAYALI MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ
HASTAYI AYDINLATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ
DOWN SENDROMUNUN ERKEN TEŞHİS EDİLEMEMESİ
ÖZETİ: Dava, tıbbı kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, hekimin gebeliğin takibi sırasında zarara neden olacak bir kusurunun bulunup bulunmadığı ve hastayı aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği konusunda bilirkişi raporları aldırılmış, bilirkişi raporlarında sigortalı hekimin gebeyi sadece hamileliğinin 9-11. haftalarında takip ettiği ve ikili tarama testinin yapıldığı, gebeliğin ileri dönemlerinde gebenin sigortalı hekim tarafından takip edilmediği, hekimin down sendromunun teşhis edilememesinden sorumlu olması için gereken uygun nedensellik bağının ispat edilemediği, sigortalı hekimin gebenin hamileliğinin 9-11. haftasında ve sonraki dönemlerinde takip edilen hekimler tarafından aydınlatılma yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı tespit edilmiştir. Hal böyle iken mahkemece hamileliğin sadece 9-11. haftalarında gebeyi takip eden davalı sigortalısı hekimin bebeğin down sendromlu olduğunun erken teşhis edilememesinde kusurunun olmadığı, eksik tanı ve tedavi iddialarının ispatlanamadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SAYISI :2021/542 Esas, 2024/960 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2016/907 E., 2020/379 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkil küçük ...'nın, diğer müvekkillerinin müşterek çocuğu olduğunu, müvekkil ...'ın hamileliği boyunca davalı şirket sigortalısı doktor ... tarafından takip edildiğini ancak sigortalının tıbbi kötü uygulaması sonucu küçük ...'nın down sendromu hamilelikte tespit edilmediğini, sigortalının kötü uygulamalarının bilgilendirmeme, onam almama, teşhiste kusur, ileri testleri önermeme ve amniyosentez yapmama olarak sayılabileceğini, hasta hekim ilişkisinde sigortalının vekalet sözleşmesi kapsamında özen borcu altında olduğunu, küçüğün down sendromlu olarak doğumu nedeniyle hayat boyu işgöremez durumda olacağını, bu nedenle ayrıca müvekkillerinin zarara da uğradıklarını, tıbbi kötü uygulama nedeniyle hekimin kusurlu olduğunu ileri sürerek müvekkili ... için 15.000,00 TL iş göremezlik tazminatı ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, müvekkili ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, müvekkili ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın tıbbi kötü uygulama iddiasında bulunduğu dava dışı .. ...'in müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, dava konusu edilen olay yönünden dava dışı hekime başvurulduğuna dair bir delil sunulmadığını, hekim dava edilmeden doğrudan müvekkiline karşı dava açılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını, ayrıca kabul anlamında olmamak üzere söz konusu sorumluluk sigortasının hekimin yetki alanı dahilinde mesleki faaliyeti nedeni ile kusuru ile sebebiyet vereceği zararlara karşı teminat sağladığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğu için öncelikle davalı hekimin iddia edilen zarara ilişkin kusura dayalı sorumluluğunun bulunduğunun ispatlanması gerektiğini, aynı şekilde dava konusu edilen operasyonun davalı hekimin uzmanlık ve yetki alanı içinde olup olmadığının da belirlenmesi gerektiğini, sigortalı hekimin standart tıbbi uygulamalar dışında herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini, herhangi bir ihmal söz konusu ise davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ı hamileliğinin 9 ila 11. haftalarında takip eden dava dışı sigortalı hekimin ikili test istediği ancak ikili testin sonucunu takip etmediği, hekimin ilk teşhis ve devamındaki tetkiklerin yapılması için ikili testin sonucunu mutlaka takip etmesi, davacıya testin sonuçları, ileri tetkikler, tetkiklerin yapılması ve yapılmaması halinde oluşabilecek risk ve sonuçlar konusunda bilgi vermesi, davacıyı aydınlatması gerektiği, davalı tarafça sigortalı hekim tarafından söz konusu yükümlülüğün yerine getirildiğini ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı, böylece davacının gebeliği sonlandırma şansının elinden alındığı, davacı ...'nın down sendromlu ve engelli olması sebebiyle oluşan iş göremezlik (efor kaybı) zararının 1.933.712,64 TL olduğu ve davalının söz konusu zarardan poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu, manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise davacılar ... ve ...'ın çocuklarının down sendromlu ve engelli olması sebebiyle ömür boyu çekecekleri acının yine davacı ...'nın ömür boyu yaşayacağı sıkıntı ve acının karşılığı olamayacağından talep edilen miktarların yerinde olduğu gerekçesiyle davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile 360.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 21.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a velayeten davacılar ... ve ...'a verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 21.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendileri için asaleten ve davacı ...'a velayeten davacılar ... ve ...'a verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tıbbı kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortalısı hekimin, eksik tanı, tedavi ve aydınlatma yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi sebepleriyle açılan tazminat davasında uyuşmazlık, hekimin yetki alanı dahilinde mesleki faaliyeti nedeni ile kusuru ile neden olduğu bir zararın olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Somut olayda, hekimin gebeliğin takibi sırasında zarara neden olacak bir kusurunun bulunup bulunmadığı ve hastayı aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği konusunda bilirkişi raporları aldırılmış, bilirkişi raporlarında sigortalı hekimin gebeyi sadece hamileliğinin 9-11. haftalarında takip ettiği ve ikili tarama testinin yapıldığı, gebeliğin ileri dönemlerinde gebenin sigortalı hekim tarafından takip edilmediği, hekimin down sendromunun teşhis edilememesinden sorumlu olması için gereken uygun nedensellik bağının ispat edilemediği, sigortalı hekimin gebenin hamileliğinin 9-11. haftasında ve sonraki dönemlerinde takip edilen hekimler tarafından aydınlatılma yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı tespit edilmiştir. Hal böyle iken mahkemece hamileliğin sadece 9-11. haftalarında gebeyi takip eden davalı sigortalısı hekimin bebeğin down sendromlu olduğunun erken teşhis edilememesinde kusurunun olmadığı, eksik tanı ve tedavi iddialarının ispatlanamadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
legalbank.net