Dava dosyasına göre Muhittin Onur Atasever, 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde TSK’da astsubay olarak görev yapıyordu. Atasever’in ağabeyi de Hava Kuvvetleri Komutanlığında subaydı. Atasever’in ağabeyi, FETÖ’nün en büyük kumpaslarından biri sayılan İzmir Askeri Casusluk Davası’nda sanık yapıldı, yargılandı, beraat etti ve görevine döndü. Astsubay Muhittin Onur Atasever ise 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Kara Harp Okulu’ndaki eylemler nedeniyle Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. Mahkeme, 2018 yılında Atasever’in “bütün haklarının iadesini de kapsayacak şekilde” beraatine karar verdi.
Hürriyet'ten Mesut Hasan Benli'nin haberine göre; Beraat kararının kesinleşmesinin ardından Atasever görevine dönmek için başvurdu. OHAL Komisyonu da incelemesinin ardından başvuruyu kabul etti. Milli Savunma Bakanlığı, o dönemde yürürlükte bulunan 7075 sayılı Kanun’un 10/A maddesine dayanarak çıkarılan yönetmelik uyarınca Atasever’i asker olarak değil, Ankara Tedarik Bölge Başkanlığı Araştırma Merkezi’ne sivil memur olarak atadı. Böylece Atasever, Tüketilebilir Mal Saymanlığı Hesap Sorumlusu olarak görevlendirildi.
DANIŞTAY’A DAVA AÇTI
Bunun üzerine Atasever avukatı Ümit Kara aracılığıyla, asker olarak değil sivil memur olarak atanmasına olanak veren 7075 sayılı Kanun Kapsamında Oluşturulacak Araştırma Merkezleri Yönetmeliği’nin “Personelin başka kuruma atanması” başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinin iptali için Danıştay’a dava açtı.
ÜNİFORMASINDA UZAK KALMASIN
Dava dilekçesinde Atasever’in ihraç edilmeden önce astsubay rütbesiyle TSK’da asker kişi olarak görev yaptığı hatırlatılarak özetle şöyle denildi: “Gelinen noktada statü değişikliği, OHAL Komisyonu kararı gereği tam ve gereği gibi uygulanmaması anlamına gelmektedir. Asker şahıs olmaktan çıkıp memur olan davacı, yaklaşık 2 yıl 3 ay önceki maaşını alacaktır. Zira, 7075 sayılı Kanun’a göre bu ödemeye fark tazminatı ödenecektir. Ancak davacı asker olmadığı için yol izni, komutan/makam tazminatı, yıpranma tazminatı gibi asker kişilere özgü haklardan mahrum kalmıştır. En önemlisi, şerefi saydığı üniformasını giyemeyecektir.”
DANIŞTAY İPTAL ETTİ
Danıştay İkinci Dairesi, oy birliği ile “7075 Sayılı Kanun Kapsamında Oluşturulacak Araştırma Merkezleri Yönetmeliği’nin ‘Personelin başka kuruma atanması’ başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinin iptaline” karar verdi. Kararın gerekçesinde, dava konusu yönetmelik hükmünün dayanağını 7075 sayılı Kanun’un 10/A maddesinin oluşturduğu, bu hükmün de Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiği belirtildi.
HUKUKİ DAYANAĞINI YİTİRDİ
Kararda, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararında söz konusu hükmün “göreve iade edilen kişilerin kazanılmış haklarının göz ardı edilmesine sebebiyet verdiği”ne işaret edildiği hatırlatılarak şöyle denildi: “İdare hukukunun yerleşik ilkelerine göre, düzenleyici işlemler yetki ve sebep unsurları yönünden yürürlükte bulunan bir kanun hükmüne dayanmak zorundadır. Dayanağını oluşturan kanun hükmü iptal edilen bir yönetmeliğin hukuki dayanağı ortadan kalkmış sayılır ve bu haliyle uygulanma kabiliyetinden söz edilemez. Bu itibarla, dava konusu yönetmelik hükmünün dayanağını oluşturan 7075 sayılı Kanun’un 10/A maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması karşısında, hukuki dayanağını yitiren ve uygulanma olanağı kalmayan düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.”