"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/427
Karar No : 2025/63
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kayıtlı...plakalı aracın, belediye sınırları içerisinde izin ve ruhsat alınmaksızın ticari faaliyette bulunduğundan bahisle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ek 2/3. maddesi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; idari yaptırımlarda, yaptırımın dayanağı olan kuralın yürürlükten kaldırılması veya yargı mercilerince iptal edilmesi ya da sonradan lehe düzenleme yapılması sebepleriyle hukuk alemindeki varlığının sona ermesi halinde şahıslar lehine oluşan yeni hukuki durumun dikkate alınmasının, bir ceza hukuku müessesesi olan lehe olan kanun hükmünün uygulanması ilkesinin niteliğine uygun düştüğü ölçüde idari yaptırımlarda da uygulanabileceğinin kabulü gerektiği, olayda, davacı adına tescilli aracın Göksel Katipoğlu adlı kişinin sevk ve idaresinde ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın yolcu taşımacılığı yaptığından bahisle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Ek 2/3.maddesi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine karar verildiği, bu durumda; Anayasa Mahkemesinin 09/04/2015 tarih ve 29321 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 11/9/2014 tarih ve E:2014/52,K:2014/139 sayılı iptal kararı ve gerekçesi dikkate alındığında, araç sahibi aynı zamanda araç sürücüsü olmadığından, araç sahibi olan davacının kusurunun bulunup bulunmadığı, belgesiz olarak ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılmasına izin verip vermediği konusunda bir tespit ve belirleme olmadan, ilgili belediyeden izin veya ruhsat alınmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle tescil plakası sahibi davacıya yalnızca ruhsat sahibi olması nedeniyle yaptırım uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar
verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay Aşaması : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacıya ait ... plakalı araçla, sürücüsü ...'nun sevk ve idaresinde iken, belediyeden tahditli S plaka ruhsatı ve güzergah izin belgesi alınmaksızın ticari amaçla personel taşımacılığı yapıldığı, sürücü tarafından yapılan bu izinsiz faaliyetin araç sahibi olan davacının bilgisi dahilinde olduğu kanaatine varıldığı, bu duruma göre D2 yetki belgesi olsa bile S plakası, servis ruhsatı ve güzergah izin belgesi bulunmayan aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının araç sürücüsü olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal eden Mahkeme kararında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karar temyiz incelemesi sonucu Dairemizin 01/06/2023 tarih, E:2019/2716, K:2023/2988 sayılı kararı ile olayda, 24/02/2016 tarihli denetime ait tutanakta açıkça belirtilmemekle birlikte davalı idarenin savunma dilekçesinde söz konusu denetimin İzmir-Çanakkale Devlet Karayolu üzerinde gerçekleştirildiği, trafik denetleme ekiplerince düzenlenen tutanakta ise, hakkında S plakasız taşımacılık yaptığı yönünde ihbar bulunan ... plaka sayılı aracın ilgili belediyeden izin ve ruhsat almaksızın belediye sınırları dışına ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yaptığı yönündeki tespite dayalı olarak 2918 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca işlem tesis edildiği, buna göre, davaya konu aracın belediye sınırları dışına ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yaptığından bahisle 2918 sayılı Kanunun Ek 2/3. maddesi uyarınca işlem tesis edilemeyeceğinden dava konusu işlemin sebep unsuru itibarıyla hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin kabulüne ... Bölge ...İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği ... Bölge ... İdari Dava Dairesi ... tarih, E:...,K:...sayılı kararında, Danıştay'ın bozma kararına konu olan Daire kararının verildiği tarih itibarıyla istinaf incelemesinde Daireleri görevli bulunmakta iken, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ...tarih ve ... sayılı kararı ile yeni kurulan ve 02/01/2019 tarihinde faaliyete geçen İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesinin, "Karayolları Trafik ve Taşımacılık Mevzuatına İlişkin İşler" konulu davaların istinaf incelemesinde görevlendirilmiş olması karşısında, ''Karayolları Trafik ve Taşımacılık Mevzuatına İlişkin İşler" konulu işbu davanın istinaf incelemesinde ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin görevli olduğu gerekçesiyle gönderme kararı verilmiş, dosya görevli ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince incelenmiş ve bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra “Başvuruya konu Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ilk derece Mahkemesi iptal kararının hüküm kurmaya elverişli olmadığı, idari işleme ilişkin evraktan anlaşılacağı üzere işleme konu aracın egzoz sisteminden çok yüksek ses geldiği, tesis edilen işlemin haklı ve hukuka uygun olduğu, yürürlükteki mevzuata göre karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Anayasa'nın 36. maddesinde açıkça düzenlenen adil yargılanma hakkı ile Anayasa'nın 141. ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddelerinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının, idari yargı mercilerince yapılan hukukilik denetiminde yargısal etkinliğin sağlanmasında öncelikle gözetilmesi gerekmektedir. Yargı kararı gerekçesinin davanın muhatapları açısından hukuki temellendirilme vasfı ile açık, net ve davanın tarafları arasındaki uyuşmazlığı çözücü nitelikte olması önemlidir. Bu kapsamda; temyiz incelemesi sonucu Dairemizin 01/06/2023 tarih, E:2019/2716, K:2023/2988 sayılı kararı ile, dava konusu işlemin,... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararında belirtilen gerekçeden farklı bir hukuki sebeple, dava konusu işlemin iptali yönünde, verilen bozma kararına ilişkin olarak ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi tarafından bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra, dava konusu işlemin sebebini oluşturan delil ve tespitlere ilişkin gerekçeye yer verilmeden sadece... İdare Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, gerekçeli karar hakkının ihlali niteliğinde olduğundan, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Menemen Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği ekiplerince İzmir-Çanakkale Devlet Karayolu üzerinde 24/02/2016 tarihinde yapılan denetimde; araç sürücüsü Göksel Katipoğlu sevk ve idaresinde iken kontrol amaçlı durdurulan ... plaka sayılı otobüs içerisinde bulunan ve Star Rafineride çalışan 21 işçi ile yapılan görüşmede, Menemen Asarlık durağından binen işçilerin iş bitiminde ikametgahlarına döndüklerinin belirtildiği, ilgili belediyeden izin ve ruhsat almaksızın belediye sınırları dışına ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Ek 2/3. maddesi gereğince aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinin 1. fıkrasında, “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercîleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile âdil yargılanma hakkına sahiptir.”
; 141. maddesinin 3. fıkrasında, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” kuralları yer almış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanunu'nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, kararın dayandığı hukukî sebepler ile gerekçe, kararlarda bulunacak hususlar arasında sayılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrasında "Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir" hükmü, 4. fıkrasında ise,"Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir..." hükmü bulunmaktadır.
2577 sayılı Kanunun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin (e) bendinde; "Kararın dayanağı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı"nın Mahkeme kararında yer alması gerektiği belirtilmiştir.
Yine aynı Kanunun 50. maddesinin 3. fıkrasına göre, Bölge İdare Mahkemeleri Danıştayca verilen bozma kararlarına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebileceği hüküm altına alınmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması" başlıklı Ek 2. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; araçlarını motorlu araç tescil ve trafik belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerinin 14.400.000 lira para cezası ile cezalandırılacağı, ayrıca, aracın on beş gün süre ile trafikten men edileceği, ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkrada gösterilen idari para cezasının üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanacağı, ayrıca, aracın her defasında altmış gün süre ile trafikten men edileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 141. maddesinde bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı kurala bağlanmış ve bu konuda herhangi bir istisnaya yer verilmemiştir.
Türk Dil Kurumuna göre gerekçe, Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebeplerdir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Âdil Yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde, herkesin, gerek medenî hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizâlar, gerek cezaî alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının mâkûl bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiş olup, âdil yargılanma hakkının düzenlendiği bu maddede, kanun ile kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davanın görülmesi, davanın mâkûl bir süre içinde sonuçlandırılması, hakkaniyete uygun yargılama ve alenî yargılama ilkelerine açıkça yer verildiği görülmektedir. Hakkaniyete uygun yargılama ilkesi, silahların eşitliği, çekişmeli dava, gerekçeli karar hakkı unsurlarının bir arada mevcut olmasını gerektirmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde, gerekçeli karar hakkı denetiminin, gerekçenin hukukî olup olmadığı, yeterli ve mâkûl olup olmadığı, gerekçenin öğrenilip öğrenilmediği, tarafların iddialarının karşılanıp karşılanmadığı, gerekçenin mâkûl sürede yazılıp yazılmadığı ilkeleri açısından yapıldığı görülmektedir.
Anayasa Mahkemesi'nin 13/06/2013 tarih ve Başvuru No: 2013/1235 sayılı kararında;
' 23.Anılan kurallar uyarınca, ilke olarak mahkeme kararlarının gerekçeli olması, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Derece mahkemeleri, dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardığı sonucu, sonuca varılmasında kullandığı takdir yetkisinin sebeplerini makul bir şekilde gerekçelendirmek zorundadır. Bu gerekçelerin oluşturulmasında açıkça bir keyfilik görüntüsünün olmaması ve makul bir biçimde gerekçe gösterilmesi hâlinde adil yargılanma hakkının ihlalinden söz edilemez.
24.Makul gerekçe; davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyucak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için ortaya usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
25.Bununla birlikte derece mahkemelerinin, taraflarca ileri sürülen tüm iddialara cevap verme zorunluluğu bulunmayıp, hükme esas teşkil eden gerekçelerin nelerden ibaret olduğunu ortaya koyması yeterlidir. Diğer taraftan kanun yolu mercilerince; onama, itiraz veya başvurunun reddi kararları verilmesi hâlinde alt derece mahkemelerinin kararlarında gösterdikleri gerekçeler kabul edilmiş olacağından, anılan kararlarda ayrıca gerekçe gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları da bu yönde' olduğu belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca bölge idare mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak istinaf isteminin reddine karar verebileceği gibi mahkemenin hukuka uygun bulmadığı gerekçesini değiştirerek hüküm verebileceği de tabidir.
Dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla, sürücü tarafından yapılan izinsiz faaliyetin araç sahibi olan davacının bilgisi dahilinde olduğu kanaatine varıldığı belirtilerek D2 yetki belgesi olsa bile S plakası, servis ruhsatı ve güzergah izin belgesi bulunmayan aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin dayandığı yasa hükmünün Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmesi nedeniyle dava konusu işlemin yasal dayanaktan yoksun kaldığından bahisle verilen iptal kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, bu kararın temyiz incelemesi sonucunda ise Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulduğu anlaşılmaktadır.
Dairemizin bozma kararı, Bölge İdare Mahkemesi kararı hakkında verilmiş olup, anılan kararın 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinde de sayılan hususlar yönünden değerlendirilmesinden ibarettir. Kanunun 50. maddesi uyarınca Bölge İdare Mahkemesinin Danıştay tarafından verilen bozma kararlarına uyabileceği gibi kararlarında ısrar da edebileceği açıktır.
Görülmekte olan davada; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince Danıştay'ın bozma kararına uyulduğunu belirttikten sonra bu kararında herhangi bir gerekçe yazmadan ... İdare Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 01/06/2023 tarih, E:2019/2716, K:2023/2988 sayılı bozma kararı incelendiğinde, kararın gerekçesinin, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararında belirtilen gerekçeden farklı olduğu açıktır. Bu haliyle; ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararında bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra, ayrıca bir gerekçe belirtilmeden istinaf isteminin reddine karar verilmesi, ilk derece mahkemesi kararında belirtilen gerekçenin kabul edilerek, Dairemizin bozma kararındaki gerekçeye katılmadığı anlamına gelmektedir. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince kastedilen bu ise yapılması gereken, 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca ısrar kararı vermektir. Dairemizin bozma kararındaki gerekçeye katılınmış olması durumunda ise ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini değiştirmek suretiyle istinaf istemini reddetmek gerekir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu gerekçesiz Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 23/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.