I. GİRİŞ
Türk Sorumluluk Hukuku'nda bedensel bütünlüğün ihlali (cismani zarar), haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık hallerinde en sık karşılaşılan ve hesaplanması en teknik detayları barındıran zarar türüdür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54. maddesi, bedensel zararları; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak tasnif etmiştir.
Bu tasnif içerisinde, uygulayıcılar (hakimler, avukatlar ve bilirkişiler) açısından en büyük karmaşayı yaratan husus, "Geçici İş Göremezlik" ile "Sürekli İş Göremezlik" kavramlarının zamansal ve niteliksel sınırlarının belirlenmesidir. Bu iki kavramın doğru ayrıştırılamaması; mükerrer ödemelere (sebepsiz zenginleşmeye), eksik tazminat hesaplarına veya rücu işlemlerinde hatalara yol açmaktadır.
İşbu makale, söz konusu kavramları doktrinsel temelleriyle ele alacak, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ışığında hesaplama yöntemlerini irdeleyecek ve uygulamada sıkça yapılan hatalara çözüm önerileri getirecektir.
II. KAVRAMSAL ANALİZ VE HUKUKİ NİTELİK
A. Geçici İş Göremezlik (Muvakkat İş Göremezlik)
1. Tanım ve Kapsam:
Geçici iş göremezlik, bedensel zarara uğrayan kişinin, olay tarihinden itibaren tıbbi tedavisinin devam ettiği ve henüz iyileşmenin (şifanın) tam olarak gerçekleşmediği dönemi ifade eder. Bu dönemde kişi, bedensel zararı nedeniyle mesleki faaliyetini icra edememekte ve bu sebeple bir gelir kaybına uğramaktadır. Sosyal güvenlik hukuku terminolojisinde bu dönem, sigortalının "istirahatli" olduğu süredir.
2. Hukuki Niteliği: "Yoksun Kalınan Kar" (Lucrum Cessans):
Geçici iş göremezlik tazminatı, niteliği itibarıyla saf bir "kazanç kaybı" tazminatıdır. Zarar görenin malvarlığının aktifinde meydana gelmesi muhtemel bir artışın, haksız fiil nedeniyle gerçekleşmemesi durumudur. Burada tazmin edilen şey, "çalışma gücü" değil, "çalışamama nedeniyle kaybedilen gelir"dir.
3. Yargıtay Uygulaması:
Yargıtay, geçici iş göremezlik süresinin tespitinde "tıbbi iyileşme" (iyileşme süresi) kavramını esas alır. Bu süre, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dallarınca belirlenir.
"Geçici iş göremezlik devresinde sigortalının çalışamadığı dönemde yoksun kaldığı gelirin karşılanması... söz konusudur. Bu zarar sigortalının raporlu olduğu dönemde %100 iş gücü kaybına uğradığı kabul edilerek, bu dönemde işverenden alması gereken ücret tutarı belirlenip..." (Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2015/5928 E. , 2015/20734 K.
B. Sürekli İş Göremezlik (Daimi Maluliyet)
1. Tanım ve Kapsam:
Sürekli iş göremezlik, tıbbi tedavinin tamamlanmasına ve iyileşme sürecinin sona ermesine rağmen, kişinin beden gücünde (anatomik bütünlüğünde) veya ruhsal yapısında meydana gelen ve meslekte kazanma gücünü kalıcı olarak azaltan veya yok eden durumdur. Bu dönem, geçici iş göremezlik süresinin bittiği andan itibaren başlar ve kişinin yaşamı boyunca (bakiye ömür) devam eder.
2. Hukuki Niteliği: "Güç Kaybı Teorisi" ve "Efor Tazminatı":
Sürekli iş göremezlik tazminatının hukuki niteliği konusunda doktrinde iki ana görüş bulunmaktadır: "Fark Teorisi" ve "Güç Kaybı Teorisi". Türk Yargıtay uygulaması, istikrarlı bir şekilde Güç Kaybı Teorisini benimsemiştir.
Bu teoriye göre; bedensel bütünlüğü ihlal edilen kişi, aynı işi yapmaya devam etse ve gelirinde bir azalma olmasa dahi (hatta geliri artsa bile), tazminata hak kazanır. Zira sakat kalan kişi, aynı işi yapmak için sağlıklı emsallerine göre daha fazla "efor" (güç/çaba) sarf etmek zorundadır. Bu fazladan sarf edilen efor, ekonomik bir değer taşır ve tazmin edilmelidir. Bu tazminata uygulamada "Efor Tazminatı" denilmektedir.
"Sürekli kısmi iş göremezlik hâline giren kişi çalışmasını sürdürebilir ise de, yaşıtlarına ve aynı durumda olanlara göre (sakatlığı oranında daha fazla güç ve çaba harcayacağından), kazançlarında bir azalma olmasa bile (sakatlığı oranında) tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir." T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
III. GEÇİCİ VE SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK ARASINDAKİ SINIR VE GEÇİŞ SORUNLARI
Tazminat hesabının en kritik aşaması, bu iki dönemin sınırının doğru çizilmesidir. Bir kişi aynı zaman diliminde hem "iyileşme sürecinde" hem de "kalıcı sakatlık sürecinde" olamaz. Bu durum, mantık kurallarına ve hukukun genel ilkelerine aykırıdır.
A. İyileşme Tarihi (Şifa Tarihi) Kriteri
Geçici iş göremezliğin sonu, sürekli iş göremezliğin başlangıcıdır. Bu tarih, tıbbi belgelerle (istirahat raporları, epikrizler) tespit edilir. Eğer tıbbi belgelerde kesin bir tarih yoksa, Adli Tıp Kurumu'ndan "mutad iyileşme süresi" sorulmalıdır. Örneğin, bir kırık vakasında alçının çıkarıldığı tarih değil, kemik kaynamasının tamamlandığı ve fizik tedavinin bittiği tarih esas alınmalıdır.
B. Dönemsel Çakışma Yasağı ve Mükerrer Ödeme Riski
Uygulamada en sık yapılan hata, geçici iş göremezlik süresi için hem geçici iş göremezlik tazminatı hem de sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmasıdır.
Örnek Olay: İş kazası geçiren bir işçi 6 ay raporlu kalmış (geçici iş göremezlik) ve sonrasında %20 maluliyet (sürekli iş göremezlik) tespit edilmiştir.
• Hatalı Uygulama: Sürekli iş göremezlik tazminatını kaza tarihinden itibaren başlatmak. Bu durumda ilk 6 ay için hem tam maaş kaybı hem de %20 maluliyet tazminatı hesaplanmış olur ki bu mükerrer ödemedir.
• Doğru Uygulama: İlk 6 ay için sadece geçici iş göremezlik (tam maaş kaybı) hesaplanmalı; sürekli iş göremezlik tazminatı ise 6. ayın bitiminden itibaren başlatılmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi bu prensibi şu şekilde formüle etmiştir:
"Kalıcı (sürekli) iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik süresinin sonundan itibaren hesaplanarak tespit edilir." T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
IV. TAZMİNAT HESABINA ETKİ EDEN PARAMETRELER VE HESAPLAMA TEKNİKLERİ
A. Kazanç Unsuru: Gerçek Ücretin Tespiti
Her iki tazminat türünde de temel parametre "gerçek kazanç"tır. Tazminat hukuku, "asgari ücret" üzerinden değil, kişinin "gerçek zararı" üzerinden şekillenir.
1. İspat Yükü: Davacı, gerçek ücretini ispatla yükümlüdür (HMK m. 190). Ancak Yargıtay, işçinin kıdemi, yaptığı işin niteliği ve mesleki tecrübesi dikkate alındığında asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu durumlarda, ilgili meslek odalarından (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, TÜİK, Meslek Odaları) emsal ücret araştırması yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
2. Dönemsel Farklılık:
* Geçici İş Göremezlikte: Olay tarihindeki net kazanç esas alınır. * Sürekli İş Göremezlikte: İyileşme tarihinden sonraki dönemler için, bilinen dönemlerde gerçekleşen ücretler, bilinmeyen (gelecek) dönemlerde ise Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereği bilinen son ücretin her yıl %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progressif rant) yöntemiyle hesaplama yapılır.
B. Maluliyet Oranı ve Yaş Faktörü
• Geçici İş Göremezlikte: Maluliyet oranı (sakatlık oranı) dikkate alınmaz. Kişi raporlu olduğu sürece %100 iş göremez kabul edilir. Çünkü bu dönemde çalışması yasaktır ve gelirden tamamen mahrum kalır.
• Sürekli İş Göremezlikte: Adli Tıp Kurumu veya SGK Sağlık Kurulu tarafından belirlenen "Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı" (Maluliyet Oranı) hesabın temel çarpanıdır.
• Bakiye Ömür: Sürekli iş göremezlik tazminatı, kişinin kalan ömrü boyunca hesaplanır. Yargıtay, uzun yıllar PMF-1931 tablosunu kullanmışsa da, son dönemde (2020 sonrası) TRH-2010 (Türkiye Hayat Tablosu) yaşam tablosunun kullanılmasını zorunlu hale getirmiştir.
C. Sosyal Güvenlik Ödemelerinin Mahsubu (Rücu ve Tenzil)
TBK m. 55 ve 5510 sayılı Kanun m. 21 gereği, "Zenginleşme Yasağı" ilkesi uyarınca, SGK tarafından yapılan ve rücu edilebilir nitelikteki ödemeler tazminattan düşülür.
1. Geçici İş Göremezlik Ödeneği: SGK tarafından ödenen bu tutar, hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından düşülür.
Önemli Not:* Eğer işveren, işçiye raporlu olduğu dönemde ücretini tam olarak ödemişse ve SGK ödeneği işverene mahsup edilmişse (veya işçi aldığı ödeneği işverene iade etmişse), işçinin geçici iş göremezlik zararı doğmamış sayılır. Bu durumda tazminat talebi reddedilir.
1. Sürekli İş Göremezlik Geliri (PSD): SGK tarafından bağlanan gelirin "İlk Peşin Sermaye Değeri" (PSD), kusur oranına isabet eden kısmı kadar sürekli iş göremezlik tazminatından düşülür.
Rücu Edilebilirlik Şartı:* Mahsup edilecek PSD'nin, işverenin veya üçüncü kişinin kusuru oranında rücu edilebilir olması gerekir. Rücu edilemeyen kısımlar (örneğin kaçınılmazlık ilkesi gereği SGK'nın üstlendiği kısımlar) tazminattan düşülemez (TBK m. 55).
V. UYGULAMADA SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
A. "Gelişen Durum" (Maluliyetin Artması)
Kaza sonucu oluşan arıza zamanla artabilir veya yeni komplikasyonlar doğurabilir. Bu durumda "gelişen durum" söz konusudur.
• Hukuki Sonuç: Gelişen durumun varlığı halinde, zamanaşımı süreleri yeniden işlemeye başlar. Daha önce kesinleşmiş bir hüküm olsa bile, artan maluliyet oranı için "Ek Dava" açılabilir.
• Tespit: Gelişen durumun varlığı tıbbi raporlarla ispatlanmalıdır. Yargıtay, gelişen durumun sona erdiği tarihten itibaren zamanaşımının başlayacağını kabul eder.
B. 60 Yaş Sonrası (Pasif Dönem) Hesabı
Sürekli iş göremezlik tazminatında, kişinin emekliye ayrılacağı varsayılan 60 yaşından sonraki dönem (pasif dönem) için de tazminat hesaplanıp hesaplanmayacağı tartışmalıdır.
• Yargıtay Görüşü: Yargıtay, kişinin emekli olsa dahi günlük yaşamını idame ettirirken (giyinme, yemek yeme, gezme vb.) sakatlığı nedeniyle daha fazla efor sarf edeceğini kabul eder. Bu nedenle pasif dönem için de asgari ücret (AGİ hariç) üzerinden efor tazminatı hesaplanmalıdır.
C. Yabancı Para Üzerinden Ücret Alanlar
Zarar görenin ücreti döviz cinsinden ise, tazminat hesabı nasıl yapılacaktır?
• Uygulama: Yargıtay, yabancı para üzerinden ücret alanlar için tazminatın da yabancı para üzerinden hesaplanabileceğini veya fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığının talep edilebileceğini kabul etmektedir. Ancak hesaplama yapılırken, yabancı paranın faiz oranları ve enflasyon karşısındaki durumu dikkate alınarak iskonto oranları farklılaştırılmalıdır.
VI. SONUÇ
Bedensel zararların tazmininde "Geçici İş Göremezlik" ve "Sürekli İş Göremezlik" ayrımı, adil bir yargılama ve doğru bir tazminat hesabı için hayati öneme sahiptir. Bu iki kavram, birbirini takip eden ancak hukuki nitelikleri, hesaplama parametreleri ve amaçları tamamen farklı olan iki ayrı zarar kalemidir.
Uygulayıcılar (Avukatlar, Hakimler, Bilirkişiler) şu kontrol listesini takip etmelidir:
1. İyileşme Tarihi: Tıbbi belgelerle kesin olarak saptanmalı ve iki dönemin sınırı olarak kabul edilmelidir.
2. Dönemsel Ayrım: Geçici dönem için tam kazanç kaybı, sürekli dönem için maluliyet oranına göre güç kaybı hesaplanmalıdır.
3. Gerçek Ücret: Emsal ücret araştırması ile gerçek zarar bulunmalıdır.
4. Mahsup: SGK ödemeleri (Ödenek ve PSD), rücu edilebilirlik sınırları içinde ve ilgili oldukları tazminat kaleminden düşülmelidir.
5. Yaşam Tablosu: Güncel TRH-2010 tablosu kullanılmalıdır.
Bu ilkeler ışığında yapılacak bir hesaplama, hem TBK'nın "tam tazmin" ilkesine hem de Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına uygun olacak, böylece yargılama sürecinin uzaması ve hak kayıpları engellenecektir.