📌 5237 sayılı TCK’da yaş küçüklüğü 31.maddede düzenlenmiştir.
Buna göre;
fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz. Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz.
Kısaca;
cezai sorumluluk 12 yaşını doldurmakla başlar, kademeli olarak 12-15 ve 15-18 yaş grubundaki çocuklara 18 yaşından büyükler için belirlenen cezalar indirimli uygulanır.
📌 18 yaş altındaki çocuklara yönelik cezai yaptırımlar bakımından Kara Avrupası sistemi ile Anglo-Sakson sistemi arasında temel fark, cezanın amacı ve çocuğun cezai sorumluluğuna bakış açısındandır.
📌 Avrupa’nın büyük bölümünde çocuk ceza hukukunun ana amacı cezalandırmaktan çok yeniden sosyalleştirme olarak kabul edilir. Almanya, Fransa ve Hollanda bunun tipik örnekleridir.
📌 Avrupa’da en yaygın alt sınır 14 yaştır. Almanya’da 14, Fransa’da 13, Hollanda’da 12,Avusturya’da 14,Danimarka’da 15, Finlandiya’da 15, Çek Cumhuriyeti’nde 15’dir.
📌 Anglo-Sakson sisteminde cezai sorumluluk daha küçük yaşta başlar.
Örneğin; İngiltere ve Galler’de 10, İskoçya’da 12, Kanada’da 12, Avustralya’da genelde 10 yaştır.
İngiltere ve Galler’deki 10 yaş sınırı Avrupa’nın en düşük sınırlarından biridir. Bu durum son yıllarda yoğun şekilde tartışılmaktadır.
📌 Kara Avrupası ülkelerinde,
özellikle Almanya, Hollanda ve İskandinav ülkelerinde üç basamaklı model görülür:
Uyarı-eğitim tedbirleri-son çare olarak hapis. Tedbirlere örnek olarak; psikolojik destek, sosyal hizmet çalışması, mesleki eğitim programları, mağdurla uzlaştırma, gözetim altında eğitim ve denetimli serbestlik sayılabilir.
📌 Anglo-Sakson sisteminde;
özellikle ABD ve İngiltere’de; çocuk kapalı kurumu, denetimli serbestlik, elektronik izleme, toplum hizmeti, bazı ağır suçlarda yetişkin mahkemesine sevk uygulamaları yaygındır.
Özellikle ABD’de bazı eyaletlerde; cinayet, cinsel saldırı, silahlı suçlarda 16-17 yaşındaki çocuklar yetişkin mahkemesinde yargılanabilir.
📌 Kara Avrupasında birçok ülkede; müebbet hapis çocuklara uygulanmaz veya ciddi şekilde sınırlandırılır. Çocuklar için ceza üst sınırları düşüktür. Eğitim kurumları ön plandadır. Örneğin, Almanya’da çocuklara ilişkin azami cezalar yetişkinlerden belirgin biçimde daha düşüktür. Özellikle ABD’de tarihsel olarak müebbet hapis ve şartlı tahliyesiz müebbet cezası uygulanmış ise de son yıllarda çocuklara yönelik ağır cezalar önemli ölçüde sınırlandırılmıştır.
📌 Türkiye genel olarak Kara Avrupası modeline yakındır.
Türk Ceza Kanunu’nda;
-12 yaş altı çocukların ceza sorumluluğu yoktur.
-12-15 yaş arasında algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği araştırılır.
-15-18 yaş arasında sorumluluk vardır, ancak indirilmiş ceza uygulanır.
-Çocuk mahkemeleri ve çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunur.
-Güvenlik tedbirleri ve eğitim yaklaşımı esas alınır.
Bu yapı özellikle Alman ve Fransız çocuk ceza hukuku geleneğine daha yakındır.
📌 Çocuklara yönelik cezai yaptırımların tartışıldığı bu günlerde kanaatimce;
1- “Suça sürüklenen çocuk” tanımlaması terkedilmeli, yerine “çocuk şüpheli” sıfatı kullanılmalıdır.
2- Çocukların işledikleri
suç tiplerine göre çocuk asliye ceza ve çocuk ağır ceza mahkemelerinde yargılanmalarına devam edilmeli, çocuklar yetişkinlerle iştirak halinde suç işlediklerinde pratikte çoğu zaman çocuk mahkemeleri yetişkin yargılamasındaki dosya ile birleştirme kararı verdiği için çocuk mahkemelerinin birleştirme kararı vermesi yolu kapatılmalı, çocuklar mutlak suretle çocuk mahkemelerindeki usullerle yargılanmalıdır.
3- Uzun süredir yerleşik olarak uygulanan ve deneyimlenen cezai sorumluluğun 12 yaşını doldurmakla başlaması, kademeli olarak 12-15 ve 15-18 yaş grubundaki çocuklara 18 yaşından büyükler için belirlenen cezaların indirimli olarak uygulanmasına devam edilmelidir.
4- Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi çocuk yargılamalarında temel amaç eğitim, rehabilitasyon, topluma kazandırma olmalı, öncelikle denetimli serbestlik, son çare olarak hapis cezasına başvurulmalıdır.
5- Mutlak suretle çocuklar genel adliyelerde yaşı büyüklerle değil, çocuklara özgü koşullarda, fiziken ayrı “çocuk adliyelerinde” soruşturulmalı ve kovuşturulmalı, kolluk görevlileri, savcı ve hakimler ile personel çocuk soruşturma ve kovuşturmalarında uzmanlaşmalı, sürekli çocuk adliyelerinde görev yapmaları sağlanmalı, burada görev yapacak hakim, savcı, kolluk ve personeli teşvik edici önlemler alınmalıdır.
6- Çocuklara uygulanan tedbir ve hapis cezaları çocuklara özgü koşullarda, ülke çapında yeterli sayıda “çocuk ıslah evlerinde” yerine getirilmelidir.
7- TCK’nın 31. maddesindeki çocuklara kademeli ve indirimli ceza uygulaması yeterli olmakla birlikte özellikle son dönemlerde silahlı suç örgütlerinin eylemlerinde çocukları kullanmaları karşısında çocukları suç işlemeye azmettiren silahlı suç örgütü kurucu ve yöneticilerine verilecek cezalar artırılmalı, TCK’nın 31. maddesine yapılacak bir ekleme ile kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, silahlı tehdit ve 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet gibi “katalog suçlar” belirlenerek nitelikli bazı suçlarda çocuklara verilen cezalar yaşlarına göre kademeli olarak artırılmalı, yetişkinlere verilen cezalara yaklaştırılmalı, ancak müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet cezası verilmemelidir.
Önder YAMAN
Bakırköy Cumhuriyet Savcısı