T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
2024/10431 E., 2025/16028 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/781 Değişik İş – 2024/781 Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : İHK-2024/44331
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2024/206014
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.01.2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motorlu bisiklet ile davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 14.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 500.000,00 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.364,90 TL'ye, geçici bakıcı gideri talebini 2.502,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağında bu durumun tespit edildiğini, geçici iş göremezlik süresince maaş alıp almadığının araştırılması gerektiğini, raporda belirtilen geçici bakıcı sürelerine itibar edilmemesi gerektiğini, somut olay iş kazası olduğundan rücuya tabi bir gelir bağlanıp bağlanmadığının, geçici iş göremezlik tazminatı ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza dosyasının celbi gerektiğini, faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığını, avans faizi talebinin de yerinde olmadığını, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sunulan maluliyet raporu mevzuata aykırı olduğundan sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirildiğinin söylemeyeceğini belirterek talebin usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; itirazın kabulüne, başvurunun kısmen kabulüne, 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.502,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 502.502,00 TL tazminatın 08.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 8.364,90 TL geçici iş göremezlik tazminatının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağında tüm kusurun davacı tarafa verildiğini, başvuranın dosyaya sunduğu mütalaanın kabulünün mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağının aksinin ispat edilemediğini, sigortalı araç sürücüsünün park halindeki araçların arasından bir motosikletin yola çıkacağını öngörmesinin beklenemeyeceğini, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğunu, bu çelişkinin giderilmeden karar verilemeyeceğini, kazanın iş kazası olduğunu bu nedenle maluliyet geliri bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, koruyucu ekipman kullanılmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının sürücü belgesi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, asgari geçim indirimi olmadan pasif dönemin hesaplanması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı motorlu bisiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosyanın incelenmesinde; resmi görevliler tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığı belirlenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından dosyaya kazandırılan kusur bilirkişi raporunda ise sigortalı araç sürücüsünün park alanında sağlı sollu park eden araçların arasından ilerlerken her an bu araçların yola çıkabileceğini düşünerek hızını yol durumuna göre ayarlaması gerekirken çarpma sonrası araçta oluşan hasar ve davacıdaki yaralanmalara bakıldığında aracının hızının yüksek olduğunun anlaşılması karşısında tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince kaza tespit tutanağı ile çelişen bu rapora itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili rapora neden itibar edildiği, diğer tespitin neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki tespit arasındaki çelişkiyi gideren bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut rapor ile kaza tespit tutanağında yer alan tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek İTÜ ya da Karayolları Fen Heyetinden oluşturulacak üç kişilik heyetten varsa ceza dosyası da getirtilmek suretiyle yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3. Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 1.fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davaya konu kazanın, davacı motosikletli kuryenin işini yaparken trafik kazası geçirdiği anlaşılmaktadır. Davacının maluliyet oranı dikkate alınarak belirtilen hususta yeniden araştırma yapılması gereklidir.
Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, SGK Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kazadaki kalıcı maluliyeti nedeniyle davacıya sürekli iş göremezliğine ilişkin herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığı; ödeme yapılmış veya gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istemli dava açılıp açılmadığı; bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının sorulması; yapılan ödeme veya bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükmü değerlendirilerek tazminatın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Next




